Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şaban Esen, bu yıl hastalarda A grubu İnfluenza (grip) olarak kabul edilen H3N2 virüsünü biraz daha sık gördüklerini belirterek, bunun dışında gribi taklit eden diğer solunum yolu virüslerinin de rahatsızlıklara yol açtığını söyledi.

Samsun’da bulunan 17 devlet hastanesinin acil servislerine son 10 günde hafta içinde  7 bin 500- 7 bin 700 kişi hafta sonu ise 8 bin 500 kişinin müracaatta bulunduğu belirtildi. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şaban Esen, kış mevsiminde grip ve diğer solunum yolu virüsleri nedeniyle yaşanan rahatsızlıklarla ilgili bilgi vererek vatandaşları uyardı.

Prof. Dr. Şaban Esen, mevsim itibariyle hastalıkların beklendiği oranda görüldüğünü şu bilgileri verdi:

“Doğrulanmış grip olgularında da geçmiş yıllardan aslında çok fark yok. Farklılık şu; Geçmiş yıllara nazaran bazı virüslerin tanısını koymadaki imkanların artmasıyla adını koyduğumuz gribe benzeyen hastalık tablosu yapan farklı virüsleri de artık tanımlamaya başladık son bir kaç yıldır.

Bu sene de bu şekilde. Gribe benzer şekilde ateş, baş ve kas ağrısı öksürükle seyreden, ama grip olmayan birden farklı virüslerin aynı tabloyu yaptığını biliyoruz. Ki son dönemdeki laboratuar testlerinde bu virüslerin adı rahatlıkla konulur hale geldi. Geçmiş yıllarda halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünü son dönemde çok da sık görmüyoruz. Gene aynı grupta A grubu İnfluenza olarak kabul ettiğimiz H3N2’yi biraz daha sık görüyoruz bu yıl.

Ama görülme sıklığı geçmiş yıllardan çok da yüksek değil. Gribi taklit eden diğer virüsler olabilir. Solunum yolu virüsleri bunlar. Yaklaşık 200 çeşit virüs var. Bunlar da son dönemde yaşanan rahatsızlıklara neden olabiliyor.”

EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ

Vatandaşların virüslerden korunmak için mümkün oldukça kalabalık yaşam alanlarında fazla bulunmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Esen sözlerini şöyle şürdürdü:

“İkincisi el temizliğine önem verecekler. Çok basit tokalaşma ile birbirlerine virüsü geçirebilir. Hapşırıp öksürdüğümüzde sıklıkla ağzımızı elimizde kapatıyoruz. Ardından eğer el hijyeni olmazsa tokalaştığımız kişiye, ya da kapı kolunu, merdiven demirlerini, bankomat, asansör düğmeleri, toplu taşıma araçlarındaki el tutmaçları gibi nesneleri tutğumuzda virüsü başkalarına bulaştırma durumu ortaya çıkıyor.

Dolayısıyla el hijyeni çok önemli. Öksüren hapşıran kişilerin ağızlarını kapatması lazım, hatta maske de takabilirler. Aşırı yorgunluktan kaçınma gibi koruyucu faktörler de işe yarayacaktır.”