Pazarlamanın temel kuralıdır. Bir ürünü satmak için öncelikle o ürüne ihtiyaç yaratmak zorundasınız. Bu kuralı en iyi bilen ve uygulayanlar hiç kuşkusuz silah tüccarları. Silahlarını satabilmek için dünyanın dört bir yanında devletler arasında önce kriz, sonra çıkarıyorlar.

Tabii, o tüccarların en büyük yardımcıları, bağlı oldukları süper devletlerin siyasi iktidarları oluyor.
++
Heidelberg Uluslararası Çatışma Araştırmaları Enstitüsü’ne göre, dünya genelinde Filipinler’den Mali’ye, Nijer’den Somali’ye, ’dan Suriye’ye, Sudan’dan El Salvador’a 18 ülkede savaş sürüyor. Yine dünyada çeşitli ülkeler arasında 400’den fazla kriz var.
Suriye’deki iç savaşta yüzbinlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi evinden yurdundan oldu. Bu savaşta, diğer savaşlarda olduğu gibi çatışan taraflara silah satan silah tüccarlarından başka herkes kaybetti.
++
Şimdi Ortadoğu’da yeni bir kriz yaşanıyor.
Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Yemen, Libya ve Maldivler, teröre ve İran’a destek vermekle suçladıkları Katar’la tüm ilişkilerini kestiler, bu ülkeyi düşman ülke ilan ettiler.
Bunun sonucu, yukarıda adı geçen tüm ülkelerin milyarlarca dolarlık silah alımı yapmasıdır.
Nitekim, Suudi Arabistan geçenlerde ABD’den 110 milyar dolarlık silah satın aldı. Şimdi onu diğer ülkeler takip edecek.
++
PKK örgütünün Türkiye’nin başına bela edilmesinin ardında da silah tüccarları ve onların ardındaki devletler bulunuyor. Böylece hem bize hem PKK’ya silahlar satıyorlar.
Emin olun, PKK ile çatışmalar bugün bitsin, yarın dünyanın en büyük silah satıcısı ABD’nin girişimleriyle ya Yunanistan’la, ya İran’la, ya da Ermenistan’la aramızda yeni ve büyük bir kriz baş gösterir.
++
Dünyanın kurtuluşu, silah tüccarlarının iflas etmesi ya da iş değiştirmesiyle mümkün olabilir ancak.
Ama ne yazık ki ufukta böyle bir şey görünmüyor.