Ana Sayfa Güncel “Salı atışmaları” Türkiye’yi geriyor

“Salı atışmaları” Türkiye’yi geriyor

60
PAYLAŞ

Liderlerin Salı günleri partilerinin Meclis gruplarında yaptıkları konuşmalar vatandaşlar arasında yaşanan büyük gerilimin ana nedenlerinden biri oldu.
Bu toplantılarda artık ülke yönetimiyle ilgili görüşler sergilenmiyor, adeta küfre varan hakaretler sıralanıyor.
Örneğin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmalarını televizyondan geçen ve bu Salı canlı olarak izledim.
Duyduklarıma inanmak gerçekten zordu.
Kılıçdaroğlu geçen hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu için “Alçak diyeceğim ama alçağın da bir seviyesi var… Çukur” dedi.
CHP lideri bu haftaki konuşmasında da Davutoğlu’nu “23 Nisan çocuğu” olarak nitelendirdi ve gruba kendisini dinlemek için gelen partililere, “Hırsızın olduğunu biliyoruz. Parlamento’ya gelirken elinizi cebinizden çıkarmayın. Ne olur, ne olmaz” diye konuştu.
MHP lideri Devlet Bahçeli de hakarette Kılıçdaroğlu’nu aratmadı doğrusu. Bahçeli son iki haftada grup konuşmalarında Davutoğlu’nu “Gölgeden ve tabeladan ibaret bir başbakan” olarak tanımladı, yolsuzlukla mücadele edemediğini ifade ederek, “Kendisi büyüdükçe namuslu olmanın çizgisinden çıkmış, kanunsuzluğun pençesine mi düşmüştür” diye sordu.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise, Cizre olaylarının Hükümetin emrindeki güçlerce çıkarıldığını savundu, “ “Sadece Cizre’yi değil bütün Türkiye’yi AKP’nin eşkıyalarından temizleyeceğiz” ifadesini kullandı.
Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun tüm bu sözlere yanıtları aynı şiddette olmasa da yine sert sayılırdı ve ortamı yumuşatmaya değil germeye yönelikti.
++
Her gün televizyonda ülkenin çeşitli kentlerinde yapılan yürüyüşlere tanık oluyoruz. Öfkeli insanlar ellerini, kollarını sallayarak bağırıp çağırıyor, birilerini tehdit ediyor, hatta onlara küfrediyor.
Tavandaki siyasi manzara, sokağa aynen yansıyor yani.
Siyasette rakip partiler arasında elbette rekabet olacaktır ama bunun zarafetle, nezaketle yapılması gerekir.
Hatırladığım kadarıyla liderlerin ağzı hiçbir dönemde bu kadar bozulmamıştı.
İsmet İnönü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Yıldırım Akbulut, Erdal İnönü, Necdet Calp, Turhan Feyzioğlu, Osman Bölükbaşı ilk aklıma gelen parti liderleri. Onların yukarıda naklettiğim şekilde konuşmalar yaptıklarına tanık olmadım. Sert eleştiriler olurdu ama küfre varan hakaretler katiyen olmazdı.
Türkiye’nin sakinleşmesi galiba siyasi liderlerin sakinleşmesine bağlı.
Partilerinin grup toplantılarına müsekkin hap alarak ya da birkaç kadeh atarak mı çıksalar acaba?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam