Ana Sayfa Sağlık PROSTAT HASTALIKLARI VE CİNSELLİK

PROSTAT HASTALIKLARI VE CİNSELLİK

1793
PAYLAŞ

Prostatit oluşumuna yol açan en önemli sebep nedir?

Çoğunlukla cinsel yolla bulaşan hastalıklar sonucu prostat bezi iltihaplanır. Doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde tekrar etmesi ve kronikleşmesi mümkündür. İdrar yolundan yukarı bakteri bulaşması erkeklerde nadirdir. Bazen çok basınçlı olarak idrar yapmak, boşalma sonrası hemen idrar yapmaya çalışmak gibi durumlarda idrarın meni kanallarına kaçması ile buralarda tahriş meydana gelebilmektedir. Kimyasal uyarıya bağlı olarak prostat ve idrar yolunda rahatsızlık duygusu oluşmaktadır.

Prostatit, Kronik prostatit veya pelvik ağrı sendromu tanısı nasıl konulur?

Prostatit tanısı için üç şey gereklidir. Hastanın şikayetleri, idrar veya menide beyaz kan hücreleri ve bakteri görülmesi önemlidir. Öncelikle durumu tesbit için bir sorgulama formu doldurulur. Bu formda ağrı, işeme sorunları ve hayat kalitesine ilişkin 9 soru vardır. Fizik muayene yapılarak, idrarda ve prostat masajı öncesi ve sonrasında iltihap hücresi varlığına bakılır, kültür yapılır. Kronik prostatit, idrar tahlillerinde ve kültürlerde mikrobik durum tespit edilmeyen, ancak işeme sorunu olan, idrar yolunda ve karın alt bölgesinde yanma, makata vuran ağrı gibi şikayetleri ile cinsel sorun yaşayanlarda (sertleşme veya boşalma sorunu) yaşayanlarda şüphe edilir. Bu kişilerde hayat kalitesi düşmekte ve depresyon, gerginlik sık görülmektedir.

Prostatit cinsel yaşamı etkiler mi?

Evet, birçok çalışma prostatit tanısı konulan erkeklerin sertleşme ve boşalma sorunu da yaşadıklarını göstermiştir. Bu hastalar işeme sorunları ile birlikte boşalma sonrasında ağrı, sertlik sağlamakta güçlük veya sertliği koruyamama gibi sorunları da yaşamaktadırlar. Sorgulama formunda şikayeti çok olanlarda işeme problemi ve cinsel sorunlar daha fazla görülmektedir.

Prostatit varlığında ne gibi cinsel sorunlar görülüyor?

En sık olarak sertleşmeyi sağlamakta güçlük görülmekte, bunu cinsel istek azlığı ve boşalmada ağrı takip etmektedir. Bu şikayetler tek görülebildiği gibi birkaçı bir arada da görülebilmektedir. Normalde her yüz kişiden birinde boşalma sorunu görülürken, kronik pelvik ağrısı olan veya prostatiti olan kişilerde bu % 25-45 arasında görülmektedir. Kronik prostatite ait şikayetler depresyona kadar varan huzursuzluğa, bu cinsel yaşamda bozulmaya, cinsel yaşamdaki bozukluk ta tekrar depresyona yol açmaktadır. Kısır döngü oluşmaktadır. Cinsel işlev bozuklukları yaş ile birlikte artmaktadır, ancak prostatit daha genç kişilerde görülmekte ve cinsel sorunların ortaya çıkması bu kişileri daha fazla etkileyerek hayattan zevk almayan, sürekli rahatsızlıklarını düşünen bireyler haline getirmekte, günlük işlerini bile yapamaz duruma düşürmektedir.

Prostatit tedavi edilebilir mi?

Klasik olarak, prostatit için günümüzde kullandığımız 3 önemli ilaç vardır. Antibiyotikler, alfa blokerler ve anti-inflammatuarlar. Bu klasik tedavilerle hastaların üçte biri tam olarak tedavi olabilmektedir. Mikrobik olan prostatit uygun antibiyotik ile kolay şekilde tedavi edilebilir. Hastaların dörtte birinde olay tekrarlayıcı olur ve kronikleşir. Kronik prostatit, pelvik ağrı sendromu olanlarda antibiyotikler yarar göstermezler. Bu hastalara adale gevşeticiler, prostat yolunu genişletici, direnci azaltıcı alfa blokerler ve fizik tedaviler yararlı olmaktadır. Bazı bitki kökenli ilaçlarda az hastada yarar gösterebilmektedir (örneğin, saw palmetto ve arı poleni gibi).

Prostatit için kullanılan başka tedavi yöntemleri var mı?

