Ana Sayfa Güncel Seçmen sandığa umutsuz gidiyor

Seçmen sandığa umutsuz gidiyor

155
PAYLAŞ
EGE UNIVERSITESI IKTISADI VE IDARI BILIMLER FAKULTESI ULUSLARARASI ILISKILER BOLUMU OGRETIM UYESI OLAN SIYASI DAVRANISLAR KONUSUNDA UZMANLIGI BULUNAN PROF. DR. TANJU TOSUN (FOTOGRAFTA), ERKEN SECIMDE SECMENIN POLITIK YABANCILASMA YASAYABILECEGINI SOYLEDI.FOTO: DHA ARSIV IZMIR

EGE Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun, “İnsanların kullandıkları oyun karşında bir sonuç elde edemeyeceklerine ilişkin inanç oluşursa sisteme, kurumlarına, araçlarına ilişkin bir siyasal kayıtsızlık oluşabilir. Bu kayıtsızlık da politik yabancılaşma ve siyasal güvensizliğe neden olabilir” dedi. 

Elif DEMİRCİ/İZMİR, Seçim sonuçlarından çıkan tablo ile koalisyon kurulmayınca Türkiye yine sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Siyaset bilimciler, seçmende politik yabancılaşma ve siyasal güvensizlik yaşanabileceğini dikkat çekiyor. Koalisyon kurulamaması, dolara rekor kırdırıp, borsayı çökertirken, iş dünyası süreci yönetmekte zorlanıyor.
Siyasi davranışlar konusunda uzmanlığı bulunan Prof. Dr. Tanju Tosun, siyasetin psikolojisini değerlendirirken politik yabancılaşmaya, siyasal güven duygusunun zayıflamasına dikkat çekti. Prof. Dr. Tosun, bu sonucun Türkiye’nin başkanlık sistemine doğru evrilmesine aracılık ettiğini öne sürerek, şunları söyledi:
“İnsanların kullandıkları oyun karşında bir sonuç elde edemeyeceklerine ilişkin inanç oluşursa sisteme, kurumlarına, araçlarına ilişkin bir siyasal kayıtsızlık oluşabilir. Bu kayıtsızlık da kendini sisteme karşı yabancı hissetmesine, sistemin değerleriyle sistemin kurumlarıyla ve araçlarıyla arasındaki mesafenin açılmasına neden olabilir. O zaman insanlar ya geri çekilecekler yani oy kullanmayacaklar ya da siyasal güven duyguları zayıflayacak. Kendi yapmış olduğu tercihin sistemde dikkate alınmadığını fark eden bireyler, genel anlamda sistemi en azından zihinlerinde sorgulamaya başlayacaklar. ‘Seçim var sandıkta oy kullanıyoruz istediğimiz sonuç (hükümet kurulamaması) çıkmıyor’ diyecekler. Bu da siyasal meşruiyetin zayıflamasına yol açar. Bireylerin kurumların meşruiyetine ilişkin düşünceleri kanaatleri zayıflar. En genel anlamda düşünüldüğünde meşruiyet duygusunun zayıflamasıyla demokrasinin siyasal rejim olarak yönetebilirliliğine ilişkin sorgulamalar başlar. Bunu sistemin mevcut kurumları çözemiyor ise o zaman biz de ‘büyük kurtarıcılar’a devredelim. Bu demokratik oyun içinde ‘büyük kurtarıcılar’dan kasttettiğim ‘tek adamlar’. Bu konjonktür aslında isteyerek ya da istemeyerek Türkiye’nin başkanlık sistemine doğru evrilmesine bir anlamda aracılık ediyor. O zaman kurum olarak ‘parlamento çözüm üretemiyorsa ‘tek adam’ın marifetiyle bu süreç yönetilsin ve demokrasi yönetilebilir olsun’ deniyor. Parlamentonun yerine ikame edilebilecek güçlü, sorunsuz bir yönetime devretme alterntaif olarak seçmen tarafından düşünülebilir.”
Seçim sonuçlarından hükümet çıkmaması ekonomiyi vurdu. ‘Seçim’ sözüyle bile hareketlen mesi beklenen reklam ajansları da umutsuz. İzmir’de Anahtar Tanıtım’ın ortaklarından Hakkı Kesirli, bu seçimin çok geniş bütçeli kampanyalarla yapılacağını düşünmediğini belirterek, piyasadaki durgunluğa şu sözlerle dikkat çekti:
“Ekonomideki durgunluk bizim sektörümüzü derinden etkiliyor. Ekonominin bütün aktörleri önlerini görmek için bir bekleme sürecine girdiler. İnşaat satışları durdu, mevcut projeleri küçük reklam kampanyaları yapıyorlar ama bazı yeni proje lansmanlarını durduran firmalar var. İnsanlar önlerini görmek istiyor. Türkiye’de ‘ne olacak’ sorusunun karşılığı yok. Seçimlerin bir değişiklik getireceğini düşünmüyorum. Koalisyon olabilseydi Türkiye’nin dengeleri yerine oturacaktı. Ekonomiye güven gelecekti.”
‘İŞ DÜNYASININ YÖNETMESİ KOLAY DEĞİL’
Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) Başkanı Mustafa Güçlü, iş dünyasının dolardaki yükselişi borsadaki çöküşü yönetmesinin kolay olmadığını vurgulayarak, “Bu seçim sonuçlarının gösterdiği tabloya göre bir sonuç çıkmalıydı ama olmadı. Ülkenin ihtiyacı hükümet kurulmasıydı. Bunun bedelini ödüyoruz. Dolar ve Euro çıktı. Bu ani çıkış ve inişleri, iş dünyasının da yönetmesi kolay değil. Siyasi istikrar en kritik nokta. Bunun kuşkulu hale gelmesi ciddi bir sıkıntı. Tablo değişmezse ne olacak? Seçim ihtiyacı hep gündeme gelecek mi? Bu sorular altında insanların plan ve yatırım yapması, işlerini geliştirmesi çok kolay değil. Mali disiplin avantajımız vardı. Onu da kaybedebiliriz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam