Ana Sayfa Yazarlar Seçim ve Vaatler…

Seçim ve Vaatler…

22
PAYLAŞ

Seçim bildirgelerinin en çok tartışılan konusu, yoksul ve düşük gelirli kesimlere yönelik kimi düzenlemeler oldu. Bu konudaki tartışmalara, bodoslamadan dalan iktidar, zaman içinde yalpalamaya başladı. Önce, önerilen sosyal yardımların kendilerince verilmekte olduğunu ileri sürerek, muhalefet tarafından dillendirilen vaatleri önemsemez göründüler. Sosyal yardımların “sosyal hakka” dönüştürülerek artırılacağı, asgari ücretin 1.500 liraya yükseltileceği, emeklilere dinsel bayramlarda ek maaş verilmesi, tarım kesiminde motorinin vergi yükünün azaltılacağı benzeri vaatlerin toplum tarafından olumlanması, hükümeti taktik değişikliğine zorladı.
Topa ilk giren Şimşek “kaynak nereden” sorusunu ortaya attı. Bu sorunun, Başbakan Yardımcısı Arınç tarafından “israftan sakınmak, lüksten kaçınmak” biçiminde yanıtlanması ve görkemli sarayların, köşklerin, yalıların, özel uçak ve araç filoların pıtrak gibi her yandan fışkırır olması, Şimşek’i açığa düşürdü. Asgari ücretin yükseltilmesinin, ücretlileri yoksullaştıracağı gibi, akla ziyan bir karşı çıkış sergiledi.
Muhalefetin bu alandaki vaatlerinin etkisinin giderek toplumsal destek bulması ve umut yaratması karşısında iktidar partisi, bu kez “ağır ol molla desinler” özdeyişinin primini yapan ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısını sahaya sürdü. Babacan ise, korkutma silahını ateşleyerek, geniş yığınlara birazcık soluklanma olanağı sağlayabilecek vaatleri “Yunanistan’ın durumuna düşeriz, ha” diyerek “öcüleştirmeye” çalıştı. Muhalefetin seçim atağının önüne geçmek için Babacan’ın verdiği örnek ise, muhalefetin değil, iktidar partisinin ayağına ateş etmesi gibi bir sonuç yarattı.
IMF verilerine göre, 2011 yılında birey başına gelir sıralamasında Yunanistan,180 ülke içinde 27.875 dolar ile 29 uncu sırada yer bulurken, Türkiye, 10.576 dolar ile Yunanistan’dan 33 basamak geride,62 nci sırada bulunmakta. Bu durumda siz de, “biraz da biz Yunanlılar kadar kötü duruma düşelim” demez misiniz?
Babacan da yetmeyince, sahaya bu kez Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız sürüldü. O ise yoksula, az gelirli toplam kesimlerine, belirli sınırlar içinde yaşamsal gereksinimlerden olan içme, aydınlanma ve ısıtma mallarının bedelsiz olarak sunulması ile çiftçiye motorinin 1,5 liradan verilme vaadine karşı çıktı. Anlaşılıyor ki, muhalefetin bu atağının etkisini sönümlemek için iktidar partisi, elindeki tüm kozlarını sahaya sürecek. Gelecek hafta partilerin eğitim alanındaki vaatlerini değerlendireceğim.
Geçen haftayı bitirirken, yıkım ve ölüm haberi ’den geldi. 7.9 büyüklüğündeki deprem binlerce kişinin ölümüne neden olurken, yanısıra antik kentlerin yıkılmasına, yüzbinlerce insanın ise barınaksız kalmasına neden oldu.
Not’u sürdürelim. Önceki yazılarımdan ikisinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce’den söz etmiştim. Söz etmemin asıl nedeni, işlemlerinde yasal tapu harcı yanısıra, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak zor alım konusu yapılan “haraça” dikkat çekmekti. Bakan Güllüce, yazımda doğrudan şahsını ilgilendiren haberi düzeltme içine girerken, görmezlikten geldiği “haraç alımını” inceleteceğini belirtmişti. Haraç alımı sürmekte ve ben Bakanın inceleme sonucunu beklemekteyim.
Emekçilerin ve doğal olarak Gazetemizin tüm beden ve beyin emekçilerinin birlik, dayanışma ve savaşım günü olan 1 Mayıs Bayramını kutlarım. Dilerim, vandalizme neden olucu kışkırtmalar olmaz ve çalışanlar, istemlerini barış içinde dile getirme olanağı bulurlar.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam