Oğluna terlik atan anneye dava açıldı. Otobüste şortlu genç hemşireye tekme atan saldırgan da bir aydan fazla hapis yattı. Şiddetin önlenmesi açısından önemli gelişmeler bunlar.

Bu vesileyle futboldaki tekme, kafa ve dirsek olaylarına bakmakta yarar var:

Daha geçen hafta Beşiktaşlı Quaresma, Trabzonsporlu Yusuf Erdoğan’ı sert bir ayak darbesiyle sakatlayıp oyun dışı bıraktı. ’nin Akhisar Belediyespor’la yaptığı maçta ise Fenerbahçeli Robin van Persie, Serdar Kesimal’la girdiği ikili mücadelede gözünden sakatlanıp hastanelik oldu.

Türk futbolunun gelişmesini istiyorsak sahada rakibine tekme, kafa ve dirsek atan futbolcuların kırmızı kart gösterilerek oyun dışı bırakılması yeterli olmamalı, darp, yaralama gibi iddialarla mahkemeye verilip yargılanmaları sağlanmalı.

Liglerdeki neredeyse bütün maçlar kameralar vasıtasıyla kaydediliyor. Dolayısıyla rakibini kasti biçimde sakatlayan oyuncunun saptanması son derece kolay.
Birkaç futbolcu yaralama fiili nedeniyle kulüplerinden ihraç edilse, bu kadarla kalınmayıp yargılanıp hapse atılsa emin olun Türk futbolu çok şey kazanır, sahalarda adeta gül açar.
Böyle bir centilmenliğin yaygınlaşması tribünleri de etkiler ve futbolumuz bugünkü kör döğüşü görüntüsünden uzaklaşır.

Kadınlar, erkeklerin kadınlara yönelik şiddeti konusunda çok hassas davranıyor da, erkeklerin erkeklere yönelttiği şiddeti ya olağan karşılıyor ya da görmezden geliyor.
Resmi istatistiklere göre Türkiye’de 2015’de 1542 cinayet işlendi. Ölenlerin sadece 369’u kadındı.
Yani erkeğin erkeğe şiddeti kadına yönelttiği şiddetten yaklaşık 4 kat fazla.

Bir sorunun çözümü öncelikle o sorunun doğru anlaşılmasından geçer.
Bu gerçeği galiba unutuyoruz.