Savaşların en kirlisi!

0
100

Türkiye, kimyasal silahların kullanıldığı bir savaşla karşı karşıya…

…Ve bu silahları yaratanların niyeti bu değildi çünkü onlar sadece para kazanmak niyetiyle bulaşmışlardı bu işe…

Son dönemde gazete sayfalarını, televizyon ekranlarını işgal eden “bonzai” haberlerinden söz ediyorum… En son olay, İstanbul Beyoğlu’nda “bozai komasına girmiş bir taksi şoförünün insanları ezmesi” olarak çıktı karşımıza…

1987 yılında rahmetli Çetin Emeç’in talimatıyla, tartışmalı bir narkotik maddeler politikası uygulayan Hollanda’ya gitmiş ve araştırmalar yapmıştım… Sonuç “Kuzeyin Venediği, Duman Altı Duman Üstü” başlığıyla yayınlanan 7 günlük bir yazı dizisi olmuştu…

Gerçekten büyük tartışmalara neden olan hatta AB’yle olan ilişkilerini bile riske eden
kurallar koymuştu Hollanda… Buna göre; Hint Keneviri bazlı ve adına esrar ya da ot denilen maddelerin kullanımı serbestti… Zaten tıp bu maddelerin bağımlılık yarattığını kabul etmiyordu…40 gramı geçmemek şartıyla taşınması da serbest bırakılmıştı… İnsanlar sokakta yürürken, bir cafede ya da barda otururken ve hatta yemek yedikleri restoranlarla serbestçe esrar içiyordu…

Ülkenin bu konudaki en yetkili isimleri ile röportajlar yaptım…

Bütün yetkililer dikkatimi “eroin” denilen maddenin tehlikeline çekerek başlıyordu… İnsanların ikinci kullanışlarında bağımlı hale geldikleri ve kısa sürede öldükleri eroin, asıl mücadele edilmesi gereken şeytandı…

Narkotik birimlerinin esrarı boş verip tüm güçleriyle eroine yüklenmeleri sonuç vermiş ve eroin kullanan Hollandalıların yaş ortalaması 21’den 47’e çıkmıştı… Polis yetkilileri sadece memnun değil, bir hayli da mağrurdu…

En tepedeki adam 12 Eylül Yönetimi’nin uyuşturucuyla mücadele konusunda yaptığı hatadan söz etmişti… “Askerler Güneydoğu’daki bütün kenevir tarlalarını yaktı, yok etti… Ama eroinin üstüne gitmediler… Bu kafayı bulmak isteyenlerin, kolayca ve her yerde bulabildikleri eroine yönelmelerini getirdi… Kısa sürede de, ölmeye başladılar…”

PKK’nın eroin işine girmesi, kısa sürede çok para kazanmasını ve silahlamasını sağlamıştı… Bu arada eroin bağımlılığı nedeniyle ölenler de bonus oluyordu tabii…

Kısaca Bonzai diye tanımlananlar ise uyuşturucu değil, direk öldürmek içir üretilmiş zehirler… Öyle kimyasalların karışımından yapılıyorlar ki, kullanıp da ölmemek mümkün değil…

…Ve gazetelerde bir dozun 2 liraya satıldığı haberleri olduğuna göre, üreticiler de para kazanmayı değil öldürmeyi hedefliyorlar… Yerlerde sürünenlerin, ölenlerin hep gençler olması da dikkat çekici… Amaç, olası bir savaşa katılacak gençlerin sayısını azaltmak mı yoksa..?

Kimi öldürdüğüne dikkat etmek gereğini bile duymayan canlı bombaların, aracıyla yayaların arasına dalıp herkesi ezen manyakların bol olduğu bir dünyada yaşıyoruz…

Her taraftan sarılmış halde olan Türkiye’nin, savaşların bu en kirlisiyle karşı karşıya olduğu açıkça belli… Bir an önce karşılık verilmezse; o katiller yakında bedava dağıtacaklar ölümü…

Dilerim Türkiye’yi yönetenler uyanırlar artık ve bunun protesto gösterilerini engellemekten çok daha önemli olduğunu görürler..!

Paylaş
Önceki İçerikHiç kimse “param yok” demesin!
Sonraki İçerikEğitimimiz sorunlu öğretmenler dertli
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.