Ayıptır, günahtır, komiktir hatta fıkradır bu konusu. Yeter artık bu Çin işkencesi. Aklımızı mı oynatalım? İktidar olmak muktedir olmaktır ki bankalara sözünüz mü geçmiyor anlamadık.

Önce bürokrasi görüşmeleri yaptı ve pası Bakanlık müsteşarına attı.
Müsteşar bu pası aldı, sağa sola çalım attı, bankalarla ilk tur müsabakası yaptı.
Emeklilere, “bekleyin” dediler, garibim emekliler 5-10 kuruş fazla alacakları için beklemeye başladılar.
Bürokratların takım kaptanı baktı ki süresi azaldı taraftarlar ıslıklara başladı Müsteşar pası Bakan’a attı.
Emekliler “ohhh” diye derin bir nefes aldılar çünkü bakan bu yana atar golü bitirir maçı.
Ancak Bakan bu bırakır mı aldığı pası kolay kolay?
O da aldı karşısına bankacıları oynadı da oynadı, takım arkadaşları bürokratlarla paslaştı, topu attı, tuttu, bankacılar ise vakit geçirmek için de ellerinden geleni yaptılar, topu sık sık taca attılar, sakatlanmış numarası yaparak sık sık oyunu durdurdular.
Emekliler tekrar ıslıklara başladılar.

Bakan baktı ki emekliler “kırmızı kart” gösterecek o da pası başbakana attı.
Başbakan artık golü atacak maçı bitirecek ve emekliler kazanacaktı. Başbakan tepkileri azaltmak için bütçeyi açıkladı ki emeklilere 3 yıllığına transfer olurlarsa bankacılar takımı onlara 300, 375 ve 450 lira olmak üzere ödeme yapacaklar.
Emeklilerin maaşlarına “aylık da yatabilir, peşin de yatabilir” dendi de yüksek gelir hayalleri suya düştü.
“Olsun” dedi emekliler de bu kez ödeme takvimi şimdilik Mart ayına kaldı.

2017 mi, 2018 mi?
Orası daha net değil.
Bu arada promosyon görüşmeleri başladığında dolar/lira kuru 2,5 lira idi bittiğinde 4 lira oldu.
300 lirası ile 120 dolar alma imkanı olan garibim emekli sadece 75 dolar alabilecek duruma geldi.
Neden fıkra gibi dediğimi anladınız mı?
“Neden Mart?” diye mi sordunuz?

Ah emekliler ah sizler de az değilsiniz ki.
Bilmiyor musunuz Nisan’da referandum var ve sizlerin oylarına da çok ihtiyaçları var başkanlık, tek adamlık ya da Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi için.
Bir çay kaşığı bal, bir oy hedef bu. Yerseniz afiyet olsun.
Bu arada aman unutmayalım bizim gazeteci kardeşimiz Barış Yarkadaş da, “AKP hükümeti emekli promosyonunu referandum şantajına dönüştürdü” demez mi.
Hadi canım sen de hükümet şantaj yapar mı Barış kardeşim?
Hükümetin 15 yıldır sık sık tekrarladığı slogan, “kazan, kazan” değil mi?
Siyaset ve ticaret şöyle; al promosyonu ver başkanlığı…
Ben size bugün emeklilerin sloganını söyleyeyim, “promosyon istemiyoruz.”
İlerleyen günlerde bu slogan, “promosyon da başkanlık da istemiyoruz” şeklinde referandum sloganına da dönüşebilir.