Ana Sayfa Yazarlar Psikolojik Savaş veya Algı Yönetimi

Psikolojik Savaş veya Algı Yönetimi

256
PAYLAŞ

Psikolojik savaş, silahlı savaşın öncü birlikleri.
Psikolojik savaş, II. Dünya Savaşı’ndan sonrasındaki Soğuk Savaş Dönemi’nde daha çok arttı.

Günümüzde Soğuk Savaş döneminin yeniden alevlendiğine ilişkin gözlemler var. Devletler yurt dışında kendilerine taraftarlar bulmak için daha ciddi paralar harcamaya başladılar.
Artık kıtalar arası gönüllü veya paralı askerler savaşıyor. Ukrayna’da, Kırım’da sivil askerler halk arasında çatışmalar yönetiyor. 5.000 İranlı/ Lübnan’lı Şii, Suriye’de Zalim Esed’in emrinde katliam yapıyor.
Bizim Meclis kararı ile bıraktığımız 400 yıllık halifeliği birileri buluntu bir hırka gibi almış, kendi kendini halife ilan etmiş. Etrafında binlerce silahlı mürid veya militan.
Baştan ayağa ırkçı, faşist bir parti emrinde 14 sosyalist/komünist örgütü toplayabiliyor. Hiç kimse “sen ırkçılık yapıyorsun, sen faşistsin” demiyor.
Yetmiyor, yeri geldiğinde molla/meleler harekete geçiriliyor. Hiç kimse “siz dini değerleri kullanıyorsunuz” demiyor.
Dün, “mollalar İran’a” diye slogan atanlar bugün İran’a övgüler diziyor, Suriye’de giriştiği katliamları görmezden geliyorlar.
6-7 Aralık 2014 tarihinde Kürt halkını sokağa döken, 50’den fazla masum Kürt vatandaşın ölümüne sebep olan kişi, barış havarisi gibi ortaya çıkıyor. Aba altından sopa gösterircesine “iç savaş tehlikesinden” söz ediyor. Daha doğrusu “iç savaş çıkarırız” demeye getiriyor.
Türkiye şu anda dünyanın en canlı psikolojik savaş alanı. Yabancı ajanlar hiç zorlanmadan kendilerine yardım edecek kişi ve grupları bulabiliyorlar.
Medyamız psikolojik savaşa karşı hiçbir “süzgeç” kullanmaya gerek duymuyor. Devlet kademelerinde bile psikolojik savaş acımasızca sürüyor. Devletin kontrolündeki MİT Tırlarını, devletin görevlileri durdurabiliyor. Sonra durduranlar hesaba çekiliyor.
İki aydan beri Cizre’de, Sur’da hendek savaşı devam ediyor. Her gün şehit haberleri ve “etkisiz hale getirilen terörist” haberleri dinliyoruz. Türk halkı da, Kürt halkı da gayet sağduyulu. Devlete olan saygı ve güven sebebiyle Anadolu’da fevrî hareketleri görmüyoruz.
Ama Devlet’in psikolojik savaşı yeteri kadar iyi yürüttüğünü söylememiz çok zor. Bir şeyler yapılıyor ama bu askerimizin ve polisimizin yaptığı fedakârlık yanında çok cılız kalıyor. Psikolojik savaşı da en az sıcak savaş kadar iyi yürütmek zorundayız.
Yoksa 19 ambulansınız yakıldığı halde uluslararası medyada suçlanan yine siz olursunuz. Hem de ülkemizin bu kadar TV kanalı, bu kadar radyosu varken.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikKat kat rant
Sonraki İçerikKatliamcı erkek milleti!
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.