Ana Sayfa Güncel Orda kimse yok mu?

Orda kimse yok mu?

16
PAYLAŞ

ATATÜRK’ ÜN DEVRİMLERİ TEK TEK TARTIŞILIYOR… PARTİLER, SENDİKALAR, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE MEDYA NEDEN SESSİZ..?
Yönetmen Sinan Çetin, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada Türkiye adının Osmanlı olarak devam etmesini istediğini vurguladı. Ortaya koyduğu komik ve yanlış gerekçelere, “ Türkiye’ de 25 milyon Kürt var “ sayısını da ekledi
“Türkiye’de Ermenilerin, Rumların, gayri Müslimlerin bütün insanların, herkesin büyük bir zenginlikle birlikte yaşamasını çok isterdim. Ve adımızın Osmanlı olarak devam etmesini de çok isterdim. Bir yanlışlık var “ diyen Yönetmen Sinan Çetin’ in sözleri çelişkiler ve hatalarla dolu.
Önce Çetin’ in sözlerini aynen yazalım:
“Türkiye’de Ermenilerin, Rumların, gayri Müslimlerin bütün insanların, herkesin büyük bir zenginlikle birlikte yaşamasını çok isterdim. Ve adımızın Osmanlı olarak devam etmesini de çok isterdim. Bir yanlışlık var. Türkiye Cumhuriyeti adını koyanların, bizim bir kısmını Türk. Peki, öbürleri, yani kendilerini Türk olarak kabul etmek isteyenleri dışlamak gibi ortada çok net bir yanlış var. Bugün en önemli sorunumuz Kürt sorunu. Kendini Türk olarak kabul etmek istemeyen 25 milyon insan var. Bir yanlışlık yok mu? Osmanlı en azından bunu kapsamış. Osmanlı biz büyük bir devletiz demiş. Yahudilerde olabilir, Rumlar da olabilir demiş. Bu müthiş bir servet. Bu gerici bir konuşma değil. Ben geriye dönen nostaljik bir tip değilim. Bu ülkenin kurulmasında bir yanlışlık var…”
Şimdi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin adının neden ve nasıl verildiğini Mustafa Kemal’ in ağzından öğretmeye başlayalım Sinan Çetin adlı Tip’e:
Yüce önder Atatürk Nutuk’ ta, “Osmanlı tarihini incelersek görürüz ki, bu bir millet tarihi değildir, milletimizin geçmişteki halini ifade eden bir şey değildir. Belki milletin başına geçen birtakım insanların hayatlarına, ihtiraslarına, teşebbüslerine ait bir hikâyedir “ diyerek “fetihçi” özelliğe sahip “çok uluslu” bir “ümmet” imparatorluğundan “tam bağımsız” bir “ulus devlet” kurdu.
Atatürk, Osmanlı siyasal düşüncesini ve bu düşüncenin temel dayanakları olan “hanedan” ve “hilafet” gibi kavramları eleştirerek, “ulusal egemenlik” kavramını Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkesi olarak vurguladı.
Gelelim Sinan adlı tipe vereceğim yanıta.
“Türkiye’de Ermenilerin, Rumların, gayri Müslimlerin bütün insanların, herkesin büyük bir zenginlikle birlikte yaşamasını çok isterdim ” diyorsun.
İşte sana kocaman bir YUH… Yorumlamaya bile gerek yok çünkü kuruluşundan bu yana zaten birlikte yaşıyoruz.
“Türkiye Cumhuriyeti adını koyanların, bizim bir kısmını Türk. Peki, öbürleri, yani kendilerini Türk olarak kabul etmek isteyenleri dışlamak gibi ortada çok net bir yanlış var. Bugün en önemli sorunumuz Kürt sorunu. Kendini Türk olarak kabul etmek istemeyen 25 milyon insan var. Bir yanlışlık yok mu?” diyorsun.
İşte sana kocaman bir YUH daha… Sen mi saydın 25 milyon Kürt vatandaşımızı tek tek? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne zaman Kürt vatandaşlarını dışladı? Bu ülkede Kürt’ler milletvekili, bakan, tüccar, müteahhit, bankacı, gazeteci ve tabii senin gibi reklamcı / yönetmen kısaca her meslekte oluyorlar da şu dışlamayı kim nerede yapıyor? Aynaya baksana önce bir Kürt Vatandaşı olarak kim nerede ne zaman dışladı seni?
“Osmanlı biz büyük bir devletiz demiş. Yahudilerde olabilir, Rumlar da olabilir demiş. Bu müthiş bir servet. Bu gerici bir konuşma değil. Ben geriye dönen nostaljik bir tip değilim. Bu ülkenin kurulmasında bir yanlışlık var…” diyorsun.
İşte sana kocaman bir YUH daha… Türkiye Cumhuriyeti de tüm azınlıklara sahip çıktı, çıkıyor da Sinan adlı TİP ne yanıt vereyim sana.
: Sen bu ülkeyi içine sindiremeyen bir tipsin. Bu ülkenin kurulmasında bir yanlışlık asla yok ta senin kafanda yanlışlıklar, art niyet ve Atatürk devrimlerine karşı düşmanlık var. Türkiye Cumhuriyeti Devletini sen ve senin gibilere asla ve asla yıktırmayacağız.
Ve çağrımız: Orda kimse yok mu..?
Atatürk’ ün devrimleri tek tek tartışılıyor, değiştiriliyor, eleştiriliyor… Partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve medya neden sessiz duruyorsunuz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam