Siyasi gündem sıcak biliyorum ama hiç soğumuyor ki…En son Nazi suçlaması ile ortalık çalkalandı.Yine de herkes olabildiğince temkinli davranmaya çalışıyor Almanya’da.

Türk kökenli milletvekilleri daha sert çıkışlarla yükleniyorlar bu açıklamalara. Hani hep deriz ya “kraldan çok kralcı olmak” diye, onun gibi bir psikoloji bu sanırım.
Tabi ülkeyi yönetmek öyle kolay iş değil.

Politikacı olmak tribünlere oynamaktan çok, gerçek anlamda doğru hareket etmeyi gerektirir.
Ayrıca AK Partinin Almanya’ya gelip propaganda yapmasına bence hiç gerek yok zaten buradan AK Parti ne diyorsa o çıkar.
Başka ülkelerde sorun yaşanırsa onu bilemem ama Almanya’da münferit bir olay için bu kadar tatsızlığa gerek yoktu diye düşünüyorum.
Sorun bakanların bilinçli bir engelleme ile yapılıyorsa buna tepki göstermek de gerekli tabii ki.

Sonuçta Almanya ve Türkiye arasındaki diyalog kopukluğu aldı başını gidiyor.
Ne zaman ve nerede duracak bilinmiyor.
“Avrupa birliğine gireceğiz” derken, neredeyse bakanların ve cumhurbaşkanının bile Avrupa’dan içeriye sokulmayacağı bir hale geldik” diyen muhalefet, dün sosyal medyada veryansın ediyordu.
Bütün bu olanların nerede, ne zaman ve ne şekilde sonuçlanacağı konusunda artık net bir fikir bile yok.

Almanlar “Erdoğan şov yapıyor” görüşündeyken, medya bu kez yapıcı yorumlarla Almanya’nın koyduğu yasakların, Erdoğan’a yarayacağını, en azından turizm yasağının kalkması gerektiğini vs. yazdı.
Bu arada Merkel’in sakin tavrını da öven yazılar da medyada yer aldı. Tabi sakin olmasının pek çok sebebi var…
Ama en azından “zor da olsa sakin durmayı becerebiliyoruz” şeklinde mesajlar veriliyor.
Türkiye’ye gelince; sakin olmak kelimesi sanırım bizden çok uzakta, sürekli tepki halindeyiz.
Aslında şöyle, geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki epey yol kat etmişiz.
Avrupa birliğine girmemiz an meselesi…

Sağımızda solumuzda harap-yıkık ülkeler…
Sınırlarımızda güvenlik had safhada olsun diye duvar örmek de dâhil her tedbiri alıyoruz.
Suriye’de DEAŞ ile savaşımız ve kahpe terör örgütü PKK terörü ile mücadelemiz aralıksız sürüyor.
Referandum ise gündemimizin en öncelikle konusu.
Hakkımızda hayırlısı…

PAYLAŞ
Önceki İçerikEkonomide tuhaf işler
Sonraki İçerikKalp damar hastalığı ölümleri, meme kanseri ölümlerinden 10 kat fazla
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.