Tarihe tanıklık etmek diye bir deyim var ya, aslında hepimiz muhtelif zamanlarda tarihe tanıklık ediyoruz. Mesela Ortadoğu’daki Savaş sürecine, Irak lideri Saddam’ın devrilmesine, Sovyetler Birliği’nin ve Yugoslavya’nın dağılması gibi tarihi olaylara tanık olduk.

Buna İngiltere’nin kaya gibi sağlam görünen Avrupa Birliği’nden ayrılma kararını da ekleyebiliriz. Bunları bizzat yerinde yaşamasak da televizyonlardan gazetelerden veya muhtelif şekilde öğrenerek, yaşadık ve süreci gördük. Bunun adı “tarihe tanıklık” oluyor.

Benim tanık olduğum başka bir tarihi var ki oda hafta içinde yıldönümü kutlandı. İki Almanya’nın birleşmesi benim için oldukça önemli bir tarihtir. Çünkü o tarihte Almanya’da, Helmut Kohl’ün memleketi olan Ludwigshafen’de bir Türk televizyonu olan Star Tv’de haber yazıp sunuyordum. O günü asla unutamam. Birleşme günü tüm televizyonlardan canlı verildi. Berlin duvarının yıkılması, insanların kavuşması kısaca iki Almanya’nın birleşerek tek bir Almanya olma ânıydı. Birlikte çalıştığımız Sat 1 televizyonunun haber merkezinden Berlin’e giden arkadaşlara rica ettim “gelirken bana da, yıkılan Berlin duvarından bir taş parçası getirir misiniz” diye. Unutmadılar, getirdiler. Yıllarca evimde sakladım taa ki eve gelen yardımcı kadın mı yoksa başka birisi mi tespit edemediğim bir şekilde o taş parçasını anlamadan atana kadar.

Birleşme günlerini de çok iyi hatırlıyorum. Benim çalıştığım stüdyolarda ki herkes şimdi biz bu doğu Almanlara vergi vereceğiz, kişi başına maliyeti şu kadar diye şikayet ediyordu. Sürekli seçilen Helmut Kohl’e, birleşme sonrasında lanet okumalar başladı. O yıllarda Almanya’da üç seneye yakın süre kaldığım için, o sürece de şahit oldum. Hiç kimse memnun değildi ekmeğimizi bunlarla bölüşmek zorundamıyız diyenler çoğunluktaydı. Ama sonuçta birleştiler ve her şeye de katlandılar. İşin garibi doğu Almanlar Berlin’den daha aşağılara da indi benim olduğum şehre de gelip çalışmaya başlarlar. Batı Almanya’nın vatandaşları doğu almanları istemiyor onları bir yük olarak görürken, Doğu Almanlar da Türkleri istemiyordu, “sizin yüzünden bize iş yok” diyorlardı. Sanki Almanya’daki Türk nüfusu kendilerinden fazlaymış gibi. Görmemişliğin kıtlıktan çıkmışlığın verdiği hırsla her şeye saldırıyorlardı o günleri yaşadım çünkü biliyorum. Ama sonuçta bir şekilde adapte oldular birbirlerine katlandılar. Doğu Almanlar ise üzerlerindeki bu hisleri hiç bırakmadılar. Kısaca Doğu Almanlar bu işten çok karlı çıktı. Yıllar sonra artık sönük geçen 3 Ekim’lere yine Almanya’da şahit oldum.

3 Ekim Almanlar için önemli. Zaten milli bayramları oldu. Ben yine yıllar sonra bu 3 Ekim’de. 1 Ekim Pazar günü de İspanya’da referandum seçimleri hemen hemen aynı tarihe denk geldi. Ama birleşme değil ayrılma kararıyla. Eğer ayrılmayı başarabilirlerse 1 Ekim de onlar için önemli bir tarih olacak. Ancak Avrupa’da herkes birbirinden ayrılırken ayrılmayıp tam tersi birleşen tek ülke, Almanya olarak kalacak. İşte burada biraz oturup düşünmek gerekiyor…

PAYLAŞ
Önceki İçerikSeçim paniği erken başladı!
Sonraki İçerikSGK’ya para yetişmiyor, Fonlar boşta yatıyor
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.