Prof. Dr. Bayram: İnternette vakit geçiren çocuk mutlu fakat başarısız oluyor

0
13

AKADEMİK Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) Projesi’nin sonuçlarını değerlendiren İstanbul Gelişim Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bayram, “İnternette vakit geçiren çocuk mutlu fakat başarısız oluyor” dedi.

MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından öğrenci başarısındaki gelişimin izlenmesi için yürütülen projenin ilk aşaması olan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırması yapıldı. 38 bin 8’inci sınıf öğrencisine sorulan 51 sorunun cevaplarına göre öğrencilerin 26.4’ü matematikte, 17.9’u da fende en alt düzeyde çıktı.

Matematik ve Fen Bilgisi gibi derslerde, öğrencilerin öğretmeni dinlemeden kendi başına başarılı olmalarının çok zor olduğunu belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram, “Özellikle özel okullarda sınıf mevcudunun azlığı başarı oranını iyi düzeyde etkiliyor. Fakat devlet okullarında sınıf mevcudunun yüksekliği nedeniyle, öğretmen sınıfa hakim olamıyor. Hakim olamadığı bir sınıfta nasıl bir eğitim yapacak? Bu sınıfta okuyan bir çocuk nasıl başarılı olacak? Yani burada bizim yapacağımız ilk iş derslik ve okul yaparak, öğrenci mevcudunu azaltmamız gerekiyor. O sebeple bu derslerin öğrencileri, mutlaka öğretmenleri dinleyerek öğrenmeleri gerekmektedir. Çoğu öğrenci üniversiteye matematik bilgisi olarak çok zayıf geliyor. Neredeyse sıfır oranında, bu durumda yapılan araştırmanın çıkan sonucunun yüzde 26,4 oranın daha yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

“PARÇALANMIŞ AİLELERDE ÖĞRENCİ BAŞARISIZLIĞI DAHA FAZLA”

Çocuk okuldan eve gelince ne işlerle meşgul oluyor bunun takibinin aile tarafından yapılması gerekir ifadelerini kullanan Prof. Dr. Bayram, şöyle konuştu:

“Eğer çocuk okul işleriyle, eğitimiyle ilgilenmiyorsa haliyle bu çocuğun başarısı olamaz.

Aileden kaynaklanan bir neden olabilir. Özellikle refah düzeyi yüksek ailelerin çocuklarını evde serbest bırakması nedeniyle çocuk gereksiz işlerle uğraşıyor. İnternette vakit geçiriyor, bu şekilde çocuk mutlu oluyor fakat okulda başarısız oluyor. İlgili ve eğitimli bir aileden gelen çocukların başarı oranı yüksek oluyor. Bu kesin bir sonuç. Parçalanmış aile çocuklarında ise başarısızlık sıklıkla görülüyor.”

“ONLİNE KİTAPLAR BAŞARI ORANININ DÜŞMESİNE SEBEP”

“Kitapların online olması başarı oranının düşmesine sebep oluyor” diyen Prof. Dr. Bayram,

“Bizim evlerimizde kütüphaneler oluyordu, istediğimiz zaman bu kaynaklardan faydalanabiliyorduk. Ama şimdi internetten faydalanıyorlar, bilgi kirliliğinin fazla olduğu bu ortamdan bilgi edinmeye çalışmak başarıyı etkiliyor. Ayrıca okullarda yapılan sınav şekilleri de çok etkili. Sınavların klasik sınav şeklinde olması gerekiyor. Öğrenciler test sınavlarında, şıkkın cevabını bilmese de işaretleyebiliyor” dedi.

“SENEDE BİR DEFA YAPILAN VELİ TOPLANTILARI YETERSİZ”

“Öğretmenlerin öğrenciyi ve ailesini birebir tanıması gerekiyor” diyen Prof. Dr. Bayram, “Öğrenci ile yakından ilgilenmesi gerekiyor. Okullarda senede bir defa yapılan veli toplantıları yetersiz kalıyor. Öğretmen, öğrenci ve ailenin birbirleri ile sürekli diyalog halinde olması gerekiyor. Eğitim sistemimizin bu anlamda da düzelmesi gerekiyor” diye konuştu.

“ÖĞRETMENİN KIDEMİ DE BAŞARISINI ETKİLİYOR”

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamış olduğu ‘ders saatlerinin uzunluğu öğrencileri sıkıyor’ durumuna ben katılmıyorum” diyen Prof. Dr. Bayram, “Sıkabilir ama iyi bir öğretmen öğrenciyi sıkmadan bir saatte ders anlatabilir. Öğretmenlik bir sanattır. Öğretmenlerin kendilerini geliştirmesi gerekir, derslik sayılarının artırılması gerekir Öğretmen kalitesinin artırılması gerekir. Öğretmenin kıdemi de başarısını etkiliyor. Çünkü her yıl öğretmen tecrübe kazanıyor. Fakat idealist genç bir öğretmen de hepsinden daha başarılı öğrenci yetiştirebilir. İdealist olması gerekmektedir. Sadece meslek olarak değil, gönülden isteyerek bu işe gönül vererek bu işi yapması gerekiyor. Fakat tecrübeli öğretmenler ise hangi öğrencinin ne tür bir bilgi alması gerektiğini daha iyi biliyor. Çıkan sonuçlardaki kıdemli öğretmenin başarılı olması doğru bir tespit bu anlamda” şeklinde konuştu.

“EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSEK AİLELER ÇOCUKLARA DAHA FAZLA BASKI UYGULUYOR”

Aile baskısı ile eğitim olmadığının altını çizen Prof. Dr. Bayram, şunları söyledi:

“Öğrenciye ders çalışmayı sevdirmek ve öğrenciye uygun ortamı hazırlamak gerekiyor. Eğitimli ailelerde baskı oranı daha yüksek oluyor. Sürekli ders çalışması konusunda öğrenciye baskı uygulanıyor. Bu durumda çocukları başarısızlığa sürüklüyor. Hatta bunalıma girmelerine sebep oluyor. Bu tür yaklaşımlar çocukları olumsuz etkiliyor.

Başarı oranını yükseltmek için, sınıf mevcudunun azaltılması, öğretmen kalitesinin yükseltilmesi, baskılı öğretim sistemi olmaması, aileler okul birliği bir arada olması, aksaklıkların birebir olarak düzeltilmesi ve çocukları sürekli derslerle boğulmaması gerekiyor. Çocuk ne kadar mutlu olursa o kadar verimli olur. Çocuklara sosyal aktivite ortamı hazırlanması gerekiyor, öğrenciler için okullarda spor tesislerinin hazırlanması başarılarını ve motivasyonlarını etkiliyor.”