Yılbaşı gecesi ’da 39 kişiyi katleden Özbek asıllı teröristin yakalanması polisin büyük başarısıdır.15 milyon nüfuslu kentte adeta samanlıkta iğne arar gibi titiz bir çalışma yapılmış ve sonuca ulaşılmıştır.

Teröristin yakalanması benzer nitelikte eylemler yapmaya niyetlenenlere hiç kuşkusuz önemli bir gözdağı niteliğindedir. “Tararız, bombalarız, kaçarız” anlayışı bu operasyonla ağır darbe almıştır.

Failin sağ ele geçirilmesi de takdire değer. Böylece bağlantılarını tespit ve takip kolaylaşmıştır.

Olayın bir diğer boyutu da şudur:
Katliamın failinin yakalanması halka moral vermiştir.
Dün sabah sokağın gündemi ne Anayasa değişikliği, ne doların kırdığı rekor, ne pahalılık ne de işsizlikti.

Dolmuşta, otobüste, çarşıda, pazarda hemen herkes teröristin yakalanması konusunu konuşuyor, duyduğu memnuniyeti dile getiriyordu.
Operasyon, -vatandaş işbirliği açısından da çarpıcı bir örnektir.
Milyonlarca kişi teröristin yakalanmasını kendine iş edinmiş, adeta fahri polis gibi hareket etmiştir.

Ancak, kutlamayı fazlasıyla hak eden başarı polisi rehavete sürüklememeli, aksine onu benzer olayların aydınlatılması konusunda cesaretlendirmelidir.
Bazı ülkelerde teröre karşı yüz tanıma teknolojisinin yaygın biçimde kullanılmaya başlandığına ilişkin haberler okuyorum son günlerde.
Gelişmiş bir Mobese sisteminden söz ediliyor.
Bu ve benzeri teknolojilerden de mutlaka yararlanılmalıdır.