Ortalık toz duman

0
82

2017 yılı ekonomisi için “ortalık yine toz duman” diye yazmak istiyorduk, ama iyimserlik kaybolmasın diye kendimizi engelliyorduk. Ama Başbakan Yardımcısı, Maliye eski Bakanı Mehmet Şimşek bizi bu dertten kurtardı.

Şimşek’in, “ortalık toz duman diyebilirsiniz ki şu anda kimse pek bardağın dolu kısmına bakmaz” sözleri ekonomideki olumsuzlukları özetliyor. Artık ekonomi için maalesef daha karamsar başlıklar atabiliriz, yorumlar yazabiliriz. Hükümetin bir bakanı diyor ortalık toz duman diye, artık biz de söyleyebiliriz.
Bir televizyon programında Şimşek, satır aralarında önemli mesajlar da veriyor. Sayın Bakan diyor ki, “2016 başına piyasalara büyük bir volatilite (dalgalanma) ile başladık, çünkü küresel faiz patikasının çok farklılaştığı, emtia fiyatlarının çöktüğü, böyle bir dönemde başladık. Şimdi düşünüyorum, 2017 bundan daha kötü olabilir mi?”

Olur mu olur. Ekonomimiz (şimdilik) her türlü zorluğa dayanıyor ama çatırdamalar yani kırılganlığa direnci de günden güne zayıflıyor. Daha şimdiden ABD’nin yeni başkanı Trump’ın dünya siyasetine ve ekonomisine bodoslama gireceği ve büyük dalgalanmalara yol açacağı biliniyor. Bu dalgalanmaların ümit ederiz Türkiye’yi derinden sarsmaz.

Dahası Sayın Bakan, 2017 yılının ilk yarısından da umutsuz.
Hükümet 2016 yılında reel sektöre, vatandaşın borçlarına, kamu alacaklarına yönelik teşvikler, aflar çıkardı. Bakan bunların sonuçları orta ve uzun vadede gösterecek yani kısa vadede, yılın ilk aylarında fazla bir şey olmaz diyor. Şimşek, “reel sektöre yönelik açıkladığımız tedbirler ki özellikle kredi boyutu çok önemlidir, onlar muhtemelen önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde olmasa bile, ikinci çeyreğinde kendini güçlü bir şekilde hissettirir” sözleri bunu açıklıyor. Yani yaz aylarını bekleyeceğiz bir şeylerin toparlandığını görmek için. Tabii o zamana kadar her şey yolunda giderse.
Şimşek’in sözleri arasında dikkat çeken diğer önemli konu ekonominin fonlanması, yani kamu maliyesinin, hazinesinin iç ve dış piyasalardan borçlanması, ucuz faizle para bulmasının zorunluluğu. Başta cari açık için en az 35 milyar dolar gerekiyor. Hükümetin borçlanması için yerli ve yabancı sermayeyi yatırıma ikna etmesi ve güven vermesi lazım. Bakan bunun için “bir hikâyemiz olmalı” diyor. Hikâye yabancıların çok kullandığı bir sözcüktür. Bizdeki gibi, “boş ver hikâye anlatmayı” şeklinde fazla kullanılmaz.

Özellikle yabancılarına anlatılacak inandırıcı yeni hikayeler, haberler, hedefler lazım. Bunları bulmak, ortaya koymak ve anlatmak sizin göreviniz. Sayın Bakan. Ama geçekler, rakamlar, gidişat da ortada.
Sayın Şimşek de iyi bilir ki harcanmayan her kuruş aslında tasarruftur. Kamu harcamalarını kısarsa, o zaman para bulmaya, aramaya fazla gerek kalmaz ve borcu borç alarak kapatmazsınız. İşte o zaman toz duman azalır, önümüzü görürüz.