CHP’nin “Adalet” yürüyüşü başarıyla sürüyor. Böylece, yargının siyasi baskı altında olduğu toplumun gündemine geldi, tartışılmaya başlandı.

CHP’liler yürümekte başarılı ama sağlıklı bir adalet sisteminin nasıl oluşturulacağı konusunda henüz elle tutulur, gözle görülür bir öneri getirebilmiş değiller. Bu alanda yapılması gereken ilk şey, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun oluşumunun yeniden gözden geçirilmesi, söz konusu kurulun seçiminde siyasi iktidarın ağırlığının devre dışı bırakılması olmalıdır.

Ve yapılması gereken bir diğer önemli şey de şu:
Bilindiği gibi, mahkemelerin verdiği kararları adil bulmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruyor ve çoğu kez haklı bulunarak Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkum ettiriyor.

Şu anda AİHM’in gündeminde Türkiye’den yapılmış binlerce başvuru var. Bunlar nedeniyle yüzlerce milyon Euro tazminat ödeyeceğimizi şimdiden söylemek mümkün.
AİHM, genellikle tutukluluk süresinin uzun tutulması, soruşturmada ve yargılamada gerekli özenin gösterilmemesi gibi nedenlerle tazminat cezalarına hükmediyor ve bu cezalar devlet tarafından ödeniyor.
Yani, hakim ve savcıların hataları yüzünden karşı karşıya kalınan cezalar halkın verdiği vergilerle karşılanıyor.
İşte bu sorun çözülmeli.

AİHM’in hükmettiği tazminat cezalarını, hatalı tutumları, yanlış kararları nedeniyle Türkiye’yi mahkum ettiren hakim ve savcılar ödemeli.
Verdikleri kararlar nedeniyle ileride ağır cezalar ödemek zorunda kalacağını bilen hakim ve savcılar çok dikkatli davranır, evrensel hukuk kurallarından milim sapmamaya azami özen gösterirler. CHP’nin bunu sağlayacak bir kanunun çıkması için elinden geleni yapması gerekir.