Yukarıda saydığım üç yöntemden yarar görmeyen hastalara nöromodülatör (trisiklik antidepresanlar, gabapentinoidler gibi) bir grup ilaç kullanılabilmektedir. Bazı hastalar pelvik taban adale eğitimi amacı ile “biofeedback” denilen adalelerin gerginliğinin azaltılmasını sağlayan özel tedavilerden yararlanmaktadır. Prostatik masaj haricinde elektromanyetik tedavi, nadir hastada ise cerrahi işlem olarak TUMT, TUNA gibi prostata yönelik tedaviler yapılabilmektedir.

Gelecekte beklenen yeni gelişmeler olacak mı?

Bu rahatsızlığı başlatan sebepler, bağışıklık sistemi ile ilgisi ve merkezi sinir sistemi hassasiyeti gibi vücutta meydana gelen değişiklikler anlaşıldıkça daha etkin tedavi yöntemleri geliştirilecektir.

Prostatit nedir?

Prostatit kelime anlamı ile prostat bezinin (er bezi ) iltihabi durumu olarak bilinse de tek bir şekilde görülmediği için tanımını yapmak güç olmaktadır. Prostatit, idrar yaparken yanma, ağrı, sık idrara çıkmak gibi idrar yollarına ait şikayetlere yol açarken, bunun yanı sıra penis, testis ve perinede (penis ve makat arası bölgede) ağrı, yanma hissi, cinsel işlevde bozukluklar gibi şikayetler de görülebilmektedir. Kişiyi çok rahatsız eden bu dolgunluk ve yanma hissi günlük hayatı da çok etkilemekte ve kişinin hayat kalitesini ciddi biçimde bozmaktadır.

Prostatit ne sıklıkta görülmektedir?

Erkeklerin % 2 ila 16’sında prostatit ve % 6 sında ise prostatite benzer şikayetler görülmektedir. Oldukça sık görülen bir durumdur. Üroloji polikliniğine başvuranların onda biri bu şikayetlerle gelmektedir. 50 yaş altında en sık, 50 yaş üzerinde ise prostat büyümesi ve prostat kanserinden sonra üçüncü en sık konulan tanıdır.

Prostatit hayat kalitesini ne kadar etkilemektedir?

Prostatit hastalığı olan bir kişinin enfarktüs geçirmiş, göğüs ağrıları olan veya uzun süreli diyabet hastası kadar hayat kalitesi bozulmaktadır.

Prostatit kaç şekilde görülmektedir? Hangi şikayetlere yol açar?

Dört şekilde görülmektedir. Bakteri denilen mikroplarla oluşan iltihabi durum, kronikleşmiş iltihabi durum, kronik pelvik ağrı sendromu ve mikroba bağlı olmayan prostatit olarak sayabiliriz. Mikroplarla oluşan prostat iltihabının tanısı kolaydır. Hastanın idrar yapmakta güçlük, yanma ve ağrı hissi ile birlikte en önemlisi yüksek ateşi olur. İdrar tahlili ve hastanın muayenesi ile tanısı kolayca konulur. Yüksek ateşi olan kişide prostat muayenesi yapılmamalıdır. Mikrobun vücuda yayılma ihtimali vardır. Ancak hastaların sadece onda birinde mikroba bağlı prostatit gelişmektedir. Tedavi edildikten sonra tekrarlayan biçimde idrar yolu iltihabı gelişiyor ve benzer şikayetler oluşuyorsa, bu duruma kronik prostatit denilir. Hastaların çoğunda ise geçirilmiş bir iltihabi durumun ardından mikrobik olmayan ve prostat dokusunun, idrar yolunun bir çeşit tahrişi, ödemi ile görülen, idrar yaparken veya meni gelmesi (boşalma) sonrası rahatsızlık ve yanma duygusu, idrar yolunda ve oturak bölgesinde sürekli rahatsızlık veren yanma benzeri ağrı duygusu oluşur. Kronik pelvik ağrı sendromunda ise mikrobik hiçbir şey yoktur ve karın alt kısmı ile testis, penis bölgesinde kasılma, ağrı, yanma hissi de görülmektedir. Kronik pelvik ağrı sendromu tanısı için bu bahsettiğim şikayetlerin en az 3 aydır devam ediyor olması gereklidir.

Prostatit oluşumuna yol açan en önemli sebep nedir?

Çoğunlukla cinsel yolla bulaşan hastalıklar sonucu prostat bezi iltihaplanır. Doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde tekrar etmesi ve kronikleşmesi mümkündür. İdrar yolundan yukarı bakteri bulaşması erkeklerde nadirdir. Bazen çok basınçlı olarak idrar yapmak, boşalma sonrası hemen idrar yapmaya çalışmak gibi durumlarda idrarın meni kanallarına kaçması ile buralarda tahriş meydana gelebilmektedir. Kimyasal uyarıya bağlı olarak prostat ve idrar yolunda rahatsızlık duygusu oluşmaktadır.

