CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, “Evet kampanyasına büyük paralar harcanıyor. Nereden geliyor bu değirmenin suyu? Ne oldu da referandum gündeme geldikten sonra örtülü ödenekten harcamalar patladı? Yoksa örtülü ödeneğin paraları evet kampanyasına mı gidiyor?” dedi.

Yasemin Öney Cankurtaran, referandum çalışmaları kapsamında bulunduğu Bursa’da CHP İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Örtülü ödenek harcamaları konusuna değinen Cankurtaran, “Birileri örtülü ödeneği har vurup harman savurabileceği şahsi kasası sanıyor” dedi. Cankurtaran şunları söyledi:

“Örtülü ödenek halkın parasıdır ve çoğunlukla ülkenin güvenliği için gereken acil ihtiyaçlarda kullanılır. Örtülü ödenekten yapılan harcamalar son yıllarda sürekli artıyor ama paraların ne amaçla kullanıldığı belli değil. Üstelik harcamalar referandumun gündeme geldiği Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 72, geçen yılın Şubat ayına göre ise yüzde 65 artarak adeta patladı. Son iki ayda harcanan paranın tutarı ise 459 milyon liraya ulaştı. Ne oldu da referandum gündeme geldikten sonra örtülü ödenekten harcamalar patladı? Gördüğümüz kadarıyla ‘evet kampanyası’ için büyük paralar harcanıyor. Her yer devasa evet afişleriyle dolu. Nereden geliyor bu değirmenin suyu? Yoksa örtülü ödeneğin paraları evet kampanyasına mı gidiyor? O parada yetimin, öksüzün herkesin hakkı var ve ülkenin güvenliği için size emanet edildi. Bu paralar ne evet ne de hayır için harcanamaz. Hükümet bir an önce kamu vicdanını rahatlatmak için örtülü ödenekte yaşanan bu harcama artışının nedenini açıklamalıdır.”

‘HALKIN HUZURA İHTİYACI VAR, HUZUR HAYIR’DA’

Son günlerde mitinglere izni verilmemesi nedeniyle Almanya ve Hollanda ile yaşanan gerilimi hatırlatan Cankurtaran, hükümetin bilinçli olarak gerilimi tırmandıracak açıklamalar yaptığını belirterek, “Referanduma bir ay süre kaldı. AK Parti’nin meydanlarda Avrupa ülkeleriyle yaşanan gerilimi anlatmaya ağırlık vereceği belirtiliyor. Ancak AK Parti’nin şova, halkın ise huzura ihtiyacı var. Milyonlarca işsiz ancak huzurlu ortamda iş bulabilir. Sürekli gerilimin yaşandığı ortamda ekonomi düzelmez. Türkiye gerilimden kavgadan yoruldu bıktı. Suriye ile gerilim ülkede güvenliği bitirdi, Rusya ile gerilim turizmi bitirdi şimdi bir de AB ile gerilim sürerse o da ekonomiyi tümden bitirir. AK Parti meydanlarda gerilimi anlatabilir ancak biz ise umudu anlatacağız. Çünkü umut ve huzur hayırda” diye konuştu.

‘GURBETÇİLER, HUZURLARINI KAÇIRAN AK PARTİ’YE HAYIR DEMELİDİR’

Hükümeti sorumlu davranmaya çağıran Cankurtaran, “Tabi ki milli çıkarlarımızı savunacağız. Ancak Nazi, faşist gibi hakaretler ya da ‘Avrupa bizi kıskanıyor’ türü komik açıklamalar Türkiye’yi zor duruma düşüyor. Dünya ihracat ikincisi Almanya bizi yüzde 12.7 ile rekor kıran işsizlik yada yüzde 10’u geçen enflasyon oranımız nedeniyle mi kıskanacak? Madem Avrupa’nın bizi kıskandığını düşünüyorsunuz oldu olacak sınır kapılarına ve Ankara’nın göbeğine dev nazar boncukları dikin de nazar değmesin bari! Bir an önce bu tür ciddiyetsiz açıklamalar bırakılmalıdır. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı yaşadıkları ülke yönetimleriyle ve halklarıyla karşı karşıya bırakacak söylemlerden kaçınılmalıdır. Gurbetçilerimiz de yaşadıkları ülkelerde huzurlarını kaçıran AK Parti’ye bir hayır demelidir” diye konuştu.

Bazı AK Partili yetkililerin Hollanda ile yaşanan krizin evet oylarını arttıracağını söyleyerek sevindiğini hatırlatan Cankurtaran, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin onuru ayaklar altında ancak onlar evet derdinde. İlk defa bir NATO ülkesinin bakanı sınırdışı ediliyor, onlar seviniyorlar. Nerede kaldı sizin vatanseverliğiniz? Şahsen bu olayların vatandaşın referandum tercihini etkileyeceğini düşünmüyorum. Ancak yine de oldu ki çevrenizde kararsız olup Hollanda yüzünden evete döndüğünü söyleyen olursa şunu hatırlatın sadece. Referandumdan sonra AK Parti Hükümeti ve Erdoğan tıpkı İsrail ve Rusya karşısında olduğu gibi çark edince pişman olursunuz, kendinizi aldatılmış hissedersiniz. Unutmayın bunlara güvenerek Mavi Marmara’ya binip orada şehit olan 9 vatandaşımız karşılığında bir özür bile almadan sadece 20 milyon dolara konuyu kapatmış bir hükümetten bahsediyoruz. Referandum Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bir konudur. AK Parti’nin dönemsel şovlarına bakarak geleceğimizi karartacak bir karara ortak olmayın. Tam tersine güçlü bir hayır ile ‘Oyununu gördüm ve aldanmıyorum’ demelisiniz.”