Reyting rekorları ve gelecek!

0
71

Tamam, siyasi açıdan çok sorunumuz var…

…Ve herkes birilerini, farklı siyasi görüşleri olanları yani başkalarını suçluyor…
Bence yapılabilecek en büyük hatalardan biri bu… Siyasetçilerin de bizim aramızdan çıktığını unutuyoruz sanki… Bizim gibi zaafları, kendi koydukları hedefleri ve vazgeçilmezleri olan insanlar onlar da…
Ortamın “her şeye müsait” olması, asıl sorun hâlbuki…
Televizyonlarda yayınlanan ve siyasi içeriği olmayan programların reyting sıralamasına bakarım ben, insanların eğilimini görebilmek için…
Örneğin her zaman büyük ilgi çeken Survivor’a bir bakalım…
Ünlüler ve Gönüllüler diye 2 takım halinde yarışanlar var… İnsanların çok zor koşullarda yaşadığı bir ortamda geçiyor… İlginç özelliği, her hafta birilerinin diskalifiye olması ve bu yarışmacıların şaşırtıcı şeylere başvurmasına neden oluyor…
Önce takımlar içinde gruplar çıkıyor ortaya, sonra hızlı grup değiştirmeler… Amaç finale kalmak olunca, kafayı rakip takıma değil, kendi takımına takıyor insanlar… Herkes birbiri hakkında konuşup ağır sözler söylüyor ama bunlar hep “arkadan konuşma” türü oluyor… Sonra söyledikleri her şeyi inkâr edebiliyorlar…
Neticede; sıkı bir Survivor izleyicisi, kendini sanki “siyasi kulisleri takip ediyor” sanmaya başlıyor…
Fiziki becerilere bağlı olduğunu sandığınız bir programın, bir anda “taktik savaşlarına” döndüğünü görenler, mecburen normal hayatta da işlerin böyle yürütüldüğü sonucuna varıyor…
Şu anda Survivor yayına yok ama, aynı televizyon kanalında reytingleri alt üst eden bir program var… Adı Gerçeğin Peşinde… Çözülmemiş cinayetler, kaybolan insanlar gibi konularda başvuranlara yardım etmeye çalıyor… Güzel ve etkili bir uzman kadrosu var… Sunucusu olaya hâkim…
Format gereği ihbarlara ve tanıklara gerek var ve iş tam da burada sarpa sarıyor…
…Ve ben insanların sırf spor olsun diye kendini ihbarcı olarak tanıtıp, ortalığı karıştıranların amacını anlayamıyorum…
Olay kabalık bir ailede geçiyorsa, bu sefer işe akrabalar karışıyor ve “suçlamanın bini bir para” durumuyla karşılaşıyor… Akrabaların suçlamalarıyla, 17 yıl önce bir cinayete kurban olmuş kızının katilini aradığı için programa başvuran bir baba, bir numaralı zanlı olabiliyor, örneğin…
Bütün bu gariplikler üst üste gelince de, ister istemez ülkemin insan dokusu hakkında ürpertici sonuçlara ulaşıyorum…
“Böyle bir dokunun verdiği oylarla seçilen siyasetçiler de, hangi siyasi parti ve görüşten olursa olsunlar ancak bu kadar olur” demek, hiç bir şeyi çözmüyor bu arada…
Kuklacının başarıya ulaşmasına az kaldı galiba..!

Paylaş
Önceki İçerikTekvando ve 15 Temmuz…
Sonraki İçerikYeni konutlar senetle satılıyor
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.