Suriye krizinin çözülmesi halinde Ortadoğu’nun güllük gülistanlık olacağını kimse sanmasın. Zengin petrol kuyuları var oldukça Ortadoğu’da silahların susması, barışın egemen olması mümkün değildir.

Şayet Suriye tarım ve hayvancılıkla geçinen, kendi halinde yaşayan, bir gram petrolün bile bulunmadığı mütevazı bir ülke olsaydı başına kesinlikle bunlar gelmez, 6 yıl içinde asker-sivil yüzbinlerce yurttaşının yurttaşını mezarlıklara göndermez, milyonlarca yurttaşını evlerinden yurtlarından kaçmak zorunda bırakmazdı.
++
BBC’nin haberine göre, ABD, Ortadoğu’da şimdiye kadar 4 milyar doları aşan para harcadı. Her gün yaklaşık 10 milyon dolar harcamaya ise devam ediyor.
ABD’nin böylesine büyük ekonomik yükün altına girmesinin nedeni, “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” anlayışıdır.
Rusya’dan İngiltere’ye, Almanya’dan Fransa’ya, Çin’den Japonya’ya kadar diğer büyük devletler de aynı anlayış doğrultusunda milyarlarca doları önümüzdeki yıllarda Suriye petrolünde pay sahibi olabilmek için gözden çıkarıyorlar.
Suriye’de çatışmalar bir şekilde önlense bile bombalar önümüzdeki yıllarda ve yine petrol için Irak’ta, Kuveyt’te, Katar’da, Yemen’de, Mısır’da, Lübnan’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Suudi Arabistan’da , Umman’da patlamaya devam edecek.
Büyük devletlerin petrol şehveti sürdükçe petrolün olduğu her yerde kan eksik olmayacak.
Bir ütopya ama, dünya ülkeleri birleşip Ortadoğu’daki petrol kuyularının tamamen imha edilmesine karar verse emin olun Ortadoğu birkaç yıl içinde turistlerin akın ettiği dünyanın cennet köşelerinden biri haline gelir.