İnsanoğlu, üstünde yaşadığı “Dünya” adlı gezegeni yaşanamaz hale getirmekte kararlı…
Bu konuda; Lider Ülke(!) Türkiye’nin de önemli bir rolü var tabii ki…

Nedeyse bütün akarsuların üzerine HES yapmak, maden aramak için zeytinlikleri yok etmek, daha tam kömür haline gelmemiş yakıtlar kullanarak termik enerji santralleri kurmak ve bir deprem bölgesi olan ülkemizde, he de deniz kenarında nükleer santral kurmaya kalkışmak gibi…

Bu arada İstanbul’a yapılanları da unutmamak gerek…
Bir zamanların “Dünya İncisi” olan kent, vurulan her kazmayla biraz daha yaşanamaz hale getirildi…

Bazılarının “FETÖ’nün ilk darbe girişimi(!)” olarak nitelenen Gezi olayları yaşanmamış olsaydı, belki de “rant hırsının kör ettiği gözler” sayesinde daha da kötü olacaktı İstanbul’un durumu…

Ama İstanbul’u yönetenler pes etmedi…
Bebek aşiyan Parkı’nın Hisarüstü-Aşiyan füniküler hattı çalışması nedeniyle kapatılması, bir alarm zili oldu… Bu İstanbul’da şantiye alanı haline gelen diğer parkları getirdi… Şehir planlamacıları ve uzmanlar, bu durumun “yüksek kamulaştırma bedellerinden kaçmak” isteğinden kaynakladığı görüşündeler…
Aşiyan Parkı’na yapılmak istenen akıl alır gibi değil ama, iş bununla bitmiyor ne yazık ki… Fulya, Maçka, Göztepe ve Fındıklı parkları da, geçirilmesi düşünülen metro, tünel, kavşak gibi projeler söz konusu…

İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarı 2 metrekare civarında… Bunun gelişmiş ülkelerde 10 metrekare olduğunu hatırlayınca insan “İstanbullu yakın bir gelecekte yalnızca evlerdeki küçük sıksılarda yeşillik görecek her halde” diye düşünüyor ister istemez…

…Ve biz İstanbul Adliye Sarayı’nı Abide-i Hürriyet Parkı yok ederek yaptık…
O arsa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülküydü çünkü…
Sorumluluktan kurtulmak için “yol yaptık yol” demek yetmez artık… Çünkü o yollarda yürüyerek 15 dakikada geçilecek bir mesafeyi, otomobil iye 1 saatte geçiyor millet…

Bu arada AKP bir eski Meclis üyesinin sahibi olduğu Beykoz Anadolu Hisarı’ndaki Big Chefs Restoran’ın 6 ay önce bir mafya hesaplaşmasına sahne olduğunu hatırlıyor musunuz..?
İşte o restoran kaçak çıktı… Göksu Deresi’nin İstanbul Boğazı’na bağlandığı noktadaki restoranın bulunduğu parsel ile ilgili herhangi bir yapı ruhsatı, yapı kullanım izin belgesi ve hatta bir mimari proje yok…
Eeee, burası İstanbul, her şey mümkün..!