Ana Sayfa Yazarlar Profesyonellik

Profesyonellik

59
PAYLAŞ

Spor-Toto Süper Ligi’nin 20.ncı haftası Cumartesi günü oynanan 3 karşılaşma ile devam edildi. Günün ilk maçı Kayseri-Mersin arasında oynandı. Öğlen saatlerinde oynanan karşılaşma, seyirciyi ve izleyenleri adeta uyuttu.

Maçta futbol adına hiçbir şey yoktu. Maça ilgi de azdı. Sportmenlik her zaman olduğu gibi yine yoktu. Esneye esneye izlediğim maçta bazı ilginç hareketler vardı. Futbolculara sorduğunuzda hepsi profesyonel. Ancak davranışlarını ve hareketlerini amatörler bile yapmaz.

Ahhh diye bağır faulü al onlarda. Kendini atma, hakemi aldatma, hakeme itiraz etme, rakibe tekme atma, yenilginin sebebini hakeme ve zemine bağlama daha niceleri onlarda. Onlar kim? Profesyonel futbolcular!..

Bunlardan biri Kayserili Mustafa Akbaş. Maç başladı bir sinir,bir sinir. Maçın 3.ncü dakikasında lüzumsuz bir faul yapıp, sarı kartı gördü. Yetmedi 19.ncı dakikada ikinci sarı kartı gördü. Kalecisinin hatalı pasını önlemek isterken penaltı yaptırdı. Yahu kardeşim senelerdir profesyonelsin. Ceza alanı içinde böyle müdahale olur mu? Cevap basit, mahalle futbolcusu..

Bir diğeri de Bursalı Necid. Al Necid’i vur Mustafa’ ya. Profesyonellik hak getire. Maçlarda kafa topuna çıkarken rakibine dirsek atmayacaksın, kural böyle. Çünkü FİFA 3 senedir bu kuralı uyguluyor. Derecesine göre kırmızı bile verir hakem. Bilmiyor musun Necid efendi.
Ya sen Hamza Hamzaoğlu.Sen bilmiyor musun bu kuralı da hakemin üstüne yürüyorsun? Ne oldu atıldın. En sakin olması gereken sensin hoca. Takımın 10 kişi kalmış,taktik değişiklik yapacaksın,takımı yöneteceksin. Sen ne yapıyorsun? Atılıyorsun. İşte profesyonellik.

Teknik adamların atılması da tam bir komedi. Futbolcu oyundan atılınca doğru soyunma odasına gider. Teknik Direktör ise tribüne gidiyor. Hem de yedek kulübesinin arkasına. Anlamak mümkün değil.

Gelelim Bursa-Başakşehir maçına. Çok güzel bir maç seyrettik. Güzel futbol ve goller vardı. Bursa başta Sercan, yeniden anlaşılan Batalla, Trabzon’dan alınan Deniz ile iyi oynadı. Ancak karşılarında oyun disipline maç bitene sadık kalan bir Başakşehir vardı. Onlar da güzel oynadılar.

İlk yarıyı, 10 kişi kalmasına rağmen, Bursa 1-0 tamamladı. İkinci yarıya, Abdullah Avcı Cikalleshi’ yi takıma monte etti. Ancak golü yine yeşil-beyazlılar buldu ama sevinçleri kısa sürdü. Oyuna yeni giren Cikalleshi harika bir gol attı. Başakşehir bastırırken,Bursa üçüncü golü buldu.

Sevinçleri kısa sürdü yeşil beyazlıların. Yine aynı futbolcu yapılan ortayı kafa ile indirdi, Sivok kendi kalesine attı. Başakşehir bastırmaya devam etti ve nefis paslaşmalarla ceza sahasına giren Cikalleshi güzel bir plaseyle fileleri gördü ve maç berabere bitti.
Gecenin son karşılaşması Galatasaray-Konya arasında oynandı. Maç 45 dakika oynandı. İlk yarı iki takım da futboldan uzak bir anlayış içindeydi. Kaleyi tutan bir şut bile atılmadı maçta. İkinci yarı seyircinin itelemesiyle Galatasaray baskı kurup, gol aradı. Konya direndi ve fazla fırsat vermedi. Tatsız tuzsuz maç başladığı gibi bitti.

Pazar günü 3 maç seyrettik. Öğlen Rize-Eskişehir maçı oynandı. Bir acayip karşılaşma oldu. Eskişehir çok kötü bir oyunla 1 puan aldı. Rize ise tek kale oynadığı maçı neredeyse kaybedecekti. Maçın hakemleri ise bir rezaletti. Eskişehir lehine verdikleri penaltı bir komediydi. Orta hakem faul olmadığı halde, faul verdi. Yan hakem ise dışarıdaki pozisyonu içeri taşıdı. Kahkahalarla güldüm ama olan Hikmet Karaman’ a oldu sahadan atıldı. Hoş o da başka bir komedi..

Günün ikinci maçı Akhisar-Trabzon karşılaşmasıydı. Futbol fena değildi. Seyirci yoktu. Zemin rezaletti. Buna rağmen iki takımda fena oynamadı. İlk yarı tenis maçı gibiydi. Top iki kale arasında gitti geldi ama karşılıklı goller karamboldan oluştu.
İkinci yarı Akhisar daha iyi oynadı ve haklı bir galibiyet aldı. Hakem iyiydi. Penaltı doğruydu. Maçın en güzel hareketi, Marin’in ortasına topuk vole ile kaleye gönderdi Muhammet Demir. Kaleci de aynı güzellikle kurtardı golü. Kurtarmasa yılın golü olurdu Dünya’da.

Bir güzel maçta Beşiktaş-Gaziantep arasında oynandı. Maç Antep’in 14.ncı saniyede gol kaçırmasıyla başladı. Beşiktaş 10 dakika sonra müthiş oynamaya başladı. Bir çok gol pozisyonu yakaladı ama genç ve tecrübesiz Alperen’i geçemediler. Aynı Alperen, Gökhan’ın hafif şutunu ise topu koltuğunun altından kaçırarak golü yedi. Antep savunması da Oğuzhan’ın golüne de engel olamadı.
İkinci yarıda da Beşiktaş üstün oyununu devam ettirdi. Gomez Sosa ve İsmail’in paslarını gole çevirerek farkı açtı. Bu arada maçın yıldızı Tolga idi. Üçü yüzde yüz olmak üzere 5 gol kurtardı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam