Ana Sayfa Yazarlar Partilerimiz ve laiklik anlayışı

Partilerimiz ve laiklik anlayışı

63
PAYLAŞ

Avrupa’daki siyasi partiler ile Türkiye’deki siyasi partilerin mukayesesini yapacağım. Avrupa’da siyasi partilerin ağırlıklıları seçimin yapılacağı ay ve haftalarda kendisini hissettirir.

Bayrakları, flamaları, siyasetçileri, demeçleri, Meclis kavgaları ile Türkiye’de ise 365 gün bu atmosfer solunur.

Her yerde parti propagandası vardır. Avrupa’da seçim biter iktidar partisi artık partililik ünvanlını bir tarafa bırakır. Kolları hizmet için sıvar. Diğer karşı partililer hiçbir şekilde rencide olmazlar.

Seçilmiş başbakan ya da devlet başkanı parti propagandasını artık bir tarafa bırakır. Partiler üstü bir politika izler. Başbakan ya da o partinin adayı devlet başkanı çıkıp da parti adını vererek 7 tepeli İstanbul’a şunları diktik diye insanların kafasına bunu kakmaz.

Ecdadımız, Haliç’ten aşırdığı gemilerle İstanbul’u fethettiyse onun torunları boğazı yürüyerek geçerek fethetti havaları ve edaları ile partilerinin propagandasını yapmaz.

SÜREKLİ BİR AYRIŞTIRMA
Düşünün her sene aynı takımın şampiyon olduğunu, ya da bunun tersi 14 yıl 154 yıl aynı partinin ülke iktidarını yönettiğini inanın, sıkıcı olur.

İnsan doğal olarak “bir de onu deneseydik” der. Nitekim günlük yaşantımızda her gün ayrı yemek, ayrı renklere bürünüp zevk alarak yaşamak istemiyoruz mu?
Çok partili siyasi demokrasiyi seviyor ve destekliyoruz ancak aşırı partizanca bir siyasette ne kadar demokrasinin özüne uygun olur.

İLLE DE AK PARTİ
Ancak Ramazan ayı olması sebebiyle her gece bir dernek ya da vakfın iftar yemeklerine giden Cumhurbaşkanı’ndan Başbakanına ve Bakanlarının yaptığı konuşmalarda, hep partilerinin adını anarak böyle bir savunma var.
Yani partililerine akıllıca motivasyon veriyorlar. Ancak bunu tüm Türkiye izliyor. Sürekli AK Parti propagandasıyla vakit geçiren diğer partililerde bu nasıl bir etki yapar?

TÜRKİYE İFTARLAR KALKTI
Laik Cumhuriyet, laik demokrasi diyoruz, ancak Ramazan ayı münasebeti nedeniyle her akşam herkes iftar, iftar dolaşıyor. Dini vecibelerin geldiği bu atmosferde siyaseti iftar masalarına yatırdılar. Hem din, hem siyaset bir arada eda etti.
Şimdi soruyorum size bu nasıl laiklik anlayışı. Müslüman bir devlet ancak aynı zamanda laiklik ayırımı olan bir kırmızıçizgisi de mevcut.

Aynı zamanda Türkiye’nin en önemli haber kanallarının, yayınlarını keserek, bu iftar yemeklerine bağlanıp konuşmaları canlı yayın olarak vermeleri de olayın bir başka tarafı.
Bunlar yeni Türkiye’nin yeni çizgileri rahmetli Necmettin Erbakan’ın hükümetinde bile bunlar yaşanmadı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam