Ana Sayfa Güncel Sanat çağdaş ve günceldir

Sanat çağdaş ve günceldir

92
PAYLAŞ

Yaşadığı yaratıcı sürecin  tüm  anları  izlene bilinen, sıra dışı sergilerin, çizgilerin ve 3 boyutun aşığı  endüstriyel tasarımcı ressam Ali Herischi: ‘’ Benim yaptığım sergiler açılmıyor, başlıyor.  Sanat çok çağdaş ve günceldir. Hatta güncelden de biraz ötededir . Sanatla meditasyon huzurun ta kendisidir’’ dedi.

S.Ö.  Ali Herischi kimdir

A.H. Endüstiriyel tasarım ve resim bölümlerinden mezun olduktan sonra,  endüstiri  ve  resim karışımı yeni oluşan bir tarzın adeta yaratıcısı ve uygulayıcısı olarak anılmaya başladım. Çok farklı bir tarz ve biçim benimsedim. Büyük boyutlarda çalışmalar yapmam,  duvar resimlerine ilgi duymam ve endüstriyel  malzemeler kullanmam, çizgisel ve biçimsel figür  yorumlamam da bu iki eğitimi birlikte alıp, uygulamaya da birlikte sokmamdan  olsa gerek.  Bu boyutsal ve çizgisel imgelerin karışımı bir tarz oluşturuyor. Bu tarz bugünün şartlarında bugünkü çalışmam, yarın ne olur bilemeyiz..

S.Ö.  Çalışmalarınızın ortak bir özelliği olarak ne söyleyebilirsiniz?

A.H.  Resimlerimin en belirgin ortak özelliği, her boyuttaki çalışmalarımda aynı özelliği taşımasıdır. Bu özellik daha çok duyular olgusu içinde  kendimi  anlatabilmek adına yaptığım çalışamalardır. Kimi zaman olgunun yansıması farklılık gösterebiliyor. Çünkü sanatı sadece kendinizi anlatmak  üzerine yapamazsınız. Bazı özellikleriniz illaki özeldir ve özel olur. Çalışmalarım beni ifade eder. Ben de kendimi ifade ederim. Sanatsal gördüğüm ve akışların içerisinde hissettiğim, algıladığım kendimi yansıtma aşamasında ortaya çıkardığım bir doku var. O doku haliyle bir ifadedir.

S.Ö. Konsept çalışmalarınız başında mı  belirlenir, yoksa bitiminde mi ?

A.H.  Çalışmaların çok çok öncesinde belirlenmiş konseptler olur.  Hatta seneler öncesine dayanan belirlemeler dahi olabilir. Zaten çalışmaları sonradan anlamlandırmak doğru  olmaz. Konsept daha önceden belirlenmiş olmalıdır.

S.Ö. Konsept belirlerken yada çalışmalarınızın temasını nasıl belirlersiniz.?

A.H. Sanat çok çağdaş ve günceldir. Hatta güncelden de biraz ötededir. Geleceğin sanatı sosyal sanattır. Bence gelecekte  sanat  birey tarafından ‘’kendi’’ varoluşunu, yaşam tarzını ifade edecektir. Çünkü bugün sanatın kırılma noktasındayız. Bugünkü sanat anlayışında bu konseptler ve temaların belirlenmesi sanki geleceğin sanatını anlamak, anlatmak ve ona katkıda bulunmak  gibi. Çünkü sanat çok büyük bir olgudur ve  ‘’ ben sanatı biçimlendiriyorum’’ demek çok iddialı bir söylemdir. Aslında konsept ve tema sizi bulmaz, sizin onu yaratmanız gerekir. Gelecek sanatın biçimlenmesi tabii ki tek alanda olmayacaktır. Mimarisiyle, sergisiyle , baskısıyla, sunumuyla farklı düzeyleri ve yüzeyleriyle olacaktır. Bugünkü sanat algısı ve olgusu içerisinde bir çok kavram değişecektir.

S.Ö.  Çalışmalarınız her zaman özel bir alan için mi  oluyor, yoksa çalışmanın bitiminde bir dekor unsuru mu oluyor?

