Ana Sayfa Güncel Savcı beni azarladı

Savcı beni azarladı

188
PAYLAŞ

Şengül Hablemitoğlu, “Dönemin Ankara Emniyet Müdüründen başlayarak, olayın ilk savcısına, arada ifadeler alınırken zabıt tutanlardan, benim bulunduğum ortamlarda bulunan resmi görevlilere kadar hiç birinin gereken hassasiyeti gösterdiğine inanmıyorum” dedi.

10384770_741205105962538_5885090579077913201_nFaili Meçhul dosya olarak Adliye’nin tozlu raflarında yerini almış, zaman zaman da şöyle bir bakılmıştı rahmetli dosyasına. Günümüzde Fethullah Gülen’in 1 numaralı sanık olduğu bazı davalar sürerken Ankara Başsavcılığı bu dosyalara el attı.
Yazarımız Şengül Hablemitoğlu’na yönelttiğim soruların 2. Bölümünü bugün yayınlıyorum.

13 yıl önce soruşturma sizi tatmin edecek şekilde yapıldı mı?

Bu konuda çok net ve kesinlikle şunu söyleyebilirim; yapılmadı. Dönemin Ankara emniyet müdüründen başlayarak, olayın ilk savcısına, arada ifadeler alınırken zabıt tutanlardan, benim bulunduğum ortamlarda bulunan resmi görevlilere kadar hiç birinin gereken hassasiyeti gösterdiğine inanmıyorum. Hatta soruşturma sırasında, konuyla ve olayla o kadar ilgisiz insanla karşılaştım ki, anlatamam. Olayın ilk savcısı, saygısız bir biçimde ben ifade verirken rahatlıkla beni azarladı; ‘’ben mi öldürdüm kocanızı, ben miyim sorumlusu’’ dedi. Orada eşi öldürülen bendim. Savcı ölen kişiyi tanımıyordu, beni çağırıp bürosunda bekletti, bir de üzerine azarladı. Soruşturma sırasında bana sürekli bir şeyleri saklayan eş muamelesi yapıldı, en kötüsü de buydu. Ankara Emniyet Müdürü deseniz ayrı vaka, detaylar çok rahatsız edici. Bu safahatı olduğu gibi, kızgınlık ve kırgınlıklarımı, öylesine örseleyici zamanlardı ki, sorgulanmamın aşamalarını Sessiz Ağıt kitabımda olduğu gibi anlattım. Benim sorgulanmam zaten saçma sapan bir dramdı. Hayatımda kocamı yerde kanlar içinde bulmam ağır bir travma ise, benim sorgulanmam da ayrı bir dramdı.

Dönemin hükümeti olayın aydınlatılması için gerekli tavrı koydu mu?

O dönemde Başbakan Abdullah Gül’dü, benimle kişisel olarak görüştü. Bunun dışında 13 yılda hükümetlerin herhangi bir tavrına tanıklık etmedim. Kamuoyu ile birlikte tanıklık ettiğimiz çeşitli söylemler oldu, ancak herhangi bir çaba görmedik.

Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Necip Cem İşçimen’in dosyayı raftan indirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz bu cinayet ile ilgili soruşturmanın derinlemesine olmasını ve bir sonuca ulaşmasını bekliyoruz yıllardır. Ancak 13 yıl boyunca, bu dosya çok sayıda savcının elinden geçti. Birçok kişinin adı bu suikast ile anıldı ve açılmış davaların duruşmalarında Necip Hablemitoğlu suikastının sorumluları olarak bazı isimlere işaret edildi. Bu süreçte gerekli girişimlerde bulunmamıza rağmen, müdahil olmamız sağlanmadı ve bütün bunlar soruşturulmadı. Şimdi yeniden bir soruşturmadan söz ediliyor. Ümidimizolayın gerçekten tüm yönleri ile ele alınıp gerçeklerin ortaya çıkarılmasıdır.

Size göre üzerine gidilmeyen, gidilemeyen kişi ya da kuruluşlar var mı?

Vardır belki, bunu bana değil soruşturmanın başındakilere ya da bunca yıldır soruşturulmamasına neden olanlara sormalı derim…

Şüphelendiğiniz kişi ya da kuruluşlar var mı?

Bu, benim yanıtlayabileceğim bir soru değil.

Tetikçi katillerin arkasında kimler olabilir?

Bu konuda hiç bir biçimde fikir yürütmek, hele de ailesi olarak bizlerin yorum yapması doğru değil. Ortada 13 yıldır herhangi bir aşama kaydedilmemiş bir soruşturma ya da soruşturmama, varken herhangi bir şey söylememiz mümkün değil…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam