Ana Sayfa Politika Partili Cumhurbaşkanı ‘Onay’ aldı

Partili Cumhurbaşkanı ‘Onay’ aldı

160
PAYLAŞ

1 Kasım seçimlerini yorumlayan Andy-Ar şirketi sahibi Faruk Acar, yüzde 49,4’lük Parti oyuyla tarafsız cumhurbaşkanı tartışmasının artık bittiği görüşünde.

Acar’a göre muhalefet liderleri kendi seçmenleri üzerindeki ikna gücünü kaybetti. Acar, başkanlık sistemine ilişkin ise “Başkanlık sistemi gündeme geldiğinden bu yana yaptığımız tüm araştırmalarda başkanlık sistemine destek en fazla yüzde 35 çıktı. Ortalama destek yüzde 30’lar seviyesinde. Başkanlığı şu anda öncelikli mesele olarak tartışmak AK Parti’ye zarar verebilir. Ancak öncelikli sorunlar ele alıp düze çıkılmasının ardından gelecekte yapılacak bir referanduma muhalefet aynı lider ve kadrolarla girerse bu referandum AK Parti’nin lehine olur. Kendi seçmenini ikna sorunu yaşayan bir muhalefet seçmenini sandığa götüremeyebilir” açıklamasında bulundu.

Andy-Ar şirketi sahibi Faruk Acar Al Jazeera’ye konuştu.

1 Kasım seçimlerine ilişkin tahminlerinin tutmadığını ifade eden Acar, “yanıldık” dedi.

Seçime 10 gün kala kendi maddi olanaklarıyla yaptıkları bir araştırmadan bahseden Acar, “12 bin 700 kişiyle görüşme sonucu AK Parti’nin yüzde 49’ları geçen, ’nin yüzde 25’ler dolayında, ’nin yüzde 12 olduğu, ’nin de yüzde 10 buçuk seviyelerindeki sonuç ben yurtdışındayken bana geldi. Bu sonuçların son olarak 3-4 ’de yaptığımız araştırma ve geçmişten gelen trendlerle hiçbir ilgisinin olmadığı, bugüne dek yaptığımız hiçbir çalışmada bunun bir emaresini görmüş olmamamız, AK Parti için yüzde 45’in üstünün dahi söz konusu olmadığı tespitlerimiz vardı. Kendi mahallemde, yani diğer araştırmalarda bu yükselişi teyid eden bir sonuç olmaması nedeniyle şüpheyle yaklaşmama neden oldu.  O tarihe kadar güvenilir olan hiçbir araştırma şirketi Andy-Ar’ın Ak Parti için verdiği rakamın yakınında değildi. En üstte biz vardık. Yanlış yolda olduğumuzu örneklememizin hatalı olduğunu düşünüp daha fazla para harcamadan araştırmayı durdurduk, yarıda bırakıp tamamlamadık” dedi.

Acar, bu seçimin kaderini muhalefet partilerinin belirlediğini savunurken, “7 Haziran gecesinde AK Parti ilk kez iktidar kırılması yaşadı. Daha 7 Haziran gecesi ’nin Kasım ayında erken seçimi telaffuz etmesi sonrasında piyasaların durumunu gördük. TBMM Başkanı seçilmesinde muhalefet bloğunun performansı, AK Parti’nin şoktan çıkmasını da sağladı. Tüm bunlar seçmenlerin gözü önünde oldu ve seçimden 10 gün sonra yüzde 18’lik kararsız ve kızgın bir seçmen bloğu ortaya çıktı. AK Parti, muhalefetin beceriksiz, başarısız bir noktada algılanabilmesi için elinden gelen her şeyi yaptı. AK Parti muhalefeti mindere çekti, güçlü olduğu alanlardan başlayarak onları dövmeye başladı. Bu arada terör tırmandı, güvenlik kaygıları arttı. Kalabalık ortamlarda bulunmaktan bile korkan bir seçmen ortaya çıktı. Koalisyon bir umut oldu ama sonra o da bitti. Bu sürecin sonunda koalisyonu kim istemedi sorumuza yüzde 70 oranında ‘Cumhurbaşkanı Recep ’ yanıtını aldık ama burada Davutoğlu faktörü devreye girdi. Erdoğan’ın uzlaşmaz algısını Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun uzlaşmacı, yumuşak üslûbu dengeledi. Davutoğlu’nun diyalog zemini arama çabası seçmende karşılık buldu” diye konuştu.

AK Parti’nin aldığı oy oranı üzerinden geleceğe dair tahminlerini aktaran Acar, şunları kaydetti:

“Yüzde 49,4’lük oy oranı aynı zamanda bence partili bir cumhurbaşkanının da onaylandığı anlamını taşıyor. Erdoğan’ın tarafsız olmamasını artık seçmen kabullenmiş durumda. 1 Kasım seçimleri tarafsız cumhurbaşkanlığı tartışmasını bitirdi. Muhalefet bunu temenni edebilir ama AK Parti seçmeninde de ‘emanet’ AK Parti seçmeninde de artık bu bir rahatsızlık değil. Başkanlık sistemi gündeme geldiğinden bu yana yaptığımız tüm araştırmalarda başkanlık sistemine destek en fazla yüzde 35 çıktı. Ortalama destek yüzde 30’lar seviyesinde. Yüzde 65-70 olumsuz reaksiyon var. Bu algının oluşmasında muhalefet liderlerinin ciddi bir katkısı oldu. Bugün HDP’yi ayırırsak MHP ve CHP liderlerinin kendi seçmenlerini ikna yeteneği kalmadı. Seçmenleri gözünde kredibiliteleri yok. Başkanlığı şu anda öncelikli mesele olarak tartışmak AK Parti’ye zarar verebilir. Ancak öncelikli sorunlar ele alıp düze çıkılmasının ardından gelecekte yapılacak bir referanduma muhalefet aynı lider ve kadrolarla girerse bu referandum AK Parti’nin lehine olur. Kendi seçmenini ikna sorunu yaşayan bir muhalefet seçmenini sandığa götüremeyebilir. Tıpkı 7 Haziran’daki AK Parti seçmeni tavrı gibi. Bu durum da olası bir başkanlık referandumunda AK Parti’ye istediği sonucu getirebilir.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam