Cumhuriyet Halk Partisi Bilgi ve İletişim Teknolojileri Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger ile Referandumun sonuçlarını içeren çok önemli bir rapor hazırladı.

Bu raporu alarak inceledim ve gördüm ki çok önemli hukuki konular var.
Birincisi, sandık başında uygulanan baskı ve şiddet ile ölenleri, sandık bölgesinde olmayanları, sağlık sorunu yaşayanları da kapsayacak şekilde toplu “Evet” oyu atılmasıdır.
İkincisi, YSK’nın mühürsüz pusula ve zarf kullanımıyla ilgili hukuk dışı kararlarıdır.
Üçüncüsü, “Tercih” yerine “Evet” mührünün kullanılmasıdır.

Dördüncüsü, Türkiye’de daha önce hiçbir seçimde görülmeyen eksik zarf ve pusula sorunu ile sayısı tam olarak tespit edilemeyen ancak binlerce sandıkta sahte oy kullanılmasıdır.
Aksünger, “Referandumda halkın Hayır dediğini ancak hukuk dışı yöntemlerle sonucun gerçek halk iradesinden farklı yönde gösterildiğini biliyoruz. Hukuki sürecin yanı sıra, bu iddiamızın veri üzerinde yaptığımız çalışmalarla da doğrulandığını görüyoruz” dedi.
Gerçekten çok önemli iddialar bunlar.

Bu iddiayı doğrulayacak veriler raporda, “Hayır ve Evet oyları arasındaki farkın 1.38 milyon, geçersiz oy sayısının ise 862 bin seviyesinde olduğu göz önüne alınırsa, konunun önemi daha da iyi anlaşılmaktadır” görüşüne yer verildi.

Yüksek Seçim kurulunun tüm bu iddiaları tek tek yanıtlaması gerekir. Her ne kadar tam kanunsuzluk konusunda YSK hukuken resmi bir açıklama yapamazken muhalefet şerhi yazan Hakim Cengiz Topaktaş’ın ortaya koyduğu görüşü de ayıplı bir referandum olduğunu ortaya koymaktadır.
İşin mantık almayan yönü ise nüfusu çok büyük olan birçok il ile ilçede Hayır oylarının önde olmasına rağmen evet oylarının % 51’i aşmasıdır.
Sonuç olarak ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi atı alan Üsküdar’ı geçmiştir ki Üsküdar’da hayır çıkması da atasözü için espri yaratmıştır.
Vatandaş olarak bizi ilgilendiren en önemli olgu seçimlerin hilesiz ve gerçek halk iradesini yansıtmasıdır.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun YSK’ya yönelik çok ağır eleştirileri kuşku yok ki tarafsız, bağımsız ve gerçek hakimleri de üzmüştür.