Ana Sayfa Güncel SANAT HASTALIĞA ÇAREDİR

SANAT HASTALIĞA ÇAREDİR

212
PAYLAŞ

Hikmet Çetinkaya, “Sanatçının bir elinde fırça, diğer elinde kitap ve yüreğinde sevgi olacak”
Sanatçı, resim çalışmalarının yanında sosyal projelere çok önem vermekte. Çeşitli eğitim kurumlarının yanı sıra, sosyal amaçlı dernek ve vakıflarda da sanat etkinlikleri ve söyleşiler yapmaktadır.

Bazı kurum ve kuruluşlarda atölyelerde kuran sanatçı, danışmanlıklarla resim sanatına olan ilgiyi artırmayı amaçlamaktadır. Sanat dergilerine makale yazmakta, TV ve radyo programlarına katılmakta, yazılı basınla söyleşiler yapmakta ve sanat’a katkılarını sürdürmektedir.

HÇetinkaya performans  1SORU: Sosyal sorumluluk projelerinde de sizi sıkça görüyoruz 5 Martta geçekleştireceğiniz projeden biraz söz eder misiniz?

ÇETİNKAYA: Çalışmalarıma Kanada ve Türkiye’de ki atölyelerimde devam ediyorum.  Türkiye’de ve yurtdışında sıkça sergi etkinliklerim oluyor. Bu kadar yoğun çalışmalar içinde sosyal sorumluluk  projelerine nasıl zaman ayırdığım konusunda çevrem tarafından da sürekli sorular alıyorum. Ancak bir sanatçının sosyal sorumluluğunun da olmasına ve buna  zaman ayırması gerektiğine inanıyorum. Bu son projemizin ilginç bir hikâyesi var. Sosyal medyada beni takip eden kanser hastası bir hanım arkadaşımız, hevesle benim tablolarımın aynisini yapmak istediğini dile getirdi.

SORU: Nasıl yardım ettiniz?

ÇETİNKAYA: Resimleri aşama aşama yapmasını sağladım. Sıkıntılı geçen tedavi süresinde sanatla ilgilenmesinin kendisine müthiş moral verdiğini gözlemledim. Sonrasında bu hanım arkadaşımızla birlikte ortak bir sergi yapabilir miyiz diye düşündüm. Bu isteğimi, yıllardır sosyal sorumluluk projelerinde birlikte çalıştığımız ve tüm projelerimizi  koordine eden ve sanat danışmanlığımı yapan dostum Çetin Uyan’a bildirdiğimde o da heyecanla karşıladı. İsterseniz projenin detaylarını size kendisi anlatsın.
ÇETİN UYAN: Sanatçı dostum Çetinkaya’ya beni onurlandırdığı için teşekkür ediyorum. Hocamın da söylediği gibi yıllardır proje üretiyoruz. Hocam Kanada’ya yerleşmeden önceki yıllarda yaptığımız etkinliklerin aylık ortalaması 6-7 civarındaydı. Bu kadar etkinliği nasıl yapıyoruz, nasıl yetişiyoruz diye zaman zaman benimde şaşırdığım oluyordu.
Bu son projemizden söz edecek olursak, Hocam bana projeden söz ettiğinde ben de çok heyecanlandım ve projeyi büyütmemiz gerektiğini düşündüm. Bir hanım arkadaşımıza vereceğimiz moralin dışında daha geniş kitlelere ulaşarak farkındalık yaratmak istedik.  Türk Tıbbı Onkoloji Derneği ile bağlantı kurdum. Armada AVM’de faaliyet gösteren GaleriM Sanat Galerisi  ile görüştüm projemize onlarda  destek verdi. Projemiz, ortak sosyal sorumluluk projesi haline geldi. ‘’Kanserde Erken Tanı Hayat Kurtarır’’ sloganı ile  yola çıktık.

SORU: Nasıl gerçekleşecek bu önemli proje?

ÇETİN UYAN: Emine Tülay Şahin ve Hikmet Çetinkaya’nın satışsız ortak bir sergi olacak. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özet ve Doç. Dr. Necati Alkış bizleri konuşmaları ile aydınlatacaklar, dernek gelen konukları broşür ve katalog ile bilgilendirecek. Sanatçımız Hikmet Çetinkaya 80×100 cm. boyutlarındaki  tuvale canlı performans ile resim yapacak ve yaptığı resmi gelir amaçlı  derneğe bağışlayacak.

HÇetinkaya performansSORU: Daha önce de bağışları var mı?

ÇETİN UYAN: Hocam  yaklaşık on bin eser üretmiş, her proje sonrası canlı performansla yaptığı eserleri de bağışlıyor. Kendisi ile acaba bugüne kadar kaç eserini bağış yaptı diye hesap yapmak istedik hesabın içinden çıkamadık.

SORU: Sanatçıyı nasıl tanımlarsınız Sayın Çetinkaya?

ÇETİNKAYA: Her zaman söylerim burada  tekrar söyleyeceğim. Sanatçının bir elinde fırça, diğer elinde kitap ve yüreğinde sevgi olacak. Yaptıklarını hiç beğenmeyecek. Kullandığı malzemenin neye yaradığını ve kıymetini çok iyi bilecek.
Ve sonrasında sizin sanatçı olmanıza da toplum karar verecek. Bu düşüncelerle sanat yapıyorum. Resim tekniği olarak empresyonizm adı altında renkçi ve lekeci çalışmalar yapıyorum. Yoğun boya ve fırçanın dışında da ıspatula gibi değişik malzemeler kullanıyorum. Benim yaptığım resimler,  üzerinde günlerce, haftalarca, aylarca uğraşıp yaptığım çalışmalar değil. Duyguların gelmesi  çalışmaya başladığım an,  duyguların bittiği anda resmimin bittiği andır.

