Ana Sayfa Güncel Saray ‘ın kapısı CHP’ye kapalı

Saray ‘ın kapısı CHP’ye kapalı

62
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda muhtarlara seslendi. Davutoğlu’nun görevi iadesinin ardından gözlerin çevrildiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilginç bir mesaj geldi.

Hükümet kurma görevini Kılıçdaroğlu’na verip vermeyeceği tartışılan Erdoğan, Saray’ı boykot eden ’yi ima ederek, “Beştepe’nin adresini bilmeyenlerle vakit geçirecek zamanımız yok” dedi.
Erdoğan, “ Türkiye henüz yeni hükümetine kavuşamadı. Bu durumda çözümü yine millet iradesinde aramak durumundayız. Bu süreci yürütüyorum. Ancak burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye’nin önünde hükümet kurma sorunu var. Bununla birlikte ciddi bir terör sorunu var. Suriye sınırında yaşanan ciddi hadiseler var. Ekonomide atılması gereken adımlar var. Bugün üzerinde konuşmamız, tartışmamız çözüm yolları aramamız gereken öncelikli meseleler bunlar” diye konuştu.
“Ülkemizde bir kesim, tüm bunları gece gündüz onları bırakarak şahsımı tartışıyor. Peki, şahsımla ilgili sorunları nedir diye baktığımızda, çocukta tenkitler kaprisler dışında bir şey göremiyoruz. Ve bunlara bir şey sormak lazım” diyen Erdoğan şunları söyledi:
“Sizin bu ülkede dikili bir ağacınız var mı? Hangi eseri yaptınız ya? Yok. Bu ülkede 3,5 yıl iktidar ortağı oldunuz ne yaptınız? Hiçbir şey yapamadan, çekip gittiniz. Siz kaçtınız ya, yönetemediniz. Buyurun şimdi bakıyoruz görev verdiğim Sayın Başbakan kendilerini ziyaret etti, dolaştı. Kendi başarısızlıklarının, hayal kırıklıklarının faturasını şahsıma keserek sorumluluklarını unutturmaya çalışanlar beyhude uğraşıyorlar.”
SİYASET İŞİ GÜCÜ BIRAKIP RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ŞAHSIYLA AİLESİYLE UĞRAŞMAK DEĞİLDİR
Erdoğan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi çok sert şekilde eleştirerek şöyle konuştu:
“Bir başka ifadeyle, proje üreteceksiniz, hizmet üreteceksiniz, çözüm üreteceksiniz. Yani siyaset yapacaksınız. Siyaset işi gücü bırakıp Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsıyla ailesiyle uğraşmak değildir. Kalkıp benim evladıma, ismiyle “Bilal’i ver iktidarı al” bu ne biçim yaklaşımdır ya. Eğer benim oğlumun yaptığı bir yanlış varsa, yaptığı bir yolsuzluk varsa buna hesabı soracak olan yargıdır. Sen kimsin? Benim evladımla ilgili iktidar bağlantısını nasıl kurarsın. Nasıl böyle bir hakareti yaparsın? Ama evladı olmayanların  böyle bir saygısızlığı yapmasından daha doğal bir şey olmaz.
Çünkü bunlar aile nedir bilmez, evlat nedir bilmez. Dolayısıyla hak hakikat nedir bilmez. Sadece maalesef böyle kurusıkı hakaretlerle bir yere vardırmak isterler. Nedir o Mussolini Hitler, aynaya bak ya. Önce kendinin nerede olduğunu görürsün. Biz ilhamımızı ne Mussolini’den ne de Hitler’den aldık. Biz haktan aldık. Bunu bir defa bileceksin.
Eğer şu anda bu ülkede, halkımın kabullenmekte zorlanacağı bir yola eğer gidiyorsa Türkiye’de hükümet kurma çalışmaları, bunun vebalinin kimde olduğunu halkım çok iyi görecek, bunun bedelini de ödetecektir.
Bugüne kadar şahsımla uğraşanların, aklı başında bir teklif getirdiğini duyan var mı? Peki, sen siyasetçi olarak bunda sorumlu değil misin? Niye kalkıp vücudunu taşın altına koymuyorsun? Bunların böyle bir derdi yok.”
BEŞTEPE’NİN ADRESİNİ BİLMEYENLERİN DE BİZİM VAKİT GEÇİRECEK BİR ZAMANIMIZ YOK
Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Hükümet kurma görevi verip vermeyeceği konusundaki görüşlerini şöyle açıkladı:
“E zaten Beştepe’nin adresini bilmeyenlerin de bizim vakit geçirecek bir zamanımız yok. Şahsımın üzerinden, milletin taciz eden, daha da ileri gidip millete hakaret eden bu anlayış kaybetmeye mahkûmdur. Bunlar çalışmadan, terlemeden ülkenin geleceğinin kendi ellerine teslim edilmesini istiyorlar. Milletimiz “üç kuruşa beş köfte yok” diyor. Önce hak edeceksiniz, sonra talep edeceksiniz. Bu millet seni kurtarmaya geliyorum deyip, sırtına yeni yükler bindirerek kaçıp gidenleri çok gördü.
Hezimetlerinin sebebi olarak şahsımı görenlere, dönüp kendilerini bir sorgulamalarını tavsiye ediyorum.”
Erdoğan sistem değişikliği konusundaki sözlerini eleştirenlere de şöyle yanıt verdi:
“ Bunlar yönetim sisteminin değiştiği ifademi dillerine doladılar. Meclis’te kabul edilen, artık ülkemizde cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. İlk uygulaması 10 Ağustos’ta gerçekleşti. Türkiye tarihinde ilk defa, kendisine yeni bir yönetim modeli oluşturmuyor mu? Anayasa literatürü ortadadır. Bu bir sistem değişikliğidir. Bakın anayasadan mı bahsediyorum? Bunu bile idrak etmekte zorlananların, ülkedeki diğer meselelerin çözümü konusunda çok ciddi tereddütlerimin olduğunu belirtmek durumundayım.”
Erdoğan erken genel seçim için, “ İşte tekrar seçimlere doğru hızla gidiyoruz
Zırvalarını tekrarlamaktan başka bir iş bilmeyenler, dertlerini seçimde millete anlatacaklardır. Gerçi bunlar hep sandıktan kaçmanın çabası içinde olmuşlar. Ancak mecbur kaldıklarında seçim meydanlarına çıkmışlardır.
Tablo böyle olunca, kürsüye çıktılar ne dediler? Hodri meydan erken seçim dediler. Şimdi “istemiyorum” diyor. Öbürü çıktı şununla yapmam dedi, sonra yapabilirim. Beştepe’ye gitmem dedi, baktık Beştepe’ye gidebilir demeye başladılar. Bu ne menem iştir? Derler ya, baba bir hırsız yakaladım, oğlum getir.  Gelmiyor baba. Bırak gitsin… Gitmiyor baba… Bunların durumu da tam böyle. Sonra da çıkıp cumhurbaşkanı hükümet kurmayı engelleriz diyorlar. Siz geldiniz de cumhurbaşkanı sizi kapıdan mı kovdu? El sıkıştınız da Cumhurbaşkanı elinize mi vurdu?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam