İnsanoğlu bir garip… Zengin olmak, güç sahibi olmak adına her şeyi yapabiliyor ama sağlığı için çok küçük tedbirleri bile almakta zorlanıyor.

Taa ki hastalık kapısına gelip çalana kadar…
Burada kastettiğim, sağlıksız yaşam tarzı!
Yani İnsanoğlu yaşarken sağlığına dikkat etmiyor.
Uykusuna, sporuna, aldığı gıdaya, aldığı ürünlere de dikkat etmiyor.

Oysa şu üzerinde yaşadığımız beden bizim her şeyimiz. O beden bizi yaşatıyor. Eğer beden sağlıklı değilse akıl hiçbir işe yaramıyor.
İnsanın hasta olduğu zaman gülmesi, neşeli olması, eğlenebilmesi mümkün mü? Elbette değil.
Bedenimiz ne kadar sağlıklı dinç ve güçlüyse biz de o kadar keyifle güleriz, sağlıklı düşünebiliriz.
Fransa’nın şekerli içecekler yasak getirdiğini öğrenince, “tamam dedim artık bazı oyunlar bozuluyor.”

Birçok ayaküstü firmasında limitsiz verilen şekerli içeceklere kısıtlama getiriliyor. Yani sabit ücretle istediğiniz kadar şekerli içecek içemeyeceksiniz!
Oysa bunun, Fransa gibi eğitim düzeyi yüksek bir ülkede devlet eliyle yapılması gerekir miydi, sorulması gereken soru bu bence?
Demek ki beslenme sorunları sadece geri kalmış ülkelere ait bir sorun değil. Elbette devletin de kontrol etmesi gereken bir durum gıda ve gıdaların içerikleri.
Halkı mutlaka uyarmaları bazı kısıtlamalar getirmeleri de çok önemli.

Ama diyelim ki firmalar bazen devleti de kandırabilir veya rüşvetle bazı kilit noktadaki isimlerden izin alabilirler.
O halde bize görev düşmüyor mu?

Kendimiz için kendi bedenimizi tüm kötü etkili gıdalardan korumak gibi.
Dünya Sağlık Örgütü şekerli içeceklerin, içinde kimyasal katkılar bulunan gıdaların, fazla kilolara ve sağlıksız beslenmeye yol açtığının altını çiziyor.
Yani aslında siz ne yersiniz, ne içersiniz, siz osunuz.
Vücudunuz yediğiniz ve içeceklerinizden ibaret.
Bu durumda başkalarının bize iyilik yapmasını niye bekleyelim ki?
Ben, hiç kimseye güvenmeyip olabildiğince doğal gıdalarla, şekerli maddeler ve üç beyazdan uzak durarak veya daha az tüketerek sağlığımızı kendi kontrolümüzün altına almalıyız diye düşünüyorum.
Sonuçta sizin sağlıklı ve uzun yaşamanızın kimseye bir faydası yok, sadece size faydası var.
O zaman sağlığınızı kendinizi düşüneceksiniz, kendi kontrolünüze alacaksınız başkasının, kontrolüne değil.
Hepinize sağlıklı ve uzun bir yaşam dilerim.

PAYLAŞ
Önceki İçerikYaşlılıkta her ilaçla bir bardak su iç!
Sonraki İçerikPromosyon istemiyoruz
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.