A.H. Her mekan tasarımsal olarak size bir fikir verir. Ruhsal olarak ip uçları verip çalışmalarınızı yönlendirir. Aslında mekanların çokluğu birbirlerine olan benzerlikleri  gerçeğini değiştirmez. Bu da çalışmalarınız sırasında seçenekleri kısıtlar . Keşke aksi olup çağdaş  mimaride özel mekanlar bulunabilse idi. Biçim, şekil, ışık, leke ve mekan içerisindeki  fonksiyonel temaları  anlatabilecek duvar parçasında, duvar lekesi diyebileceğimiz boyutlarda çalışma şansı bulmak inanılmaz sevindirici ve moral dolu bir çalışmayı doğurur. Mimari bir projenin  içinde mekan içi ve mekan dışı ortak çalışmalar çok anlamlı olur.

S.Ö. Sergileriniz çok farklı, biraz da onlardan bahsedermisiniz?

A.H. Benim yaptığım sergiler açılmıyor. Başlıyor. Başladıktan sonra biçimleniyor. Bu biçimlenme yaklaşık 1 hafta ile 10 günü buluyor. Herkes bu süreci izliyor. Bu süreç benim için çok keyifli oluyor. İzleyicilere de sormak gerekir tabii. Sergi zamanla biçimleniyor ve fotoğraflanıyor. Video ya çekiliyor.  

“Duvara asılan her şeyi basite indirgememeliyiz”  

Her mekan tasarımsal olarak size bir fikir verir. Ruhsal olarak ip uçları verip çalışmalarınızı yönlendirir. Aslında mekanların çokluğu birbirlerine olan benzerlikleri  gerçeğini değiştirmez. Bu da çalışmalarınız sırasında seçenekleri kısıtlar .

S.Ö.  Yapıtlarınızın mekânlarla ilişkisini tanımlar mısınız?

A.H. : Bugün yaptığım çalışmaların bir biçimlendirme ve anlatım tarzı var. Bu anlatım şekli haliyle bir boya sürüşü ve fırça darbesiyle oluşan sınırlandırılmış leke ve kurgudur. Bu kurguyu yaparken “Acaba bu telden ya da metalden yapılsaydı; betondan dökülseydi düşer miydi, düşemez miydi; ayakta kalır mıydı?”  gibi tasarım ve pragmatik eğitimden ve mimari kurgulara biraz aşina olmaktan kaynaklanan bir sorgulamam olur bazen. Fakat bunları fiili konumlandırma imkânı olduğunda ‘’idealize’’ ettiğim kurgu çıkar ortaya; yarı çizim, yarı boyutsal biçim şekli. Umarım bu tarz çalışma bir gün gerçekleşir.

S.Ö. Bu tür çalışmalarla bir mekâna neler kazandırılabilir?

A.H. : Yalınlık, tamamen yalınlık için “hiçbir şey” diyebileceğimiz anlamda mekânın biçimi eğer bütün haliyle bunu yansıtıyorsa, bence hiçbir şeye gerek yok; yani resme de gerek yok. Işıklandırma ne kadar saklı ve doğal ise, biçimlendirme ne kadar fonksiyonel ve yalınsa o kadar doğru bir doku yaratır ve süslemeye gerek kalmaz. Eğer mimari proje öncesi biçimlendirme imkânım olursa, o aşamalarda daha çok hacimsel figür ve insanın da var olabildiği biçimlerle uğraşmak isterim. İşte o zaman mekâna bir şeyler kazandırabilinir.

S.Ö. Gelecek planlarınız nelerdir?

A.H. Hani denir ya “Yeni bir şeyler deneyeceğim, yeni bir yerlere gideceğim. ‘’Bunların bazısı gerçekleşir bazısı gerçekleşemez. Zamanımın da pek fazla olmadığını biliyorum çünkü bu kadar projeye yıllar yetmeyebilir. Gelecek planım bağımsız olmak! “Ancak bağımsız olabilirsem bağımsız şeyler yapabilirim, bağımsız şeyler bağımsız olduğu için iyidir, iyi olduğu için de bağımsızdır.” gibi bir döngü söz konusudur.

 

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam