Artık her geçen gün sapık sayısı artıyor ki buna inanmaya başladım. Mesleği felsefe olan bir kişi (insan da öğretmen de olamaz) hiç üslubu olmaması gereken bir şekilde aşağılayıcı yaftalarla Tweet atınca açığa alınmış.

Ama bence sadece açığa almak yeterli değil. Mutlaka yargılanmalı ve bir ceza almalı. Bırakın yazmayı o fikri beyninden geçirmek bile tehlikelidir.
Açığa alınan Felsefe öğretmeni Ercan Harmancı, Twitter hesabından beden eğitim derslerinde eşofman giyilmesini eleştirip, öğrencilerin eşofman giyerek zina yaptığını ileri süren mesajlar yayınlamıştı.
Duyduklarımıza göre Milli Eğitim Bakanlığı, skandal paylaşımların ardından, felsefe öğretmeni Ercan Harmancı’yı açığa almış. Doğruysa helal olsun, halkın tepkisini gecikmeden reaksiyon vermiş oluyorlar.

Ancak savcıları da göreve çağırmak lazım çünkü yarın bir gün bu adam yaptıklarıyla unutulur ve tekrardan tekrar aynı alanda iş bulup çalışabilir. Bunun önlenmesi için de bu kişinin mutlaka bir ceza alması gerekir, öyle ki bir daha asla çocuklara ulaşamazsın, pis niyetiyle birlikte çöplüğünde çürüsün.
Benim asıl merak ettiğim bu adamın felsefe derslerinde bugüne kadar ne öğrettiğidir. Bu kadar basit ve edepsiz tweetler atan bir insan, felsefeden ne anlar, filozofları anlatırken ne söyler, gerçekten merak ediyorum.
Neyse şimdilik tesellimiz bu adamın en azından açığa alınması ancak takipçisi olacağız tekrardan göreve iadesini aynı zamanda bir öğretmen olarak reddediyorum.

ŞİDDETÇİ ÖĞREMEN HEM DE KADIN

Aynı gün bir başka öğretmen haberiyle sarsıldı sosyal medya. Samsun’un Tekkeköy ilçesindeki bir lisede biyoloji öğretmenin öğrenciyi darp ettiği görüntüleri ortaya çıktı. Bir kadın olarak bu ne acımasızlık dedim içimden.
Kadın öğretmen daha anaç olmalıyken bu kadın öğretmenin öfkesi anlaşılır gibi değil. Bu görüntülerin açığa çıkmasından sonra, soruşturma başlatıldı. Ancak iddiaya göre okul idaresi, sınıfta bu dayak görüntülerini çeken öğrencinin velisinin tehdit etmiş, “bu görüntüleri silmezsen eğer iyi şeyler olmaz” demiş, görüntüleri çeken çocuğa ve velisine.
Ancak veli korkmayıp, görüntüleri silmeyince, bizlere kadar ulaştı bu şok görüntüler.
Seyrederken çok rahatsız oldum. Bir kadın olarak bir anne olarak ilk aklına gelen şey kendi oğlum oldu. Aynı şeyi bir öğretmeni yapsın, gider yakasına yapışırdım, öğretmen değil kim olursa olsun.

Kimsenin çocuklarımıza zarar vermeye hakkı yok. Dersten çıkartırsınız okul idaresine söylersiniz ama sınıfın ortasında bütün öğrencilerin önünde bir çocuk dövülmez!
Şimdi, elde somut görüntüler var, koca bir sınıf bu duruma şahit olmuş, bizler de bu görüntülere şahit olduk, hala “soruşturmanın selameti için öğretmeni açığa aldık” deniyor. Yani soruşturmanın sonucuna göre (!) belki göreve de dönebilir…
Okul idaresinin veliyi tehdidi de göz önüne alınmalı. Demek ki yarın bir gün başka bir olay olsa, müdür bey hemen üstünü örtecek nitelikte birisi. Bence müdürün de, o görevden alınması gerekir. Kendi okulunun adı böyle bir şey de geçmesin diye, bir öğrencinin psikolojisi ile ve geleceği ile oynamaya, hiçbir idarecinin, hiçbir öğretmenin, hiç kimsenin hakkı yok!
Hangi çağda yaşıyoruz?