İSTANBUL Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tosun Tosun,   ağız içinde geniş bir alan kaplayan takma, çıkarma ve temizleme işlemleriyle uğraştıran ‘Takma Diş’, bir başka deyişle ‘Hareketli Protez Diş’ yerine sabit, kendi dişinize benzeyen dişler yapılmasının mümkün olduğunu söyledi.

Tosun,  İmplant tedavisi ve Sinus Liftingin kimlere uygulanabileceği, operasyondan sonra nelere dikkat edilmesi  ve hangi durumlarda hekime başvurulması gerektiği konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Bulgaristan’ın Plovdiv Diş Hekimliği Fakültesi’nde de ziyaretçi eğitimci olarak dersler veren Tosun’un İmplant ve Sinus Lifting alanında önemli çalışmaları bulunuyor. Doç. Dr. Tosun Tosun İstanbul Aydın Üniversitesi adına, 9’uncu Avrupa Dental Laser Kongresi bünyesinde, “Erbiyum Laseri ile Sinus Lifting” alanında verdiği kurslar ve bu alandaki başarıları nedeniyle onur ödülüne layık görüldü. Tosun’un, İmplant ve  Sinus Lifting operasyonuyla ilgili açıklamaları şöyle:

SINUS LIFTING OPERASYONU NEDİR?

“Birçok vakada, erken dönemde diş kayıplarından sonra, üst çenenin geri bölgesinde yeterli kemik hacmi kalmaz, zamanla kemik erimesi olur. Bu bölgelere biz sabit diş yapmak istiyorsak, mutlaka Sinus adını verdiğimiz, anatomik oluşumun alt kısımlarını, kemiğe dönüşen malzemeyle doldurmamız ve ardından İmplant uygulamamız gerekiyor. Dolayısıyla üst çene geri bölgelerde, diş eksikliği bulunan birçok vakada biz, Sinus Lifting operasyonunu uygulamak durumundayız”

“SINUS LIFTING LAZERLE YAPILIRSA AVANTAJ SAĞLANIR”

Sinus Lifting işleminin lazer ile yapılmasının avantajlarını da anlatan Tosun, “Lazer5 ile yapıldığı zaman, sinüsler içerisinde, olası mikro organizmaları da bertaraf ederek garantili bir cerrahi operasyon sağlamış oluyoruz. Lazerin, Sinus Lifting’te kullanım amacı, olası enfeksiyonları bertaraf etmektir. Hastalarımız lazer ile yapımı tercih ederlerse bir avantaj elde etmiş olurlar” ifadelerini kullandı.

PROTEZ YERİNE SABİT DİŞ: İMPLANT

“Diş çürümesi, kazaya bağlı eksilme, diş eti hastalığından kaynaklanan kayıp gibi durumlarda, diş çekimi gerçekleştiğinde, diş eksikliği oluşan bölgelerde, sabit diş yapmanın yöntemi İmplant yapmaktır” diyen Tosun, “Kaybettiğimiz dişi yerine koymanın en garantili yolu, dişlerin eksildiği bölgelere İmplant uygulamaktır. İmplant dediğimiz uygulama, yapay diş kökü uygulamasıdır. Çene kemiklerinin içerisine yerleştirilen, titanyumdan yapılma, yapay diş kökleri, kemiğe kaynaştıktan sonra üzerine tek diş veya köprü şeklinde sabit protezler yapılabilmektedir. İmplant tedavisinin bize sağladığı avantaj, doğadaki duruma en yakın çözümü elde etmektir” diye konuştu.

KİMLER İMPLANT YAPTIRABİLİR?

Tosun, büyüme çağını tamamlamış herkesin implant yaptırabileceğine dikkat çekerek, “Büyüme çağını tamamlamış, kemik büyümesi periyodunu geçirmiş bütün bireylerde, ileri yaş sınırı olmaksızın, genel sağlık şartları uygulama yapmaya elverişli ise İmplant uygulaması yapılabilmektedir. Sinus Lifting işlemini, genelde hekimler hastalarına önerirler. Röntgen tetkiki yapıldıktan sonra, o bölgede yeterli kemik olmadığını fark ettiğimiz anda işleme alırız” dedi.