Prostat hastalığı nedeni ile ameliyat olanlar nasıl etkilenirler?

Açık prostat ameliyatı olanların hemen hepsinde, kapalı prostat ameliyatı olanların ortalama yarısında meninin geri kaçması (idrar kesesine gitmesi) görülür. Kapalı prostat ameliyatı ve laser teknikleri arasında sertleşme sorunu, meni geri kaçması ve idrar kaçırma bakımından fark yoktur. Ancak, prostat kanseri nedeni ile ameliyat olanlarda eğer sinir koruyucu teknik kullanılmamışsa sertleşme hiç olmaz. Sinir korunduğunda da erken dönemde sertleşme etkilenir ancak zamanla cinsel işlev düzelmeye başlar. İyileşme 1,5 yıla kadar sürebilir.

Prostat kanseri nedeni ile ameliyat olanlarda cinsel sorun nasıl tedavi edilir?

Prostat kanseri için ameliyat olanlarda prostat ile birlikte erkeklik kanalları da kapatıldığından, ameliyat sonrasında meni dışarı gelmez. Sinirlerin korunduğu hastalarda sertleşmenin hızla düzelmesi için ameliyattan 15 gün sonra ağızdan PDE5 inhibitörleri denilen ilaçlara başlanır. Bunun amacı öncelikle ilişki sağlamak değil, penise giden kan akımının düzenlenmesi ve dokunun esneme yeteneğinin kaybedilmemesidir. Sinirler normal işlevine döndüğünde penis yapısı korunduğu için daha erken dönemde düzelme olur. Eğer bu tarz tedaviye başlanmazsa penisteki düz kaslar esnekliğini yitirir ve doku büzüşme eğilimine girer. Bu hastalar tipik olarak ameliyattan sonra penis boylarının eskiye göre kısaldığından şikayetçi olurlar. Ağızdan kullanılan ilaçlar etkili olmadığı takdirde penise yapılan ilaçlarla veya vakum cihazları kullanarak ya da penil protez ile tedavi yapmak mümkündür.

Prostat kanseri nedeni ile ilaç kullananlar nasıl etkilenirler?

Prostat kanseri nedeni ile ilaç kullananlarda erkeklik hormonu (testosteron) tamamen baskı altına alındığından, hastaların cinsel isteği yok olur ve sertleşme sorunu yaşarlar. Yine önce ağızdan kullanılan ilaçlarla veya yukarıda anlatılan yöntemlerle tedavi edilirler.

Sertleşme sorunu nedeni ile tedavi görenlerde idrar yolu şikayetleri için ek tedavi gerekli mi?

Sertleşme sorunu nedeni ile ağızdan kullanılan PDE5 inhibitörü ilaçlar prostat tedavisinde ve önceden bahsedildiği gibi prostat tedavisinde kullanılan alfa blokerler de cinsel işlevde etkili olabilmektedirler.

Prostat tedavisi görenlerde cinsel isteksizlik olur mu? Tanı ve tedavisi nasıldır?

Yaşlanma ile birlikte idrar yolu şikayetlerinin daha sık görülmesinin yanı sıra erkeklerde yaşlanma ile erkeklik hormonunda da (testosteron) azalma olmaktadır. 40 yaşından sonra yılda ortalama % 2 erkeklik hormonunda düşüş olmaktadır. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik, meni miktarında azalma, göbek çevresinde yağlanma, zihinsel ve fiziksel yorgunluk, depresyon, uykusuzluk gibi şikayetler ortaya çıkar. Buna geç gelişen hipogonadizm denir. Testosteron eksikliğine bağlı olan bu durumun tespiti, sabah kanda testosteron düzeyinin ölçülmesi ile yapılabilir. Eksik olan hormonun yerine konulması ile tüm bu şikayetler ortadan kaldırılabilir.

Testosteron eksikliği tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Her yaşta testosteron tedavisi yapılabilir. Prostat veya meme kanseri olanlar ile şiddetli idrar yapma zorluğu olan erkeklerde tedavi yapılmamalıdır. Tedavi verilecek kişilerde uykuda nefes durması (uyku apnesi), kan sayımında kırmızı kan hücrelerinin çok arttığı kişilerde dikkat edilmelidir. 45 yaşın üzerindeki erkeklerde PSA ölçümü yapılmalıdır. Tedavi ağız yoluyla, cilde sürülen krem şeklinde veya iğne şeklinde olabilir. 3 ayda bir bazı kan tetkikleri yapılarak tedaviye gerektiği kadar devam edilebilir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam