Ana Sayfa Yazarlar Recep Tayyip Erdoğan gerçeği

Recep Tayyip Erdoğan gerçeği

162
PAYLAŞ

Son yıllarda Türkiye’de bir alışılmış tekerleme vardı. Türkiye kalkınıyor diye. Son yıllarda ya da aylar da olsun, Türkiye’den kiminle görüşsen, yandık, mahvolduk dertlenmesi dinliyorum. Peki, bu kalkınan Türkiye nereye gitti.

Türkiye’nin dertleri çok, bitecek gibi de değil. Her geçen gün de bu dertler kartopu gibi büyüyor. Komşular ile sıfır sorun diye yola çıkan Parti,  Rusya’nın da eklenmesi ile Yunanistan dışında tüm komşular ile arası açık ülke oldu.
Hatta arası açık çok hafif kalır, düşman ülke olduk. Türkiye’nin bu bataktan kurtulması kısa vadede de çok zor.
Çünkü Türkiye artık tek başlı.
Cumhurbaşkanı Recep tüm devlet yönetimini Başkanlık sistemindeki gibi eline almış gözüküyor.
AK Parti’nin ona rağmen hareket etmesi çok zor. Zaten böyle bir şey beklemekte, bugünkü ortamda çok zayıf bile değil imkansız.
Örneğin, yeni bir seçim oldu değil mi? Yeni bir AK Parti iktidarı görev başında.
Bugün Suriye ile ilişkileri düzetmek mümkün mü?
Hayır.
Hükümetin göbekten bağlı olduğu Cumhurbaşkanı buna en büyük engel.
İşte bu durumda parlamenter rejimden bahsetmek mümkün değil.
KENDİSİ İLE BARIŞIK DEĞİL
Yurtdışındaki kulisleri ve yorumları dinlediğiniz zaman Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın izlediği politikanın kavgacı ve kendisini mağdur gösteren konumda olması ön plana çıkıyor.
En son olarak uluslararası arenada İsrail ile ilk kapışması hafızalarda.
Hatırlanacağı üzere 2009 yılında Dünya Ekonomik Forumu için katıldığı Davos’taki oturumda Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanına Simon Peres arasındaki one Minute tartışmasındaki posta koyan tavrını dünya unutmadı.
Gerektiğinde Amerika’ya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, Avrupa’ya kafa tutan bir üslup ile Erdoğan Türkiye’nin dışardaki kavgacı yüzü oldu.
Peki, bu üslup, ’a ne kazandırır, Türkiye’ye ne kaybettirir.
Erdoğan Cumhurbaşkanı olmadan evvel bu çıkışları ile bir siyasi liderin yapması gerekenlerin en iyisini yani sürekli tribüne oynuyordu ki bu kavgacı üslup
Türkiye’de oy kazandırıyordu.
Nitekim de bu çıkışlarının olumlu sonuçlarını hep seçim kazanarak, kendisini gösterdi.
Gerek ABD’de olsa gerekse, ’de olsun diktatör kelimesi hiç sevilmez. Bir sempatisi olmadığı gibi antipatisi vardır.
Dışlanırsınız, nitekim bazı uluslararası zirvelerde Erdoğan’ın diğer liderler tarafından yalnızlaştırıldığına da tanık olduk. Bazı liderler, elini dahi sıkmadan yanında teğet geçtiklerini izledik. Bu tavırlar Türkiye’yi rencide etti.
DURUM BÖYLE İKEN
Peki, bu tablo bu tavır değişir mi?
Sanmıyorum Erdoğan’ın değişmesi mümkün olmayan bir lider. Bir insan 7’sinde neyse, 70’nde de aynıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam