Konya ve Antalya sınırında, Geyik Dağları’nın eteklerindeki Taşeli platosunda yer alan Eğrigöl, el değmemiş doğası ve endemik bitkileriyle yaylacılar, doğa ve fotoğraf tutkunları ile kampçıları misafir ediyor.

Mayıs ayına rağmen kar kalınlığının yer yer 2-3 metreye çıktığı bölgeye, Konya’nın Hadim ilçesinden gitmek isteyenler, 3-4 saatlik zorlu bir yürüyüşün ardından ulaşıyor. Bölgeye Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinden de araçlarla ulaşmak mümkün.
Torosların en yüksek zirvelerinden Geyik Dağları’nın eteğinde yer alan 2 bin 100 metre rakımlı Eğrigöl, bitki çeşitliliği, farklı renklerdeki çiğdemler ve endemik bitkileriyle dikkati çekiyor.

Kıvrılarak göle akan çayların oluşturduğu menderesler arasında rengarenk açan çiçekler, dağlarda damar damar uzanan kar örtüsü ile eşsiz bir manzara oluşturuyor.
Hadim, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerinin oluşturduğu üçgenin ortasında yer alan Eğrigöl’e doğa ve fotoğraf tutkunları ile olta balıkçılığı meraklıları günübirlik ziyarete geliyor. Gölün etrafında kamp yapanlar ise geceyi burada geçiriyor. Bölge, dağ bisikleti ve trekking için de misafirlerine doyumsuz anlar yaşatıyor.

Zaman zaman yabancı turistlerin de ilgi gösterdiği gölün yakın çevresinde ise yaylacıların sıcak havadan kaçarak sığındığı yayla evleri yer alıyor.
Sahil kentlerinde denize girilirken, aynı dönemde ziyaretçilerine kayak yapma imkanı da sunan göl, piknik için gelenleri de ağırlıyor.
Eğrigöl’e kamp yapmaya gelen dağcılardan Ömer Faruk Gülşen, uzun yıllardan beri gerek Türkiye gerek yurt dışında birçok zirve tırmandığını söyledi.
Aynı zamanda doğa fotoğrafçısı olarak Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki dağlara tırmanış yaptığını anlatan Gülşen, “Özellikle Akdeniz’de bakir olan bölgelere gidiyorum. Kilikya, Pisidya ve Likya bölgelerinin bilinmeyen veya az bilinen zirvelerinde ekolojik yapıyı fotoğraflıyorum. Grup liderliği yaparak yerli ve yabancı turistleri gezdiriyorum.” dedi.
– “Çok sayıda endemik çiçek bulunuyor”
Taşeli platosuna her yıl arkadaşlarıyla kamp için geldiklerini belirten Gülşen, şöyle devam etti:

“Burası çok sevdiğim, bakir, oldukça sulak bir bölgedir. Ekosistemi diğer bölgelere göre oldukça farklıdır. Bin 700 metrelere kadar sedir, ardıç, ladin, köknar ve kara çam var. Daha yükseklerde çok sayıda endemik çiçek bulunuyor. Soğanlı bitkiler, sarı ve farklı renklerde çiğdemler, boylu sümbüller, gelin tacı dediğimiz ters laleler, boylu laleler geniş bir alanda görülebilir. Biraz daha yukarılarda Sultan Ana zirvesinde ise İpar Gülü fotoğraflanabilir. Bu sene kar fazla yağdığı için biraz geç açıyorlar. Kar suları ve kaynaklardan beslenip güneye doğru akan çaylar, Eğrigöl’den başlayarak menderesler oluşturur, bir kısmı denize geri kalanı ise Alara çayına dökülür. Burası çok fazla bilinmeyen, bu nedenle de koruma altına alınmayan bir bölge. Mutlaka koruma altına alınması lazım.”

“Bir tabiat parkı olarak değerlendirilebilir”
Gülşen, son dönemde piknik için gelenlerin sayısı arttıkça bazı çevre sorunlarının ortaya çıkmaya başladığına işaret ederek “Bölgeye çöp atılmaya başlandı. Biz her sene gelip çöpleri topluyoruz. Ama çözüm değil, insanların bilinçlenmesi ve koruma altına alınması lazım. Bir tabiat parkı olarak değerlendirilebilir. Ekosistem için çok önemli bir bölge, onun için çok duyarlı olunması gerekiyor.” diye konuştu.
Eğrigöl’ün her türlü doğa sporunun yapılabileceği özelliklere sahip olduğunu vurgulayan Gülşen, “Eğrigöl gerçekten doğa turizmi için çok güzel bir alan. Dağ bisikleti, doğa fotoğrafçılığı, kampçılık, tırmanma, kayak ve trekking yapılacak en güzel yerlerden biridir.” dedi.
Yaklaşık 15 yıldır dağcılık yaptığını dile getiren Erdi Yılmaz da “Uşak Üniversitesinde öğretim görevlisiyim. Türkiye’nin birçok dağına tırmanış gerçekleştirdim. Torosları çok seviyorum. Mayıs ayında kar görebilmek için Eğrigöl’de kamp yapmaya karar verdik. Doğa fotoğrafları çekip sosyal medyada paylaşıyorum. Burası Antalya’ya çok yakın bir yer. Sahilde insanlar denize girerken, burada 2 bin metrede karlar arasında kamp yapmak gerçekten mutluluk veriyor.” ifadelerini kullandı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...