Otomobil değil başka kuyruktalar

0
18

Bugünlerde eğer kendinizi bir yerlere göstermek, sesinizi duyurmak, hakkınızda haber yayınlanmasını istiyorsanız “milli ve yerli otomobili alacağız, adımızı listeye yazın” demeniz yeterli.

Bizim adını “Yiğit” koyduğumuz araba için, üreticileri daha yeni bir araya geliyorlar, üretimi, tasarımı, maliyetini planlıyorlar, 2020’ye zor yetişir diyorlar, birleri kalkıp şimdiden sipariş veriyorlar.
Bakıyorsunuz, iş adamları, meslek örgütleri, yerel yöneticiler bol keseden “şu kadar adet alacağız, bu kadar adet bize ayırın” şeklinde açıklamalar yapıyor. Hem de başında bulundukları örgütlerin kuruluşların parasıyla.

Hatırlayacaksınız, geçen yıl bu zamanlar, bu benzeri siparişçi takımı gibi birileri hevesle döviz bozdurma seferberliğine katıldılar, banka dekontlarıyla fotoğraf çektirip yayınlattılar. Ardından istihdam seferberliği başlatıldı. Sayın Cumhurbaşkanına verilen sözlere göre memlekette bir tane işsiz bile kalmayacaktı.
Sonuç ne oldu? Döviz bozduranlar bir ara ucuzlayan fiyattan yeni dövizler aldılar. Bugün satın şu dövizleri denilse hepsi ortadan kaybolurlar.
İşsizlik Nisan Mayıs aylarında biraz azaldı, ama hep aynı oranda kaldı. Nerede kaldı o, “300, yok, kesmez 500 bin kişiyi işe alacağız” vaatleri? Hepsi, “kem küm” diyerek kapıları kapattılar.

Şimdi aynı manzara bizim Yiğit yerli otomobilde yaşanıyor. Adını sanını duyurmak isteyen, şu kadar alacağız, bu kadar alacağız diye kuyruğa giriyorlar. Ama iş, örneğin ekonomiye ilişkin bir eleştiri, bir beklentiye gelince hepsi suspus.
O zaman da yazdık, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, yerine getirmeyeceğiz sözleri vermeyin, vatandaşı umutlandırmayın, kandırmayın.
“İki yüz bin tane alacağız” açıklamasıyla kendinizi gösterecekseniz, siyasette, 2019 seçimlerinde ikbal arıyorsanız, başka konularla gündeme gelin. Yoksa otomobil üzerinden bu açıklamalara başka tanımlar daha çok yakışacak.

Yiğit otomobilimiz bir ortaya çıksın, o zaman bakılır alınıp alınmayacağına. O zaman karar verin alıp almayacağınıza. Satılmayacak, kullanılmayacak bir otomobil yapılmayacak ya! Haa, biz moral veriyoruz, destekliyoruz diyorsanız, bunu başka icraatlarınızla ortaya koyun. Ne bu acelecilik, Yiğit kaçmıyor ya!
Şimdi bu siparişçi takımı Yiğit’in üretim merkezini de isterler. Yiğit biraz şekillensin, üç beş ay sonra görürüz, tüm illerde valiler, belediye, parti başkanları öncülüğünde “fabrika bizim burada kurulsun “diye başlatılacak akla hayale gelmeyecek kampanyaları. Öyle ki gidip Saray’ın kapısında bile yatarlar.
Bunda da acele etmeyin kardeşim. Bu iş de öyle bir geceden sabaha olmaz. İstediğiniz kampanyayı yapın, iş ekonomik şartlara, pazarlanama yöntemlerine bağlıdır. İlk baştaki maliyetleri düşürmek için belki de mevcut otomobil tesislerinde üretimine başlanacak, sonra esas üretim tesisleri kurulacak.
Yok, “sipariş gibi fabrika konusunu da gündeme gelip ön plana çıkmak istiyorsunuz” diyorsanız, bir de bu kuyruğu açalım. Ama samimiyetle, gerekçelerini göstererek kuyruk oluşturun, “reklam olsun, adım dönsün” demek için değil.