Yine ne sporun, ne de futbolun insanın aklına gelebileceği kanlı bir terör saldırısının şok ve acısıyla sarsıldık.

İnsanı hedef alan can alan, kan akıtan her kim olursa olsun, Allah’ın gazabından kurtulamayacağına inancım tam. Aslında gerçekten hiçbir şey yazası gelmiyor insanın içinden ancak, o insan müsveddelerinin istediği bu zaten. Toplumu pasifize edip, bir korku sarmalına sokmak ve günlük yaşamın sürdürülmesine engel koymak. İşte bu nedenle acımızı içimize gömüp, yitirdiğimiz canlara Allah’tan rahmet dileyip, ulusumuza baş sağlığı ve güç dileyerek, asli görevimizi yerine getirmemiz gerek diyorum. İşte bu ruh haliyle, Fenerbahçe ve Osmanlıspor’a kocaman bir alkış göndererek başlamak istiyorum yazıma.

İnanın çok büyük gurur duydum. Her iki takımımızın da gruptan lider olarak adlarını son 32 takım arasına yazdırmaları içimi kıpır kıpır etti. Beşiktaş’ın da son 32’de olduğunu düşündüğümüzde, yoluna devam eden ekiplerin yüzde onu, bir başka deyişle onda biri bizim takımlarımız. Bu yabana atılacak bir durum değil.

Açık söyleyeyim, grup kuraları çekildiğinde, Manchester United ve Feyenord’la aynı grupta yer alan Fenerbahçe’nin işinin hayli zor olduğunu düşünmüştüm. Gruptaki tek dişe uygun takımın Zorya Luhansk olduğunu ön görmüştüm. Ancak altı maç haftasının sonunda ortaya çıkan sonuç hayli farklı oldu. Sarı Lacivertli takım, tek yenilgiyi, grubun ikincisi olan ManU’dan İngiltere’de aldı. Rövanşta Kadıköy’de rakibini mağlup eden Fenerbahçe, kendi liginde yenilgi yüzü görmeyen ve Avrupa’da başarılı bir grafik çizen Feyenord’u her iki maçta da aynı skorla 1-0 yendi. Grubun ilk maçında Zorya deplasmanına çıkan Fenerbahçe’nin son dakika golüyle bile olsa berabere kaldığı Ukraynalı rakibini Kadıköy’de iki farklı skorla devirerek yoluna devam etti. Sonuçta da 13 puanla grup lideri oldu. Gerçekten çok önemli bir başarı öyküsü bu… Umarım son 32 turunda da başarısını sürdürür Sarı Lacivertliler…

Osmanlıspor için sanırım daha farklı cümleler kurmak gerekiyor. Onların başardığı iş, kelimenin tam karşılığı olarak muhteşem… Sen ilk kez çıktığın Avrupa arenasında, İntertoto Kupası’nı müzesine götürmüş, UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynamış bir Villarreal takımının önünde grubu ilk sırada tamamlıyorsun. Önünde olduğun diğer iki takım da; Steau Bükreş gibi Romen futbolunun bir devi ve İsviçre’nin Zürih takımları.

Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere, Osmanlıspor’un yaptığı işin ne denli önemli olduğunu gayet net bir şekilde anlayabiliyoruz.

Evet bu noktada, Şampiyonlar Ligi’nden gelerek yoluna UEFA’da devam edecek olan Beşiktaş’la birlikte, Fenerbahçe ve Osmanlıspor’a, son 32 turunda başarılar diliyor, “Yolunuzun sonu final olsun” diyorum.
Hoşçakalın…

PAYLAŞ
Önceki İçerikHakemler ve büyükler
Sonraki İçerikMiniklere elektrik eğitimi
Erden Aktoğu
1984 yılında merhaba dediği spor basınında, Ortadoğu, Tercüman, Gözcü ve Günaydın gazetelerinde muhabirlikten spor müdürlüğüne geçti. Üç yıldır gazetemiz Sonsöz’e yazıyor.