Ana Sayfa Güncel “Bu otomobil babamızın değil, milletin malıdır”

“Bu otomobil babamızın değil, milletin malıdır”

152
PAYLAŞ

Çankaya Köşkü’nde çalışan Cemal Granda anlatıyor:
“Bir gün Atatürk’ün manevi kızlarından Nebile Hanım, Köşk’ün otomobiline binmiş gidiyordu. Atatürk, nizamiye kapısından geri çevirtti onu. Nebile Hanım, ‘Arkadaşlarıma gidiyorum’ deyince, Atatürk, ‘Böyle şey olmaz. Hepiniz toplanacaksınız, haftanın bir günü Köşk’ten dışarı çıkacaksınız. Bu otomobil bizim babamızın malı değildir. Benzin parasını da millet ödüyor’ dedi.”
Granda’dan bir anı daha:
“Atatürk çiçekleri çok severdi. Çiçek olmadı mı sofraya oturmazdı. Zaman zaman başka yerlerde de yemek yenirdi, Tokatlayan, Pera Palas, Park Otel gibi. Hepsine gittiğimizde parasını cebinden öderdi.”
++
Çankaya Köşkü’nün Kütüphane Memuru Nuri Ulusu anlatıyor:
“Atatürk dil konusuna çok önem veriyordu. Aritmetik, geometri terimleri üzerinde çalıştı. Bunları bana dikte ettiriyordu. Dört işlem, toplama, çıkarma, çarpma, bölme, açı gibi terimleri o buldu.”
Ulusu’nun bir diğer anısı da şöyle:
“Bir akşam sofrada konuklardan biri, ‘Paşam, izin verirseniz bir kanun çıkaralım, siz ömür boyu Cumhurbaşkanı olarak kalın’ dedi. Atatürk’ün gözleri çakmak çakmak oldu, kaşları kalktı. Sinirlenmişti. Öneriyi yapan konuğa, “Beni Mısır Kralı Faruk, Arnavutluk Kralı Zogo’ya mı benzetmek istiyorsunuz’ yanıtını verdi.”
++
Prof. Afet İnan anlatıyor:
“Ankara’dan otomobille İstanbul’a gidiyorduk. Kazan köyünden geçerken köylülerin yol üzerinde toplandığını görüp otomobili durdurduk. Ancak köylüler çekingen duruyor, hiçbiri otomobilimize yaklaşmıyordu. Biraz bekledikten sonra otomobile gayet güzel köylü giysisi giymiş bir kadın yaklaştı, Atatürk’e, ‘Paşam size ayran hazırlamıştık, yolculuğunuza ara verip inip bizimle içer misiniz’ dedi. Kadın gayet cesurane konuşuyordu. Kazan köyü muhtarlığına yeni seçildiğini söyledi, köyü hakkında ayrıntılı bilgiler verdi.
Onlara veda edip tekrar yola koyulunca Atatürk yanındaki Nuri Conker’e döndü, muhtar kadını kastederek, ‘Bak’ dedi, ‘Tam milletvekili olacak kadın o… Onu milletvekili yapacağız’. Conger, biraz alaysı bir şekilde, ‘Ya demek öyle’ dedi, ‘Bize böyle arkadaşlar getireceksiniz demek…’
Atatürk, ‘Daha fazlasını getireceğim, göreceksiniz’ diye yanıt verdi.
Gerçekten de 1935’te yapılan seçimde aralarında Kazan Muhtarı Satı Kadın’ın da bulunduğu 18 kadın milletvekili olarak Meclis’e girdi.
Not: Yukarıdaki anılar, Nazmi Kal’ın Ziraat Bankası Yayınları arasında çıkan “Atatürk’le Yaşayanlar” kitabından özetlenerek alınmıştır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam