Ana Sayfa Güncel Seçime mi gidiyoruz Malazgirt savaşına mı?

Seçime mi gidiyoruz Malazgirt savaşına mı?

39
PAYLAŞ

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ’nin Seçim Beyannamesi ve Yeni Türkiye Sözleşmesi’ni açıkladığı toplantının bir bölümünü televizyonda takip ettim. İzlenimlerim şöyle:
-Davutoğlu’nun “Yeni bir yola çıkıyoruz. Beyaz kefenimi giymiş, Alparslan gibi çıkıyorum” sözlerini hayretle karşıladım. Genel seçime mi gidiyoruz, yeni bir Malazgirt Meydan Savaşına mı? Geçmişte Recep da beyaz kefenden sık sık bahsederdi. Ak Partili liderler neden yola takım elbiseyle, spor giysilerle ya da eşofmanla çıkmazlar da ille de beyaz kefen giymek isterler? Sempatik bir ifade değil bu, seçmene hayatı, hayatın güzelliklerini hatırlatmak gerekir, ölümü değil. (Hem “beyaz kefen” vurgusu da yanlış. Yeşil, mavi, eflatun, kavun içi, turkuaz renklerinde kefen var mıdır?)
-“Biz halkın diliyle konuşuruz” diyen Davutoğlu’na beyannamenin dilini adeta bir doktora tezi gibi son derece entelektüel bulduğumu söylemek isterim. “Varoluşumuzun ontolojik zemini”, “Çağdaş bürokrasinin rasyonel ve profesyonel kuralları” ifadeleri halkın dilinde var mıdır?
-Davutoğlu’nun “Hedefimiz Gazi Atatürk’ün muasır medeniyetler hedefine ulaşmak olacaktır” demesini beğendim. Seçim meydanlarında Atatürk’ten sevgi ve saygıyla söz etmesi emin olsun ki Ak Parti’ye şüpheli bakışları değiştirebilir, oylarında beklenmeyen artışlar yaratabilir.
Ak Parti Beyannamesi’nde, “Yeni anayasada herhangi bir etnik ya da dini kimliğe referans olmayacağı”nın belirtilmesi sanırım önümüzdeki günlerde çok tartışılacak, “Anayasa’dan Türklük kavramı çıkarılıyor mu” sorusu Davutoğlu’na sık sık sorulacak.
-Davutoğlu’nun “Kılıçdaroğlu’nun hakkını yemeyelim. İlk defa bir seçim başarısına imza attı, İzmir’de ön seçimi kazandı” sözleri ise koca konuşmanın beni gülümseten tek yeri oldu. Osman Bölükbaşı’yı, Süleyman Demirel’i, Turgut Özal’ı saygıyla hatırladım; siyasette espriyi ne çok özlemişim meğer…
-Beyannamede, Yeni Türkiye Sözleşmesi’nde ve Davutoğlu’nun konuşmasında soyut kavramlar ağırlıktaydı, elle tutulacak vaatler son derece azdı. Sokakta çöp toplayanlara yılda iki defa iş elbisesi ve ayakkabı verilmesi, yoksullara internet hizmeti getirilmesi, işçiyi fazla çalıştıran patrona ceza kesilmesi, rant vergisi konulması, mal bildiriminde şeffaf sisteme geçilmesi gibi vaatler iyiydi ama toplumun tümünü kucaklamaya yetecek gibi değildi, CHP’nin “emekliye yılda iki maaş ikramiye” vaadinin bir hayli gerisinde kaldı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam