Ramazan ayı boyunca oruç tutan pek çok kişi, bayramın gelmesiyle birlikte daha çok yemek yeme eğilimine girebiliyor. Oruç süresince yavaşlayan metabolizma hızı, bayramda tüketilen gıdalarla alınan enerjiye ayak uyduramayınca, çeşitli sorunları ortaya çıkabiliyor.

Bayramda sık karşılaşılan mide ve hazımsızlık problemlerinin önüne geçebilmek için dengeli ve düzenli beslenme kurallarına dikkat etmek büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, ’nı keyifli ve sağlıklı geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.

Geri çevrilemeyen ikramlar sağlık sorunlarına yol açabilir

Kültürümüz gereği bayram denilince akla ilk olarak ziyaretler, cezbedici ikramlar ve kalabalık sofralar gelmektedir. Bayram için ikram ve kahvaltı hazırlıkları genellikle evlerde günler öncesinden başlar. Bayram sabahı aileler bir araya gelir, sofralar kurulur, börekler, kızartmalar, tatlılar eşliğinde muhabbetle saatlerce süren bir kahvaltı yapılır. Sonrasında bayram ziyaretlerinde ısrarlarla geri çevrilemeyen ikramlar, bir ay boyunca kendini uzun süre açlığa alıştırmış sindirim sistemini yorar. Bu durum ishal, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi sağlık sorunlarını berberinde getirebilir.

İkramları az az ve seçerek tüketin

Özellikle hipertansiyon, diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunan kişiler, bayram boyunca ikramların tüketiminde çok dikkatli olmalıdır. Hastalıkların tetiklenmemesi için ikramlıklar arasında seçim yapılmalı, sağlıklı ve hafif gıdalar tercih edilmelidir. Bu ikramların porsiyonlarına dikkat edilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Ziyaretlerinizi ana öğün saatlerinize göre planlayabilirsiniz

Bayram sabahına sağlıklı bir kahvaltıyla başladıktan sonra diğer öğünlerde de aynı hassasiyet gösterilmelidir. Öğlen yemeği et ise akşam sebze olmalı, pişirme yöntemi olarak kızartmadan kaçınılmalıdır. Çorba, salata, yoğurt ana yemeklerin yeninde yenmeli, pilav ve makarnadan uzak durulmalıdır. Özellikle yemek sonrası tatlı yenmemledir. Yemek saatlerine de büyük özen gösterilmelidir. Öğün geciktiğinde veya atlandığında şeker düşmesine bağlı olarak tatlı tüketim isteği artarken, yemek porsiyonları da büyüyecektir. Bayramda sık karşılaşılan bu durumu engellemek için bayram ziyaretleri mümkün olduğu kadarıyla öğün saatlerine göre planlanmalıdır.

“İçmek için ne alırdınız?” sorusuna yanıtınız “bir büyük bardak su” olabilir

Bayramda, su tüketimi hem oruç sonrası olması, hem de havaların sıcaklığı sebebiyle daha fazla önem kazanmaktadır. Yetersiz su tüketimi vücutta elektrolit dengesini bozacağından; baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik gibi şikâyetleri beraberinde getirecektir. Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litre olup, su dışında içilen hiçbir içecek suyun yerini almamaktadır. Bayramda su dışında içilen içeceklerde bitki çayları, sütlü kahve, ayran, komposto gibi içecekler tercih edilirken; asitli içeceklerden ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

Bayramda sağlık sorunları yaşamamak ve kilo alımını engellemek için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

1 -Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalıdır.
2- Hamurlu tatlı tüketimi sınırlandırılmalıdır.
3- Bayram ziyaretlerinin yoğunluğu sebebiyle öğün atlanmamalı ve ana öğünler tatlı, dolma veya börek gibi ikramlarla geçiştirilmemelidir.
4- Öğünlerde salata, sebze yemeği gibi posa içeriği yüksek yiyeceklere yer verilmelidir.
5-Ana yemeklerin yanında yardımcı yemek olarak adlandırılan pilav, makarna, püre oldukça azaltılmalı, bu karbonhidrat kaynakları yerine ekmek tercih edilmelidir.
6-Yemeklerin yanında asitli içerecekler ve meyve suları yerine, ayran, az şekerli komposto içilmelidir.
7-Bayram boyunca pişirme yöntemi olarak sote, fırın ve haşlama yöntemleri kullanılmalıdır.
8-Günlük posa alımını artırmak için çavdar, kepek, tam buğday gibi posa içeriği yüksek ekmekler tercih edilmelidir.
9-Fazla çikolata ve tatlı tüketimini engellemek amacıyla, ihtiyacı karşılayacak miktarda bayram alışverişi yapılmalıdır.
10-Bayramda hareketsizlikten uzak durulmalı, fırsat buldukça egzersiz ya da yürüyüş yapılmalıdır.