Ana Sayfa Yazarlar Ramadi’den sonra sıra Musul’da mı?

Ramadi’den sonra sıra Musul’da mı?

113
PAYLAŞ

Merkezi Irak Hükümeti askerlerince, başkent Bağdat’a yaklaşık doksan kilometre uzaklıktaki Ramadi şehri hafta sonunda IŞİD’den geri alınmıştır.

Bilindiği üzere bu şehir, geçtiğimiz Mayıs ayında IŞİD tarafından ele geçirilmiş ve Irak Yönetimi açısından büyük bir utanç vesilesi teşkil etmişti.
Osmanlı Devleti’nce 1879 yılında oluşturulan El-Anbar vilayetinin en büyük şehri olan Ramadi’nin nüfusunun büyük çoğunluğunu Sünniler oluşturmaktadır.
Fırat nehri üzerindeki hakim konumu ve Suriye ile Ürdün’e ulaşım koridorları üzerinde yer alması nedeniyle büyük stratejik önem taşıyan Ramadi’nin geri alınması, Irak ordusunun moralini de yükseltmiştir.
Uluslararası gözlemciler, Irak ordusunun bundan sonraki hedefinin, yine IŞİD’in kontrolü altında bulunan Musul olduğunda hem fikirdirler. Ancak, IŞİD’in Musul’u kolay kolay bırakmayacağını bilmek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Zira bu örgütün gelirlerinin önemli bir kısmının, Musul civarında çıkarılan petrolün satışından elde edildiği, dolayısıyla daha çok sayıda militanın bu şehirde konuşlanmış bulunduğu herkesin malumudur.
İşin daha vahimi; IŞİD’in Musul’u ele geçirdiği Haziran 2014 tarihinde, panikle kaçan Irak ordusunun geride bıraktığı çok büyük miktarda ağır silahların de bu terör örgütünde elinde olmasıdır.
Önümüzdeki dönemde Musul Irak ordusunca geri alınabildiği takdirde, bu kez Bölgesel Otonom Kürt Yönetimi’nin tavrının ne olacağı da meçhuldür.
Hâlihazırda Barzani’ye bağlı peşmerge guruplarının Musul’u IŞİD’den alabilmek amacıyla ’nin de desteği ile bazı saldırılarda bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, karşımıza çok bilinmeyenli bir denklem çıkmaktadır. Peşmergenin Musul’u, mevcut kuvvetiyle geri almasının mümkün olmadığı da bilinmektedir.
Hem Merkezi Irak Hükümeti’ne, hem de Bölgesel Otonom Kürt Yönetimi’ne askeri destekte bulunan ABD, bu bölgeden elde edilen petrolün kontrolünü de bir şekilde sağlamak arzusundadır. Anlaşılacağı üzere Musul’un hangi güçler tarafından IŞİD’den geri alınabileceği, alınsa dahi kontrolünün kimin elinde bulundurulacağı, mevcut petrol gelirlerinin nasıl paylaşılacağı gibi sorulara cevap bulunması ABD ve Türkiye açısından önemlidir.
Umarım yanılırım, ancak ABD’nin sadece Irak değil, Suriye ve belki de tüm Ortadoğu bölgesine yönelik politikalarında hata üstüne hata yaptığı ortadayken, Musul şehri ve etrafının ilerde Merkezi Irak Hükümeti ile Bölgesel Otonom Kürt Yönetimi arasında silahlı bir çatışmanın merkezi olabileceği konusunda endişelerim mevcuttur.
Bu kapsamda, Merkezi Irak Hükümetiyle arası çok da iyi olmayan hükümetin Barzani’ye yardımda bulunmaya devam etmesi, meseleye ülkemizin taraf olmasına da neden olabilecektir.
Aman dikkat!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam