Kültür ve Turizm Bakanlığının cumhurbaşkanlığı külliyesinde düzenlenen törende Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri hoşuma gitti.

Özeleştiri yaptı ve “14 yıldır kültür sanatı ihmal ettik, bu konuda müteessirim, özel önem göstererek eksikliklerimizi gidermeliyiz” dedi.
Ne kadar güzel!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda verdiği mesajların en güzeli bence budur.
Neden mesaj diyorum; çünkü cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından çıkan her söz kalabalık kitlelerce kanun niteliğinde kabul görüyor ve önemseniyor.
O yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bu sözleri önemli buluyorum.
Sanata ne denli önem verdiğimi yakınlarım bilir yani laf olsun diye yazıp çizmem ama  2010 yılı mayıs ayında yazdığım bir yazıdan dolayı süregelen bir dava sonuçlandı ve Türk adaleti hakkımda cezai bir işleme gerek olmadığına karar verdi. Dava yıllarca sürdü, sıkıldım ama bekledim doğal olarak.
Dava sürecinde yargıyı etkilememek adına, ne kendim tek kelime bir şey yazdım ne de haber yapmak isteyen medya mensubu arkadaşlarıma bu konuda bir yanıt verdim.
Malum, operacılarla ilgili davadan bahsediyorum. 2010 yılından beri Google’a  her girdiğimde karşıma çıkan tazminat davasından bahsediyorum.
Bazı magazinciler karşı tarafı dinleyip hakkımda atıp tutmuşlardı ve epey eğlenmişlerdi.
Oysa ben bu davadan çok rahatsızdım. Üstelik düşmanı ve iktidar yalakası vs. ilan edilmiştim.
Ayağımda bir pranga gibiydi. Neyse nihayet nefes aldım ve hala sözlerimin arkasındayım.
Türk sanat Müziği’nin bile lüks olduğu bir ülkeden bahsediyorum.
Diyarbakır’a, Van’a opera açmaktan hiç değil.
Büyük şehirlerdeki opera kadrolarının turneye çıkmasının yeterli olacağından, halkın onlara değil, onların halka gitmesinden bahsederken, bir yandan da yerli eserlere ağırlık verilmesini istemiştim.
Kısacası, her yere bir opera binası açmak yerine operacıların halkın ayağına gitmesi gerektiğini yazmıştım.
Beni dava ettiler, sonra da  fikirlerimi hayata geçirdiler.
Bir yıl geçmeden İstanbul’da “opera şehre iniyor” afişleri her yeri kapladı. Sonra “mevlit” gibi eserleri seslendirdiler.
Ben ise yarı memnundum. Fikrimi kullanırken bir yandan da 35 bin lira tazminat istenmişti.
Halktan kopuk sanat olmaz.
Halkın anlamadığı bir sanatı, “onlara sevdirmek zorunda değilim” mantığıyla hareket etmek hiç olmaz.
Opera bu geçen sürede güzel eserler seslendirdi, ben ise hiç birine gidemedim tepkilerini çekmemek için.
Sanat toplum için mi, toplum sanat için mi tartışmaları vardı eskiden…
Ben diyorum ki sanatsız bir ülke olmaz.
İnsanlar sanattan beslenmezse üretmez.
Ama ülkesiyle, öz değerlerinden uzak bir sanat ve sanatçı olamaz.
İkisini birbirine yaklaştırmak en güzelidir.
Nokta.

PAYLAŞ
Önceki İçerikÇılgın patronlar, Saray’ı kandırmayın!
Sonraki İçerikModern sanat temsilcisi 9 sanatçı aynı sergide
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.