Sanık sayısı giderek artacak gibi!

0
672

Reza Zarrab tutuklandığında, bazıları bunun “halledilmesi pek zor olmayan bir sorun olduğunu” düşündüler…

Ne de olsa, o adam benzer suçlamalarla Türkiye’de ve tutuklanmış ve sonunda suçsuz olduğu(!) anlaşılıp, serbest bırakılmıştı…

Zarrab’ın hayırsever bir iş adamı olduğu da ilan edilmişti peşinden…

…Ve bütün bunlar tarihe 17 – 25 Aralık Darbe Teşebbüsü olarak geçmişti tarihe…

Sadece bunun ABD makamlarına anlatılması bile, sorunu çözmeliydi yani…

Hâlbuki kazın ayağı biraz farklıydı bu sefer…

ABD’de işler böyle yürümüyordu… Çünkü yargı bağımsızdı…

Halk Bankası’nın üst düzey bir yöneticisinin da tutuklanması, durmadan çalan alarm zilinin sesini yükseltti… Davaya bakan Savcı’nın FETÖCÜ olduğu iddiaları, sanıklara rekor ücretlerle avukatlar tutulması ve bu arada yeni seçilen Başkan Trump’un Savcı’yı görevden alması da bir şey değiştirmedi…

Birkaç gün önce de, asıl bomba patlayıverdi…

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan ile Abdullah Happani hakkında, “ABD’nin İran’a karşı uyguladığı ambargoyu delme suçlamasıyla” dava açtı…

Bu konuda hazırlanan iddianame, aynı suçlamayla New York’ta yargılanan Reza Zarrab’ın dosyasına eklendi ve böylece sanık sayısı dokuza çıktı… İddianamede eski Zafer Çağlayan ve öteki sanıkların uluslararası para işlemleri hakkında “yalan bildirimde bulundukları” öne sürülüyor…

İddianamede “ABD’nin İran’a karşı uyguladığı ambargoyu delmek için kurulan şebekenin elemanı” olarak gösterilen Zafer Çağlayan’a, “İran ambargosunu delmek için ABD yönetimi yetkililerine yalan söyleme, milyonlarca dolarlık yasadışı işlemlerle bağlantılı fonları aklama; bu işlemlerin asıl niteliğini gizleyerek çeşitli finansal kurumları aldatma” suçlamaları yöneltiliyor… “Böylece elde edilen gelirlerinden nakit ve mücevher olarak on milyonlarca dolarlık rüşvet aldığı, öteki sanıkların bu planı uygulamak için attığı adımları onayladığı ve bilinçli olarak koruduğu” gibi iddialar Çağlayan hakkında…
Sızan haberlere göre, iş bununla da bitmeyecek… Çünkü 17– 25 Aralıkta adı geçenlerin hepsi inceleme altında…

Zafer Çağlayan’ın kendini savunurken söylediği “Bunları bize yapanlar bir Yahudi, bir Zerdüşt, bir ateist olsaydı anlardım ama, bunları bize yapanlar Müslüman geçiniyor, bir Müslüman bize bunları nasıl yapar, Türkiye’nin şahlanışından rahatsız oldular, uzay gemisi yapmamızı engellemeye çalışıyorlar.” sözleri ve Ali Rıza Demircan’ın “Tapeleri dinlemek, o tapelere inanmak haramdır, o tapeleri dinleyenler dinimize göre yoldan çıkmıştır.” demesi de bir işe yaramayacak bu durumda…

Çünkü Amerikalılar Hıristiyan… Tek çare “Türkiye’ye haçlı seferi başlattılar” diye bağırmaya başlamak mı acaba..?