Ölü gömücüler işbaşında

0
92

Yabancı finans kuruluşları Türkiye ekonomisi için 2017 yılı tahminlerinde, bulunuyorlar. Bu kuruluşların raporlarına bakılırsa kötümser tanımı yerine felaket demek daha doğru olur. Yok, büyüme durdu, yok faizler şöyle, yok döviz kurları böyle. Türkiye ekonomisi ölmüş, bitmiş haberimiz yok!

Adama sorarlar:
Siz değil miydiniz daha geçen yıla kadar Türkiye’nin ekonomik performansını yere göğe sığdırmayan?
Siz değil miydiniz sıcak parayla yani kısa vadeli para getirip hem kendinize hem aracı olduğunuz yatırımcılara, fonlara, yüksek faizli Hazine tahvil ve devlet bonolarından, Borsa İstanbul’da hisse senetlerden milyonlarca dolar kazanan?
Siz değil miydiniz faizler yüksek iken “Türkiye şöyle güçlü böyle iyi, istikrar, güven tam” gibi methiyeler düzen?
Siz değil miydiniz Türkiye’ye kredi açmak, borç para vermek için kapıları aşındıran?

Yerli yatırımcı piyasalardan kazandığına yüzde 15 vergi öderken siz hiçbir şey ödemeden canınız istediğinde geliyorsunuz, dal çatırdasa hemen kaçıp gidiyorsunuz.
Ne oldu da şimdi böyle raporlar yayımlanıyor? Bu raporlarla kime niye hizmet ediliyor anlamak güç. Parayı getiren siz, kısa sürede milyonlarca dolar kazanan siz, makro rakamlar biraz aşağı gidince, faizler düşük tutulunca “Türkiye battı, çöktü” diyen de siz.
Bu gibi duruma “ölü gömücülük” deyimi uygun düşüyor. Bunlara örnek:

JP Morgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın gelecek yıl faizleri artıracağını ve kurları dengelemek için daha sert tedbirler alabileceğini öne sürüyor. Güzel bir faiz lobiciliği.
Uluslararası yatırım kuruluşu Goldman Sachs, da faiz lobicisi. Bu kuruluşa göre, Merkez Bankası’nın faizleri en az 2 puan artırması lazım yoksa Türk Lirası’ndaki zayıflama devam edecek.

Danışmanlık ve araştırma şirketi Deloitte Türkiye’ye göre, Türkiye ekonomisi büyüme dinamikleri açısından ‘kritik bir eşiğe geldi” ve hatta ekonomide sert yavaşlamada en önemli makro risk unsuru olarak duruyor.

Evet, sıkıntılar olduğunu herkes biliyor. Nedenlerini de biliyoruz. Döviz kurlarının oynaklığı, turizm, ihracat, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde gelirlerin azalması, özel sektörün dış borçları, vatandaşın, reel sektörün çevirmekte zorlandığı borçlar, olası fiyat ayarlamalarına sonucu tüketim harcamalarının kısılması, vs. Bunlar zaten Türkiye ekonominsin dinamikleri. Birindeki bir zayıflık diğerini etkiliyor.
Merkez Bankası da bu felaket senaryolarına kendi penceresinden yanıt veriyor. Bankaya göre, 2017 yılına girerken:
“Bankaların nakit durumları güçlü, borçlarını çeviriyorlar. Cari açıkta 2012’den bu yana görülen iyileşme devam edecek. Rusya’ya ihracatta toparlanma, enerji fiyatlarının ılımlı seyri ve Türk Lirası’nın değer kaybıyla artan rekabet gücü, cari açıktaki azalmayı destekleyecek. Şirketlerin dış borçları uzun vadeli, bu nedenle risk görünmüyor. Kredi büyüme oranları ılımlı seyrediyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel büyümedeki durgunluk ve yurt içi gelişmelerin etkisiyle zayıflayan ekonomik faaliyet yerini büyümeye bırakacak. Hane halkının tasarruf tercihinde TL’nin önceliği devam ediyor.”
Evet, 2017 yılı ekonomide yaşanacak eksiler, riskler var. Biliniyor, bekleniyor Çok zor günler yaşanıyor. Ama bir o kadar artı da var.
15 Temmuz gecesi ve sonrası meydanlarda yaşananları anlasaydınız sizin de artılarınız olurdu.