Damgalanma korkusuyla hastalığı saklıyorlar! Kişinin düşünce, algılama ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen şizofreni, bireyi olduğu kadar hasta yakınlarının yaşamını da olumsuz etkiliyor. Özellikle damgalanma korkusunda tedirginlik yaşayan aileler enerjilerinin önemli bir kısmını hastalığı gizlemeye harcıyor.

Hasta yakınlarının kendilerini suçlu hissettiğine dikkat çeken uzmanlar, psikolojik desteğin önemine işaret ediyor.
Şizofreni hastalığı konusunda duayen isimlerden Uzman Klinik Psikolog Ecem Erkin’e şizofreni hastalığına neyin sebep olduğunu ,bu hastalığa ailelerin ve toplumun yaklaşımını sordum.
İşte Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Ecem Erkin’in, şizofreni hastaları ve ailelerinin yaklaşımları ile ilgili yorumları ve uzman olarak önerileri:
“Şizofreni hastalığı, kişinin düşünce, algılama ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen, buna bağlı olarak hastanın rollerini yerine getirmede zorluk yaşamasına sebep olan bir rahatsızlıktır Bu hastaların çoğu aileleri ile birlikte yaşamakta ve aileler ise bu bakım veren rolünü, herhangi bir destek almadan yerine getirmektedir. Ancak kronik ruhsal hastalıklar, hastanın olduğu kadar ailenin de yaşamını olumsuz etkilemektedir”

Şizofreni ile ilgili yaklaşımlar değişti

“Şizofreni hastalığı ile ilgili yaklaşımlar zaman içinde büyük değişim gösterdi. Özellikle aile faktörü ile ilgili bakış açısı büyük bir dönüşüme uğradı
Şizofreni hastalığına neyin sebep olduğu araştırılırken en çok aile üzerinde durulmuştur. Çoğu araştırmacı aileyi, şizofreni hastalığının sebebi olarak görmüştür. Ancak 1950’li yıllarda antipsikotik ilaçların keşfedilmesiyle birlikte artık depo hastaneler kapanarak, şizofreni hastalarının toplum içine karışmaları olanak haline geldi. Bu tarihten sonra ise aileyi hastalığın sebebi olarak gören bakış açısı yerini, aile tutumlarının hastalığın seyrini nasıl etkilediğine bıraktı. Aile, hastalığın sebebi olarak damgalanmaktansa hastaların tekrar rehabilite edilme süreçlerine dâhil edilmiştir.”

Aileler maddi yüklerle karşılaşıyor

Ülkemizde şizofreni hastalarının aileleriyle yapılan çalışmaların, hasta yakınlarının aile yaşantılarında çatışmalar ve duygusal sorunların yanı sıra hastanın bakımı ve terapisi konusunda maddi yüklerle karşılaştıklarını gösteriyor. Şizofreni hastalarının çoğu, hastane yatışı sonrasında aileleriyle birlikte yaşamaktadır, bu nedenle aile ortamındaki ilişkiler ve duygu dışa vurumunun şizofreni hastalarında hastalığın tekrarlamaması ve yeniden hastane yatışını önleme açısından önem taşıyor

Aileler suçluluk duygusu yaşıyor

“Şizofreni hastalarının aileleri ruhsal hastalığı olan bir üyeye sahip olmakla suçlanma, utanma ve hastalığın kaynağı olma gibi duygular yaşıyor. Çocuklarının hastalığının, toplum tarafından iyi anne babalık yapmamaktan kaynaklandığı şeklinde yorumlanacağını düşünürler, topluma karşı utanılacak bir özellikleri olduğu algısı ortaya çıkar. Bunun utanılacak bir durum olduğuna karar verildikten sonra ise bunun gizlenmesi eğilimi ortaya çıkar. Aileler enerjilerinin önemli bir kısmını hastalığı gizlemeye harcayabilir. Suçlanma, utanma gibi duygularla aile kendisini toplumsal ilişkilerde kısıtlar ve böylece ailenin kendi kendini damgalaması sonucu ortaya çıkar”

Aileye psikoeğitim verilmeli

“Aileye hastalık hakkında anlaşılır bir dilde psikoeğitim verilmesi gerekir. Bu eğitim, hasta yakınlarının hastayla ilgili beklentilerinin daha gerçekçi düzeyde olabilmesini, duygusal ve maddi yükün azaltılmasını sağlar. Destekleyici ve eğitici uygulamalar ise ailenin zorlanmasında, öfke ve depresif belirtilerinde azalmaya sebep olmaktadır. Aileler, hastalarıyla daha fazla ilgilenebilmek için eski sosyal ortamlarından uzaklaşabilirler, hastaya daha korumacı şekilde davranabilirler. Bu durum; hem kendilerini daha çaresiz ve depresif duruma sokabilirken, aynı zamanda hastanın da kendilerine daha fazla bağlanmalarına sebep olur. Aile eğitimleri; bu tarz yanlış yaklaşımların düzeltilmesi hususunda önemlidir.”
Uzman Klinik Psikolog Ecem’in de açıkladığı gibi, kronik ruhsal hastalıkların rehabilite edilme sürecinde hasta, hasta yakını ve tedavi ekibine büyük görevler düşüyor.