SORU: Sayın Çetinkaya sanatınızdan, sanata bakışınızdan söz eder misiniz? Neden “Gelincik Adam” diye anılıyorsunuz?

ÇETİNKAYA: Gelincik, her toplumun yaşanmışlığına göre yorumlanmış,  dünya üzerinde birçok anlamlı ifadesi vardır. Hiç kuşkusuz ortak anlamı ‘’Unutmama, anımsamadır. Örneğin Kanada’da Kasım ayında yapılan anma etkinliklerde unutmamanın simgesidir gelincik.
Her Kanadalı yakasına taktığı gelincik ile anılarının önünde saygıyla eğilir. Bununla yetinmeyip sembolü gelincik olan War Museum müzesini kurmuşlardır.
Ne mutlu ki bana ülkenin en önemli ve prestijli bu müzesinde  büyük boy sekiz eserim daimi olarak sergilenmektedir.
Japonlara göre ise gelinciğin felsefesi daha da değişiktir. Gelincik için şöyle derler. Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır yaşanmıştır. Bugünü vardır yaşıyordur. Ama yarını belli değildir. Her şey bulunduğumuz andır. Anı yaşamanın önemini vurgulayan ve kıymetini bilmemizi öğütleyen benimsediğim, benimsememiz gereken sözlerdir.
Bizler içinde unutamadığımız, unutulmaması gereken önemli yaşanmışlıkların simgesi olmuştur gelincik. Hiç düşündünüz mü?

IMG_2690SORU: Türkiye’de gelincik ne anlama geliyor, neyin simgesidir?

ÇETİNKAYA: Evet, yeryüzünde belki de en yoğun anlamı Türkiye’mizde.  Türkiye’de en güzel gelincik, en parlak gelincik Çanakkale’de büyür. Kan çiçekleri der Gelibolulular gelinciğe. Bahar gelmeye görsün, her yanı kırmızılar basar buralarda. Gelibolulular çok sever gelincikleri. Çünkü derler ki ‘’Açan her bir gelincik kan çiçeğidir. Şehit askerlerimizin her biri gelincik olmuş, sert rüzgârlara direnir de gitmez buralardan. Topraklar kana bulanmış gül biter mi hiç, biten kan çiçekleri.   Gelincik değer bilmektir, unutmamaktır, sevmektir, anımsamaktır. Gelincik yürek saflığı ve temizliğidir. Güzel görmektir, gelincik yaşadığımız anın değerini bilmektir.
Benim gelinciğe borcum var.

HİKMET ÇETİNKAYA

1958 yılında Konya’da doğdu. Denizli’de tamamladığı lise eğitiminin ardından; Ankara Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi-Resim Bölümünden 1982 yılında mezun oldu. Sanatçı gelincik temalı çalışmalarına yoğunlaştı ve ‘’Gelincik Adam’’ diye anılmaya başlandı. Türkiye’deki atölyesinin yanında, sanat çalışmalarına 2002 yılında Paris’te sonra, 2013 yılında Kanada – Toronto’da kurduğu atölyesinde ve Türkiye – Ankara’daki atölyesinde eş zamanlı olarak sanat çalışmalarına devam etmektedir. Bugüne 40 kişisel sergisi yurtdışında olmak üzere 121 kişisel sergiler yaparak, 800’den fazla karma sergiye katıldı. Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği Üyesidir.

ÖDÜLLERİ:
• 8 eseri (150 X 150 cm)  Kanada – Ottowa War Museum’da daimi olarak
sergilenmeye değer görüldü.
• Bişkek – Kırgızistan Gapar Aytiyev Güzel Sanatlar Müzesinde,
• Ontario Eyaleti Parlamentosunda,
• Toronto ve Ottowa Belediye Sarayında,
• Amerika – Brooklyn Belediye Sarayında,
• Kanada – St. John’s Başkanlık Sarayında
• Kanada – St. John’s Queen Elizabeth Libary – Memorial Üniversitesinde,
• Bulgaristan, Kırcaali Belediye Sarayında,
• Çin – Pekin Minzu Üniversitesinde,
• Melbourne Shrine of Remembrance Müzesinde,
• Canberra Avustralya Ulusal Müzesinde,
• Türkiye’nin değişik ülkelerdeki büyükelçilik ve konolosluklarında,
• İstanbul Bayındır Hastanesi’nde iki yüz kırk eser,
• İzmir Adnan Menderes havaalanında on sekiz metre uzunluğunda eseri,
• Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezinde yirmi sekiz metre uzunluğunda eseri,
• Yerli ve yabancı önemli koleksiyonlarda eserleri sergilenmektedir.
• 2006 – 2007 döneminde Kavaklıdere Rotary Kulübü Meslek Başarı Ödülü
• 2013 – 2014 döneminde Oran Rotary Kulübü Meslek Başarı Ödülü
• Yaptığı sosyal projeler için Kamu kurumları, vakıflar, dernekler tarafından
verilen onlarca başarı ve teşekkür plaketleri ve ödülleri,
• Fotoğraf Sanatı Kurumu ( FSK ) ‘da ilk defa, sanatçının belgeselini hazırlandı
• Ankara’da Yenimahalle Belediyesi tarafından yaptırılan NAZIM HİKMET KONGRE & SANAT MERKEZİ sergi mekânına “HİKMET ÇETİNKAYA SERGİ ALANI” adı verilerek, yaşamındaki en büyük ödül verildi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam