Sanırsınız haksızlığa uğramış, iftira, kumpas, FETÖ üzerinden suçsuz, haksız yere yargılanmış, on yıllarca içeride yatmış, bir vatan, bir halk kahramanı, bir aydın, bir bilim adamı, bir siyasetçi, bir masum, mazlum insan hapishaneden çıkıyor.

Yasalarımıza göre en ağır cezalı suçların başında uyuşturucu kullanmak ve temin etmek geliyor. Bahsedeceğimiz vatandaş bu suçlardan 2009 yılında altı yıl üç ay ceza aldı. İçeri attılar, bir şeyler oldu, yedi ay sonra çıktı. Hakkında tekrar dava açıldı, yargılandı, tekrar hüküm giydi. Memleket, Ergenekon’u, FETÖ’yü, konuşurken aylarca orada burada saklandı, hatta yurt dışına kaçtı denildi, en sonunda yakayı ele verdi ve içeri atıldı.
Sayılı gün çabuk geçer misali, vatandaş, içeride ıslah olmuş, cezasını tamamlamış, 5 Haziran 2017 günü saat 18.00’de çıkacakmış ve bu an için hazırlıklar yapılıyormuş. Hem de ne hazırlık.
Bu vatandaş, salmış ve demiş ki; “tahliye günüm Ramazan’a denk geldi. Ceza evinden çıkışımı izleyecek görsel, yazılı sözlü, sanal medyasından cümle arkadaşlar oruçludur, aç susuz kalmasınlar, özgürlüğümden feragat edeyim, içeride birkaç saat daha kalayım, iftar sonrasında çıkarım”.
Allah razı olsun. Ne duyarlı, ne flaş karar! Biz de düşünüyorduk, hem oruçluyuz hem bu vatandaş hapisten çıkacak, aynı saatlerde iftarı nasıl yapacağız? diye. Şimdi gider, ceza evi yakınında bir kebapçıda iftarı açar, sonra ceza evi kapısında bekleriz. Bir iki lâf eder, görüntü alırız, iş biter. Ama iş bunla kalsa iyi. Bu vatandaş için ayrıca helikopterler kalkacakmış ve evine kadar canlı yayınla takip edilecekmiş.
Demek şöyle olacak: Havada helikopterler, yerde canlı yayın araçları, önlerinde sıra sıra muhabirler, son dakika alt yazılarıyla bu vatandaşın tahliyesini duyuracak. Hayranları üstlerini başlarını parçalayacak, selfiler, mesajlar, sosyal medya yıkılacak.
İlk demeci de “içeride dinimizin derinliklerine ulaştım. Bundan sonra beş vakit duadayım, uyuşturucu ile mücadelede en ön saftayım. Arınmak için umre yapacağım. Ceza evlerinde yatanlar için şarkı besteledim. Buralardaki sorunlarla ilgili düşüncelerimi Sayın Adalet Bakanına anlatmak istiyorum” olur.
Artık TV karşında milletçe ağlaşıp dururuz, Ramazan enflasyonunu, işsizliği, Rusya ile domates kavgasını, doları, euroyu, hükümet değişikliğini, darbecilerin itiraflarını unuturuz, günlerce vatandaşın ceza evi anılarını dinleriz.
Her şeyi anladık da bu helikopterle gece karanlığında havadan evine kadar takip ne iş? Bir dönem çalıştığım TV kanalının haber müdürü vardı, memlekette bir şey olsa “hemen helikopter kaldıralım” derdi. Onu hatırlarcasına şimdi İstanbul’da 5 Haziran günü gece uçuşu yapacak helikopter aranıyordur.
Neymiş uyuşturucudan sabıkalı vatandaş hapishaneden çıkacakmış, gece helikopterle evine kadar takip edilecekmiş, herkes de TV başında görecekmiş.
Bize göre en iyisi helikoptere kendisi binsin, evine paraşütle atlasın, şovun kralı olur. Eksik kalmasın, havaî fişekleri sonra atarız.
Bu vatandaş kim mi? Açın kanallarını, sabah akşam erotik klipleri dönüyor. Medyamız da uyuşturucu suçunu ve suçlularını dolaylı olarak helikopterle göklere çıkarmaya devam etsin.