“İMPLANT, TAKMA DİŞİN SAĞLAMADIĞI KONFORU SAĞLAR”

İmplant tedavisi, hastalara konforlu bir yaşam da sunuyor diyen Tosun, “İmplant yapılmayan hastaların, üst çene arka bölgeler için hareketli protez yani takılıp çıkarılan protezi kullanması gerekiyor. Bu klasik bir yöntemdir, fakat çok konforlu değildir. Birçok kişi damakta büyük bir alan kaplayan, takılıp çıkartılan protezleri kullanmak istemiyor. Bunun en güzel alternatifi, implant oluyor bunun içinde sinüs lifting işlemi yapılması şart” şeklinde konuştu.

İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tosun Tosun, Sinus Lifting ve İmplant tedavisi gören hastaların nelere dikkat etmesi gerektiğini ve nedenlerini de şöyle anlattı:

“OPERASYONDAN SONRA SİGARA İÇİLEN ORTAMDA BİLE DURULMAMALI “

“Sinüs Lifting işleminden sonra hastaların en çok dikkat edeceği şey sigara içmemektir. İlk 48 saat sigaradan uzak durmak çok önemli. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki sinüs lifting işleminden sonra sigara içen hastalarda enfeksiyon oluşması riski yükseliyor. Zira sigara içimi sırasında, burun kanalından sinüslere giren duman, bu bölgedeki iyileşmeyi durduruyor. Mikropların o bölgeye gitmesi halinde ise enfeksiyon kısa sürede gelişebiliyor, bu nedenle en çok dikkat edilmesi gereken şey sigara içmemek, sigara içilen ortamlarda bulunmamak.

“İLAÇLAR DÜZENLİ KULLANILMALI”

Operasyondan sonra verilen reçetedeki ilaçları düzenli kullanmak da iyileşme süreci için son derece önemli. Ağız hijyenine dikkat edilmeli, doğru bir fırçalama yapılmalı, ağızda mikrop oluşmasına izin verilmemeli. İlk 48 saat boyunca dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da çok sıcak yiyecek ve içecek tüketilmemesi. Yumuşak gıdalar tüketilmeli, özellikle sert gıdaların operasyon bölgesine taşınmamasını öneriyoruz ama köfte, balık, sebze gibi birçok gıda yenebilir. Dolayısıyla ameliyat sonrasında hastanın yaşam konforunda çok fazla bir değişim olmamaktadır.

“GARGARA YAPMAYIN, TÜKÜRMEYİN”

Operasyon sonrasında, ağızdaki dokuları rahatsız etmemek için çok fazla tükürme ya da ağız çalkalama yapmasını istemiyoruz. Ağız dokularının kendi halinde dinlenmeye bırakılmasını, özellikle kan pıhtısının, yarayı koruyucu tabaka haline gelmesine izin verilmesini istiyoruz. Kan pıhtısı, yara üzerinde bir kabuk oluşturursa sonraki iyileşme süreci çok daha hızlı ilerliyor. Su içmek sıkıntı oluşturmaz önemli olan basınçla işlem yapılmaması, tükürme ve ağız çalkalama gibi.

“SIZINTI ŞEKLİNDE KANAMA NORMAL”

Tüm ağız cerrahisi operasyonlarından sonra, sızıntı şeklinde kanama olabilir, bu durumda, gazlı bez ya da temiz bir pamuk parçasıyla sıkıca bastırmak yeterlidir. Tükürme ya da ağız çalkalama gibi durumlara başvurulursa kanama artabilir. Operasyon sonrasında durdurulamayan kanama olursa, ağızda kan birikiyorsa hemen hekime başvurulmalı. Operasyondan sonra verilen ilaçların arasında yer alan ağrı kesicileri de ihmal etmemeliyiz. Hastanın, ağrı kesici kullandığı halde beklenmedik, yüksek bir ağrısı olursa hemen hekimiyle irtibata geçmesi gerekir.

Ağızda bir miktar şişkinlik olmasını bekleriz ama aşırı bir şişme olursa, bölge enfeksiyona açık hale gelir. Bu nedenle biz durumu dengede tutmak için ağrı kesici ilaçlar veriyoruz ama bunu sadece ağrı için değil ödem için de veriyoruz. Hastalarımıza, ilk 48 saat buz uygulaması da öneriyoruz, 5 dakika arayla buz tatbiki ödemin oluşmaması için önemlidir.”