Sanayideki hayvanlar serinleyecek yerler arıyor

0
83

Zaten yüksek olan sıcaklıklara birde sanayide yer alan cam, metal gibi maddelerin eklenmesi, hissedilen sıcaklığın daha da artmasına neden oluyor. Bu durumdan korunmak isteyen sanayi hayvanları ise serinlemek için alternatif yerler arıyor

Vücudumuz her ne kadar güneşten aldığı D vitaminine ihtiyaç duysa da, deri kanseri gelişiminde en önemli faktörün güneş ışınlarına aşırı derecede maruz kalmak olduğu uzun yıllardır bilinen bir gerçek. Sürekli güneşe maruz kalmak uzun zaman içinde bazal hücreli ve skuamöz hücreli deri kanserlerine yol açarken, aralıklı ama özellikle yanık oluşturacak derecede yoğun güneş ışınına maruziyet ‘ben kanseri’ olarak bilinen melanom gelişiminden sorumlu tutuluyor.
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstüne çıkması bütün canlıları olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle ağır şartlar altında dışarıda çalışan insanlar direkt olarak güneş ışınlarını maruz kaldıkları için bazı sağlık problemleri yaşayabiliyorlar.

Uzmanların güneş ışınlarından korunmak için önerileri ise şu şekilde; Güneşten uzak durulmalıdır. Özellikle güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatler olan 10-16 arasında mümkünse güneşe çıkılmamalıdır. Güneşe çıkılacaksa, en az 30 dakika öncesinde, 30 faktör ve üzeri koruma düzeyine sahip, ultraviyole A ve B ışınlarını geçirmeyen bir güneş kremi kullanılmalıdır. Krem sürülürken dudaklar ve kulaklar unutulmamalıdır. Güneş kremi 2 saatte bir yeniden sürülmelidir. Eğer çok fazla terleniyorsa veya denize veya havuza girilip çıkılıyorsa daha sık aralıklarla uygulanmalıdır. Ultraviyole ışınları bulutlardan geçebildiği için bulutlu günlerde de güneş yakıcıdır. Bu sebeple, bulutlu günlerde de, güneşli günler gibi koruyucu önlemler alınmalıdır. Güneş kremi sürülse de, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü takılmalıdır.

Sanayi Bölgelerinde Sıcaklık Daha Fazla

Özellikle sanayi bölgelerinde cam, metal gibi güneş ışınlarını yansıtacak fazlaca madde olması zaten mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının daha fazla hissedilmesine yol açıyor. Bu durum sanayi çalışanlarını oldukça zor şartlar altında çalışmaya iterken bu durumdan etkilenen sadece vatandaşlar değil.
Sokak hayvanları da öğlen güneşin en tepede olduğu vakitlerde serinleyecek yerler arıyor. Sanayide camlardan, metallerden yansıyan güneş ışınları canlıların bu zararlı ışınlara doğrudan maruz kalmasına neden olurken, güneşin en tepede olduğu anda gölgelik alanlar bulmakta zorlanan hayvanlar çare olarak araçların altına yatıp sıcaktan korunmaya çalışıyor.

İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde ise her aracın altında bir hayvan görmek mümkün. Genellikle sanayiye işlerini halletmek için gelip çok uzun süreler kalmayan insanlar araçlarını yol kenarlarına bırakıyorlar. Hayvanlar da fırsat bilip hemen bu araçların gölge olan altlarına yatıyorlar.
Hayvanların sıcaklıktan korunmaya çalışıp araçların altlarına yatmaları aynı zamanda tehlikeye davet çıkartıyor. Aracın altına yatıp fark edilmemeleri durumunda hem kendi canlarına tehlikeye atan hayvanlar hem de araçlara zarar verebiliyor. Köpek gibi iri sayılabilecek hayvanların fark edilebilme durumları daha yüksekken motor bölümüne girebilecek kadar küçük olan hayvanlar ise fark edilemiyor. Bu nedenden dolayı hareket etmeden önce mutlak suretle araçların altı ve motor bölümü kontrol edilmeli.

Bir Kap Su Koyalım

Suyun bütün canlıların hayatında çok önemli bir yeri var. Uzun süreler bir şeyler yemeden dayanabiliriz ancak susuz dayanabileceğimiz günler oldukça kısıtlı. Kısacası su olmazsa yaşayamayız. Suya en az bizim kadar bitkilerin ve hayvanların da ihtiyacı var. Özellikle yaz sıcaklarını yaşadığımız şu günlerde vücudumuz sürekli olarak sıvı kaybetmekte. Tıpkı bizim gibi diğer canlı türleri de yaz aylarında sıvıya daha fazla ihtiyaç duymaktadır.
Betonlaşan dünyamızda hayvanların yaşam alanları oldukça kısıtlandı. Bu durum aynı zamanda hayvanların yiyecek ve içecek bulmalarını zorlaştıran bir durum. Ekosistem için önem arz eden hayvan türlerinden bir tanesinin bile yok olması sistemi alt üst ederken salgın hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.
Tüm bu nedenlerden dolayı bizlere ihtiyaç duyan, sağlıklı bir yaşam için bizim de onlara ihtiyaç duyduğumuz bu canlıları korumalı en azından kapımızın önüne bir kap su, bir kap yiyecek koyarak yaşamalarını sağlamalıyız.