Sultan 2. Abdülhamid’in hayatını konu alan Payitaht Abdülhamid dizisinin başrol oyuncuları Bülent İnal ve Özlem Conker, hanedan üyeleriyle kamera karşısına geçmek istediklerini söyledi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 34’üncü padişahı olan, 1876 yılında çıktığı tahtta 33 yıl kalan Sultan 2. Abdülhamid’in hayatının anlatıldığı ‘Payitaht Abdülhamid’ dizisinin yönetmeni ve başrol oyuncuları, çekimlerin gerçekleştiği Kocaeli SEKA Film Platosu’nda DHA’ya özel açıklamalarda bulundu.

BÜLENT İNAL: ZORLUĞU HEP HİSSEDİYORUM

TRT 1 ekranlarında cuma akşamları izleyiciyle buluşan ve reytinglerde üst sıralarda yer alan dizide Sultan Abdülhamid Han’a ünlü oyuncu Bülent İnal hayat veriyor. Abdülhamid Han’ı canlandırmanın zorluğunu her daim hissettiğini belirten İnal, set ekibi ve senaryodan güç aldığını söyledi. İzleyiciye, hem ülke içi hem ülke dışından gelen tehlikelere karşı ayakta durarak ülkesini korumaya çalışan bir mücadele adamını izlettiklerini söyleyen Bülent İnal, “Öncelikle 100. ölüm yıldönümü sebebiyle Abdülhamid’e Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Tabii ki oynaması çok zor bir şahsiyet. Benim için ilk başta stresli ve riskliydi. Fakat çok iyi bir teknik ekibimiz ve senaryomuz var. Bizi çok iyi yönlendiriyorlar ve bize sadece oynamak kalıyor. Televizyonda bir mücadele adamını izletiyoruz. Hem içerden hem dışarıdan gelen tehlikelere karşı ülkesini korumaya çalışan önemli bir şahsiyeti anlatıyoruz. Bunun zorluğunu her daim hissediyoruz. Şimdilik her şey çok keyifli ve güzel gidiyor” diye konuştu.

“KARAKTERLERLE ÖZDEŞLEŞTİK”

Rolüne hazırlanırken tarihi veriler ve gerçeklerden ziyade Abdülhamid’in ruhuna inmek üzerine çalışmalar yaptığını anlatan İnal, Abdülhamid’i çok iyi tanıyan ve dönemi iyi bilen tarih danışmanları ve senaristler ile kitaplardan güzel şeyler öğrendiğini ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çırağan Sarayı’nda geçtiğimiz hafta düzenlenen yemekte, Sultan Abdülhamid’in torunlarıyla bir araya geldiklerine de değinen ünlü oyuncu, bu buluşmanın çok heyecanlı olduğunu dile getirerek onlarla kamera karşısına geçmenin de keyifli olacağını vurguladı. İnal, “Uzun süredir diziyi oynuyoruz ve dizinin diğer karakterleriyle de özdeşleştik. Mesela Abdülkadir Efendi’nin torunu diyorlar, çok şaşırıyoruz. Onlarla aynı sahneyi paylaşmak isteriz ama onların heyecanı daha yüksek. Onlar da isterler mi, bunu hanedan üyelerine sormak lazım. Bence aynı sahneyi paylaşmak çok keyifli olur” ifadelerini kullandı.

CONKER’DEN HANEDAN HANIMEFENDİLERİNE ÇAĞRI

Dizide Abdülhamid Han’ın eşi “Bidar Kadın Efendi”yi canlandıran oyuncu Özlem Conker de, “Bir bölüm de olsa Abdülhamid’in torunlarıyla aynı dizide oynamak isterdim” dedi. Conker, özellikle hanımefendilerin diziye büyük katkıları olacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Özellikle hanımefendilerin diziye çok büyük özellik katacağını düşünüyorum. Onlarla oynamak çok enteresan olurdu. Gerçek hanedan üyelerinin rol aldığı bir dizi ya da film zannedersem olmadı. Kesinlikle oynamayı çok isterdim. Henüz tanışamadım ve tanışmayı çok arzuluyorum.”

“KÜÇÜCÜK BİR FOTOĞRAFTAN ESİNLENDİM”

Osmanlı hareminin gizli bir dünya olduğuna dikkat çeken Conker, Bidar Kadın Efendi rolüne hazırlanırken, tek bir portreden Bidar Kadın’ı çizdiğini anlattı. Conker, “Yakın dönem olduğu için bazı bilgilere ulaşmak kolay oldu ama harem gizli biz dünya. Harem, kişi ve karakterler hakkında çok fazla açık ve net bilgiler elde edebilmek mümkün değil, ancak genel yaşamı bilebiliyoruz. Ben Bidar Kadın Efendi’nin çok küçük bir fotoğrafını bulabildim. Tek portreden esinlenebildiğim kadarıyla bir Bidar Kadın çizmeye çalıştım. Sadece bakışları ve duruşu bir fikir verdi. Küçük bir fotoğraftan yola çıkarak elimden geleni yapmaya çalıştım” dedi.

YÖNETMENDEN OSMANOĞLU AİLESİNE DAVET

Osmanlı Hanedanı üyelerini dizide görmenin heyecan verici olacağını söyleyen dizinin yönetmeni Emre Konuk ise, Abdülhamid’in torunlarına şu sözlerle davette bulundu:

“Oyunculuk çok zor ama bizim için onları burada görmek heyecan verici olabilir. Onlar da bu yoğunluklarının içerisinde bize vakit ayırırlarsa mutlu oluruz. Gelseler ne güzel olur. Beraber güzel bir sahne çekeriz. Onlar geçmişi yad etmiş olurlar. Biz de onları platomuzda ağırlarız.”

“OBJEKTİF BİR İŞ ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Sultan Abdülhamid Han’ın Osmanlı Devleti’nin yıkılışını siyasi zekayla ertelediğinin altını çizen Konuk, Abdülhamid’i anlatırken başarısına ve devlete olan sadakatine bağlı kalmaya çalıştığını söyledi. Dizide tümüyle gerçek hayata bağlı kalmanın zor olduğuna dikkat çeken Emre Konuk, kurmaca karakterlere de yer verdiklerini ifade etti. Diziyi çekmeden önce tüm kaynakları okuyup objektif bir iş çıkarmayı hedeflediklerini belirten Konuk, “Abdülhamid’i ciddi ve gerçekçi bir şekilde anlatabilmeye bağlı kalmaya çalışıyorum” dedi.

“TÜRK DİZİLERİ ARTIK SİNEMA KALİTESİNDE”

Türk dizilerinin sinema kalitesine ulaştığını belirten Konuk, “Dizi sürelerimiz hala uzun olsa da biz sinema kalitesinde işler çekebildiğimizi tüm dünyaya gösterdik. Zaten bütün dünyada izlenmesi bunu kanıtlıyor. Ancak tarihi tümüyle dizilerden öğrenemeyiz. Ben dizilerin ciddi bir merak uyandırıcı ve tetikleyici etkisi olduğunu düşünüyorum. Çok mesaj alıyorum. ‘Hiç okumadığım bir dönem, beni dönemle ilgili okumaya teşvik ettiniz’ diyorlar. Dizi, sinema ve görsel her sanatın bence bu tip etkisi var. Okuma alışkanlığı kazandırdıysak ne mutlu bize” diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLARI