Sayın Rahmi Turan

0
187

Kıymetli büyüğümüz, üstadımız, ağabeyimiz;
İşte size tilkiyle tavşanın hikâyesi: Tilki, oflayarak puflayarak aslanın yanına varır.

– Aslan, “Ne bu hâlin ey tilki?”
– Tilki, “Sorma kralım canım çok sıkkın, biraz açılabilmem için şu karşıdan gelen tavşanı bir dövebilir miyim?”
– Aslan, “Tavşanın ne suçu var ki döveceksin?”
-Tilki, “Sen müsaade et, ben bahanesini bulurum…”
-Aslan, “Hadi bakalım…”
Tavşan tam yanlarına yanaştığında, tilki tavşana dönerek, “Neden başında şapkan yok” deyip paldır küldür dövmeye başlar…
Tavşan, ağlayarak uzaklaşır.
Aslan, “muradına erdin mi?” Tilki, “Bir daha döversem tam rahatlarım…”
Ertesi günü tavşan çekinerek yanlarından geçerken tilki, “Gel lan buraya!” diye bağırır…
Aslan, “Şimdi ne bahane bulacaksın?”
Tilki, “Kralım, bahane aramaya gör bahane bulunur, şimdi gör nasıl bir bahaneyle bu tavşanı pataklayacağım…”
Aslan, “Hadi bakalım…”
Tilki, tavşanı yanına çağırır ve “Bu gölgelik alanda başındaki bu şapka da neyin nesi ulan salak!” deyip verir dayağı…
Üçüncü gün, aslan tilkiye sorar, “Rahatladın mı?”
Tilki, “Biraz, ama yetmez, müsaade edersen son bir defa daha döveyim.”
Aslan, “Eğer bulacağın bahane diğerlerinden iyi olmazsa ben seni, neden iyi bir bahane bulamadın deyip döverim…”
Tilki, “Tamam kralım…”
Tavşan, korkarak selam verip giderken, tilki, “Gel buraya!” diye bağırır ve ardından, “Git çabuk bana bir paket sigara al gel…” der.
Tavşan, “Filtreli mi olsun, filtresiz mi olsun tilki abi” deyince, tilki afallar ne diyeceğini bilemez o arada aslan pençesini havaya kaldırıp, “Ulan salak sen sigaranın markasını neden söylemedin?” diyerek tilkiyi bir güzel ıslatır…
* * *
Şimdi kıymetli üstadımız Rahmi Turan ağabeyimize soruyorum: Gözün üstünde kaş var mı?
Başka da sorum yok, diyeceğim de hiç yoktur!
Saygılarımla.