sabır etmek, eline, diline, beline sahip olmak demektir. Öyle ki ağzınızdan çıkacak kötü bir sözün, küfrün bile niyeti bozacağı bilinir. Ama memlekette öyle şeyler oluyor, öyle şeyler konuşuyor ki, verilecek cevaplar tam bozacak cinsten. Günah bizden gitti, şimdi soralım:

Son 15 yıldır iktidarda olan partinin Çevre ve Şehircilik Bakanı, “belediyelerde imar hırsızlıkları var” diyorsa o zaman hırsız kim? Belediye Başkanı mı, Meclis üyeleri mi, imar komisyonları mı, müteahhitler mi? Yüzde 70’i aynı partiden olan tüm yerel yöneticiler zan altında. Niye susuyorlar?
FETÖ’cü damatlara son olarak bir eski bakanın damadı da eklendi. Niye bu zamana kadar beklendi? Bu damadın iki gün sonra tahliyesine neden olacak sürekli bir hastalığı var mı?

15 Haziran’da darbe girişimi olursa, bunu yazan gazeteci tutuklanır mı? Ve ya “sen nerden biliyorsun?” diye ifadeye çağrılır mı? O zaman “Cumhurbaşkanı Marmaris’te” diye yazan ve tutuklanan gazeteciye ne diyeceğiz?
Sayıları 51 bini aşan muhtarların maaşlarının yanı sıra sigorta primlerini devlet ödeyecekse, doğrudan memur gibi atama yapılsın. Madem böyle, muhtarlık hizmetleri bedava olacak mı?

Hazırladığı yasa tasarısına sanayi ve enerji için zeytin ağaçlarının kesilmesi maddesini koyan Bakan, “ bilsem ki bir zeytin ağacı kesilecek, bu maddeyi koymazdım” diyorsa, o zaman bu maddeyi kim ekledi?

Aylardır doğru dürüst vergi toplamayıp bunları sürekli yapılandıran Maliye, “ 31 Mayıs günü bir milyar lira vergi topladığını söylüyorsa, bu yapılandırma olmasaydı aynı gün ne kadar vergi toplayacaktı?

Katar “size zor zamanlarınızda para gönderdik. Karadeniz dağlarını helikopterle gezdirirken iyi idi. Şu diğer Araplara tepki gösterin yoksa bir dinar işlemez” derler mi? Araplara “yapmayın etmeyin, dünya âleme ayıp oluyor, Ramazan, Müslüman” dersek bizi dinleyen çıkar mı?
Katar’a karşı ülkeleri örgütleyen Suudi Arabistan da, bize baskı yapıp “siz de bu bölgesel terörden şikâyetçisiniz, 2024 Dünya Futbol kupası inşaat işlerine Türkler girmesin. Katar’la ilişkileriniz kesin” derse “o iş ayrı bu iş ayrı” der miyiz?

Katarlılar, bizden satın aldıkları TV spor kanallarından ambargocu Araplara 24 saat saydırırsa, şifreli yayınlar sona erer mi? Türkiye’deki Katar sermayeli bankalar, ambargocuların hesaplarını dondurur mu?

Enflasyona ilk sayfalarda yer vermeyen bir kısım medya, emekli ve ücretlilerin Temmuz maaş artışlarını “hükümetimiz, emekliyi unutmadı “ şeklinde yazar mı?
Türkiye’nin en büyükleri sıralamasına 800’den fazla şirketi elinde tutan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu ile Türkiye Varlık Fonu ilk sırada yer almıyorlar?
Yıllık emlak vergisi 200 lira bile tutmayan organize sanayi bölgelerindeki iş yerlerinden vergi alınmayacağı, bunun üretime katkı sağlayacağını söylemek nasıl bir hesabın ürünü?

Hani bu temin etmek sabıkalı popçunun ceza evinden çıkışı oruç tutan gazetecilere göre ayarlanacaktı? Hani helikopterlerle takip, canlı yayınlar yapılacaktı? Elindeki beyaz kuş neyin nesi? Beyaz neyi çağrıştırıyor?

Geçmişte Cumhurbaşkanın iftar sofralarında ezan okuyan ve sevgilisi uğruna eşinden boşanan bir popçu, bu yıl aile kurumuna önem veren iftar sofralarına, ezan okuması için çağrılır mı?

Bir diğer popçumuzun katıldığı eğlence ile sonrasında sevgilisinden ayrılması 15 Temmuz akşamüstü yaşananlar gibi neden bir türlü aydınlığa çıkmıyor?
“Ben hayattayken buraya adım atamaz” diyen başkanın, o şahsı tekrar teknik direktör diye getirmesinin maddî manevi bedeli ne kadar?
Sayın Cumhurbaşkanın doğum yeri olan şehrin küme düşmesine neden olan komşu şehre gider mi?
Bir futbolcu, uçakta gazeteci dövüyorsa o uçak neden ilk hava alanına indirilip olay polise intikal edilmiyor?
Tövbe deyin, sözünüzü bayrama saklayın.