Ana Sayfa Yazarlar Provokasyonları Tırmandırma Çabaları

Provokasyonları Tırmandırma Çabaları

75
PAYLAŞ

10 2015 Cumartesi günü Ankara Garı’nda bombalar patlatıldı. Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak olan Barış ve Demokrasi Mitingi için Ankara Garı’nda toplanan grup halay çekip beklerken bu alanda 10 saniye ara ile iki bomba patlatıldı. İlk belirlemelere göre 30 ölü, 126 yaralı vardı. Bütün siyasi parti liderleri normal programlarını iptal ettiler ve geçmiş olsun mesajları yayınladılar. Yaralılar hastaneye taşınırken ABD Ankara Büyükelçisinin terörü kınama mesajı yayınlandı. İlk olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun (maalesef politikadan arındırılamamış) başsağlığı mesajı yayınlandı. 20 dakika kadar sonra Putin’den kınama mesajı geldi. Ankara’da Başbakan’ın başkanlığında Güvenlik Zirvesi toplandı. TRT Haber TV alandan sürekli canlı yayın yapmakta ve ilgili kişilerin görüşlerini almakta. Saat 15.45’de İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı ve “Adalet Bakanı” ortak basın toplantısında ölü sayısının 86 kişi olduğu duyuruldu. 62 kişi olay yerinde, 24 kişi hastanelerde can vermişti.
Olay bana 17 Mayıs 2006 tarihinde yapılan Danıştay Saldırısını hatırlattı. O saldırıda dikkat ettim daha fail yakalanmadan, olayın ne olduğu henüz tam ortaya çıkmadan mesajlar, bildiriler havada uçuşmaya başlamıştı. Sonunda bir polisin dikkati sayesinde olayın sanığı olan Avukat Alparslan Arslan yakalandı ve olay aydınlandı. O ilk gün verilen demeçlerin çoğu ise demeç sahibini zora soktu. Sanki olayı çarpıtmaya çalışıyorlarmış gibi bir algının oluştu.
11 Mayıs 2013 Reyhanlı Saldırısında; 7 Haziran seçimleri öncesinde HDP’nin Diyarbakır mitinginde ve 20 Temmuz Suruç Saldırısında, olayı saptırma, bu kanlı olaylardan çıkar sağlamak çabalarını bol bol gördük. Ama artık bu tür saptırmalara bir son verilmesi gerekiyor. Oysaki olay karşısında alınması gereken tavır bellidir:
Öncelikle olayla ilgili bilgi ve belgelerin toplanması gerekiyor. Elde yeterli bilgi ve belge yokken hiç kimse doğru bir hüküm veremez.
Bu açık gerçekliğe rağmen verilen bu acil açıklamaları, acil demeçleri nasıl değerlendireceğiz? Bu kadar acele ve telaş göstermeye, kitleleri tahrik etmeye, olayı bir yönlere çekmeye çalışmak ancak ve ancak bu olayı yaptıran gerçek failleri işaret eder. Eylem ortaya koyan kişi ile onu planlayan kişi aynı meydanda çalışmaktadır. Birisi bombayı patlatıyor, diğeri üzgün ve öfkeli kalabalığı bir yerlere sürüklemeye çalışıyor. Çünkü her ikisine de görev veren kişi bu şekilde istemiştir.
Terör alanında daha dumanlar tüterken, yaralılar can-hıraş hastanelere taşınırken muhalefet liderlerinden bir kısmının verdiği demeçler gerçekten ibret vericidir.
Sessiz çoğunluk, siyasilerden ve aydınlarımızdan sağduyu beklemektedir. Devlete güven duymayan, devleti yıkmak isteyen kişi veya partiler ne derlerse desinler ama devletin temel direği sayılan muhalefet partisi liderinin kelimelerini daha dikkatli seçmek, halkı sükûnete davet etmek sorumluluğu vardır.
İktidarı temsil eden şu anda bir parti yok. Ama iktidara destek veren partiler de aynı sorumluluğu daha da fazla taşımak zorundadırlar.
Türkiye gerçekten zor bir süreçten geçmektedir. Suriye’de ve Irak’ta dünya çapında bir oyun sahneye konulmuş durumdadır. Türkiye’yi de bu oyuna dâhil etmek ve sonrasında arabulucu olarak masaya yerleşmek isteyen büyük güçler devrededir. Türkiye’nin omuzlarına 8 milyar Dolarlık malî yük ve 2,5 milyon sığınmacı sorumluluğu yükleyenler, bölüşme masasından Türkiye’yi dışlamak çabasındadırlar. Bu yüzden Türkiye’yi PKK terörü ile uğraştırarak devre dışı tutmaya çalışmaktadırlar. Esas hedefleri ise Türkiye’yi yeni bir Irak, yeni bir Suriye yapmak, iç savaş batağına çekmektir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları sabır ve sağduyuyu ellerinden bırakmadan sükûnet içerisinde bu oyunları bozacaklardır. Siyasi görüş ayrılıklarımızın çözümü için 1 Kasım’da sandığa gidecek olmamız en büyük güvencemizdir. Bu, teröre karşı bizim için bir emniyet kemeri; teröristler için ise bir engeldir.
Bu zor günler bitecek, iç ve dış düşmanlarımızın hevesleri kursaklarında kalacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam